1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Dua etmeye başlayalım mı?
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Dua etmeye başlayalım mı?

A+A-
Bugün bir duruma, deyim yerinde ise “ekşi sıkacağım”!

Merkez Bankası, üç aylık raporlar yayınlıyor. Bu raporlara nerden ulaşabileceğinizi, dünkü yazıda aktardım.

Yıllardır, KKTC piyasasındaki ana sıkıntının, “likidite darlığı” yâni, “nakit paranın olmaması” olduğunu, herkes söylüyor. Geçen yılın hesapları ile elimizdeki toplam paranın , 8 milyar TL olduğunu ama piyasada dolanan para miktarının 260 milyon TL olduğunu söyleyip durduk. Reel Sektöre likid yani nakit para aktarılmazsa, bu ekonominin, çıkmazdan kurtulamayacağını, hep beraber terennüm ettik. Peki ama bizi yönetenler, bunu göremiyorlar mıydı? Neden aktarmıyorlar?

KKTC Merkez Bankası’nın son raporuna göre, elimizdeki mevduat miktarı, 8.274.4 TL… Elimizdeki Likit yani, elinizi cebinize soktuğunuzda çıkan nakit para miktarı ne kadar? Bunun, %24’ü! Yani, 1985.85 TL… Özetle bankacılık sistemimiz “Sekiz bin liram var”, demektedir ama aslında elinde 2 bin lira bile yok!

Bunu fark edince, ne olduğunu anlamak için kaynak aramaya başladım. Sonunda, Prof. B. Gültekin Çetiner’in, internetteki bir makalesine rastladım. Hoca, Türkiye’de de Mevcut Para 53 milyar TL iken, bankalar sistemindeki Mevduat toplamının 606 milyar TL olduğunu ifade edip, aslında piyasada dönen nakit yani gerçek paranın, var olduğu ileri sürülenin %10’u olduğunu iddia ediyor! Ya geriye kalan %90? Ben hocanın yalancısıyım! Aşağıdaki satırlar, ona ait:

“ … Geriye kalan çoğunluk durumundaki %90’lık para bankalar tarafından havadan “yaratılıyor”. Peki, bu %90 para nasıl var ediliyor ve açıklanacağı üzere yok ediliyor? Bu mekanizmanın adına kısmi rezerv (fractional reserve) sistemi deniyor. Diyelim ki bir bankanın elinde 1,000 lira var. Mevcut sınırlamalara göre banka %10’unu tutarak geri kalan %90’ı kredi olarak veriyor. Böylece aşağıda açıklanacağı şekilde olmayan 9,000 lirayı insanlara kredi olarak veriyor ve bundan rant elde ediyor. Tabi Merkez Bankasında olduğu gibi para borç olarak üretilirken faizi hiçbir şekilde üretilmemektedir. .. Bu havadan para “yaratma” işlemi sistemin doğal sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Şöyle: Bankanın elinde 1,000 lirası olduğuna göre 100 lirayı tutup bankaya gelen birisine %90’ını yani 900 lirasını kredi olarak verir. Krediyi alan kişi parasını yine bankada tuttuğundan getirip sistem içerisinde ya aynı bankaya ya da başkasına yatırır. Gelen 900 liranın 90 lirası banka tarafından tutulup 810 TL tekrar borç olarak verilir. Bu kez 810 lirayı getirip bankaya yatırırlar. Banka 81 TL tutup 729 TL borç verir. Bu süreç içerisinde banka kendi parası olan 1,000 TL haricinde 9,000 TL’yi havadan “yaratmış” olur! (1000+900+810+729+656+590+531+ 478+…..=10,000). ... Pek çok kişi, bankalar ellerindeki parayı kredi olarak veriyor zannederek yanılmaktadırlar. Bankalar olmayan parayı (eldekinin 9 katı) var eder ve üzerinden rant elde ederek borçlular geri ödeme yaptığında otomatik olarak yok ederler. Arada hiç üretilmeyen faiz ise kişilerin servetlerinden bankaya aktarılır… Peki, sistemin en zayıf noktası nedir? Mudiler aynı zamanda bankaya gelip paralarını çekmek isterse sistem çöker. Zira sadece %10 paranın fiziksel olarak karşılığı vardır...”

Tabii bu Türkiye’de böyle! Bizim durumun ne olduğunu, ben bilemem… Ortalıkta hiç banka borçlusu olmadığına göre, bizde böyle olmasa gerek(!)

Yoksa “veladdualin amin” demem mi gerekir?

(İlk yayın tarihi 29 Haziran 2012)

 
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.