1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Dünya Basın Özgürlüğü Günü ödül töreni yapıldı
Dünya Basın Özgürlüğü Günü ödül töreni yapıldı

Dünya Basın Özgürlüğü Günü ödül töreni yapıldı

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği'nin (KTGB) 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle düzenlediği geleneksel Medya Başarı Ödülleri Yarışması'nda ödül alan gazetecilere plaketleri dün gece düzenlenen törenle verildi.

A+A-

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği'nin (KTGB) 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle düzenlediği geleneksel Medya Başarı Ödülleri Yarışması'nda ödül alan gazetecilere plaketleri dün gece düzenlenen törenle verildi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, basınla yakın diyalog arzusunu ifade ederek, kapılarının açık olacağını söyledi ve sağlıklı iletişimin önemini vurguladı.

"YANLIŞA DÜŞMEMENİN SİGORTASI SIKI DİYALOG"

Akıncı, basının olası yanlışlara düşmemesinin önemli bir sigortasının, görevde olanların basından uzaklaşmamaları, basınla sıkı bir diyalog içinde, basınla köprüler kurmayı başarabilmeleri olduğunu ifade etti.

KTGB'nin Medya Başarı Ödülleri Yarışması Ödül Töreni'nde, bu yıl da medya ve siyaset dünyası buluştu. Yapılan konuşmalarda medyanın önemi, gazetecilerin sorunları ve talepler dile getirildi.

Törende, KTGB'nin yeni logosu ilk kez kullanıldı. Ödül alan gazetecilerin eserleri de panoda sergilendi.

Mustafa Kortun, Perihan Aziz, Efdal Keser ve Hasan Kahvecioğlu’ndan oluşan jürinin değerlendirdiği Başarı Ödülleri Yarışması’nda ödül alan gazeteciler ve yayın organları ile kategorileri şöyle:

“Haber kategorisi (yazılı basın): İsmail Volkan- Kıbrıs Gazetesi’nde yayımlanan ‘Tarihi Değerleri Yerle Bir Ettiler’ başlıklı haberiyle, Didem Menteş, Yenidüzen gazetesinde yayımlanan ‘Texas Olduk (Silah, Biber Gazı ve Maskesiz Soygun Girişimi)’ başlıklı haberiyle;

Röportaj kategorisi: (yazılı basın): Ceren Özbil-Havadis gazetesinde yayımlanan ‘Kadının Siyasetteki Yeri’ konulu röportajıyla, Gizem Özgeç- Kıbrıs gazetesinde yayımlanan seri röportajlarıyla;

TV-Radyo haber/Program kategorisi: Damla Soyalp- BRTK’da yayınlanan haber-programlarıyla. Gülten Özyakup Sezgin- Kıbrıs TV’de yayınlanan dizi programları ile Çamay Çiçekseven- Kanal SİM’deki TV programlarıyla; 
Fotoğraf kategorisi (yazılı basın): Alkan Baykent- Vatan Gazetesi’nde yayımlanan ‘futbolcunun topla buluşmasında topun aldığı şekil’ fotoğrafıyla, Süleyman Önal-TAK ajansında yayımlanan ‘Şeyhlerini Uğurlayan Müritler’ konulu fotoğrafıyla;

Aliye Özenci, Kıbrıs gazetesinde yayımlanan çalışmalarıyla genç yetenek ödülüne layık görüldü.

Barış gazeteciliği kategorisinde ise, evrensel değerler temelinde, sanatsal ve kültürel üretimleriyle, insanlar arasında karşılıklı anlayış ve demokrasi kültürünün gelişmesine katkı koyan Havadis gazetesinin pazar eki ‘Poli’ dergisi, Yenidüzen gazetesinin pazar eki ‘Adres Kıbrıs’ dergisi ve Afrika gazetesinin ‘Pazar Sanat’ dergisi, barış gazeteciliği ödülüne layık görüldü."

AKINCI: "BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ NEREDEN BAKILDIĞINA GÖRE DEĞİŞİR"

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, her şeyin göreceli olduğunu yıllar içinde öğrendiğini belirterek, basının özgürlüğünün nereden bakıldığına göre değiştiğini söyledi.

İktidardakilerin başka, muhalefettekilerin başka yorumladığını belirten Akıncı, yıllarca bunu yaşadıklarını kaydetti. Akıncı şöyle konuştu:

"Muhalefettekiler hep basın özgürlüğünün olmadığını, olması ve daha da genişletilmesi gerektiğini söylerler. İktidardakiler ise daha farklı gözlüklerle bakarlar ve derler ki 'vardır bunu dikkatli kullanın'. Bir de şu var: Haberlerde habercilikte, yorumlarda bazen şikayetçi oluruz yalandan, bazen şikayetçi oluruz yanlıştan.

"KENDİNİ TAMAMEN YALANA ADAYANLAR DA OLABİLİR"

Aslında bizlerin yapması gereken önemli birşey var. Kendini tamamen yalana adamış olanlar da olabilir basın dünyamız içerisinde... 'Yoktur' dersek gerçeği yansıtmış olmayız. Bunu yapanlar oldu geçmişte de, günümüzde de, belki gelecekte de... Belki onları farklı değerlendirmek lazım. Ancak basının olası yanlışlara düşmemesinin bence önemli bir sigortası, görevde olanların basından uzaklaşmamaları, basınla sıkı bir diyalog içinde, basınla köprüler kurmayı başarabilmeleridir."

"KAPILARIM, İLETİŞİM KANALLARIM MÜMKÜN OLDUĞUNCA AÇIK OLACAK"

Cumhurbaşkanlığı görevine yeni başladığına işaret eden Akıncı, "Son günlerde yalana da, yanlışa da maruz kalmış birisiyim.  Yalanla ilgili çok fazla bir şey söylemek istemem, çünkü onlar geçmişte de oldu ve olmaya da devam edecek besbelli. Ama yanlış konusunda şunu söylemek isterim: Benim kapılarım, iletişim kanallarım mümkün olduğunca açık olacak çünkü bunun çok önemli olduğuna inanıyorum. Sağlıklı iletişimin çok çok önemli olduğuna inanıyorum. Bizi yanlıştan koruyacak olan, iletişim kanallarını açık tutabilmemizdir" dedi.

BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide ile dün ilk görüşmeyi yaptığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Akıncı, müzakere sürecinin artık başlayacağını, ifade ettiği konuların Kıbrıs sorununa ilişkin haberlerde çok daha büyük önem taşıdığını vurguladı.

"BASINLA YAKIN DİYALOG SÜRDÜRECEĞİM"

Cumhurbaşkanı Akıncı, "O nedenle ben basın dünyamızla bu yakın diyaloğu mutlaka sürdürmek arzusundayım" dedi.

Basın özgürlüğü konusunda KTGB Başkanı'nın söylediklerini dikkate almak, kafa yormak ve ülke sıralamasını daha yukarılara çekecek davranış biçimleri sergilemenin herkese düşen görev olduğunu belirten Akıncı, basın özgürlüğünün sadece bir iç konu olmadığını, ülke imajı için de önemli olduğunu vurguladı.

Akıncı, KKTC ile Güney Kıbrıs'ın basın özgürlüğü sıralamasındaki farkın büyüklüğüne işaret ederek bunun tamamen yanlış değerlendirme olarak nitelenemeyeceğini ancak yanlışlar varsa da bunlara işaret etmek gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, 2.Cumhurbaşkanı Talat'ın da işaret ettiği reklamlar konusunu kendisinin de önemsediğini belirterek, bu konuda gazeteci örgütlerinin dikkat çekmesi gerektiğini kaydetti.

"Ama bunun dışında kalan konularda bizlerin de eksiklerini görebilmemiz, aynayı yüzümüze tutabilmemiz, yüzleşebilmemiz ve bu eksikleri, yanlışları giderecek yolları bulabilmemiz lazım" diyen Akıncı, özgür basının olmadığı yerde özgür toplum olamayacağını, özgür toplum olmayan yerde de mutluluk ve huzur olmayacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, gelişmişliğin sadece rakamlarla açıklanamayacağını belirterek, "Kalkınma bir bütündür, bir boyutu da siyasidir, ekonomiktir, sosyaldir, kültüreldir. Ben özgür basını da bu kategoride düşünüyorum ve mutlaka yaşam biçimimizin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Akıncı, ödül alan gazetecileri ve Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nü kutladı.

SİBER: "ÖZGÜRLÜK DE SAĞLIK GİBİ... DEĞERİ KAYBEDİLİNCE ANLAŞILIR"

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber, KTGB'nin "Basın özgürlüğü, hayatın özgürlüğü" sloganına işaret ederek, özgürlüğün değerinin sağlık gibi ancak kaybedilince anlaşıldığını söyledi.

Özgürlüğün sınırlarının "etik değerler, toplumsal haklar, doğru haber" olduğunu ifade eden Siber, sınırsız özgürlüğün ancak bu değerler göz önünde bulundurulursa anlam kazanacağını vurguladı.

Siber, basın mensuplarının daha iyi çalışma koşullarında, otosansüre değil ama etik, doğru haber, toplumsal fayda sansürüne maruz kalarak haber vermelerinin ülkeyi daha güzel günlere taşıyacağını söyledi.

Meclis Başkanı Siber, ödül alan gazetecileri kutlayarak, doğru bilgilendirme ve denetim görevini yaparak, basının bir güç olarak toplumu daha güzel günlere taşıyacağına inanç belirtti. 

YORGANCIOĞLU: "DOĞRU, SÜRATLİ, TARAFSIZ HABER"

Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, hükümetlerin görevinin hayatın her alanında olduğu gibi basın alanında da mevcut sorunları mümkün olduğunca azaltmaya yönelik girişimler yapmak olduğunu vurguladı.

Hükümetin bu konuda, ilgili kesimlerle görüşerek üzerine düşeni yapmaya çalıştığını kaydeden Yorgancıoğlu, girişimlerinin de sürdüğünü bildirdi.
Başbakan Yorgancıoğlu, özgürlüğün önemini vurgulayarak şöyle konuştu:

"Hele hele basında özgürlük çok daha önemli. Ama özgürlük derken insanların doğru, süratli ve tarafsız haber almasını kastetmemiz gerekiyor. Herkesin aklına geleni veya tek taraflı birinden duyduklarını haber olarak basına vermelerinden söz etmemek gerekir. Ben bu nedenle bu konuda basında görev yapan bütün arkadaşların çok hassas olmaları gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Çünkü böylesi haberlerin yarardan çok, toplumsal bir zarar üretmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu hepimizin yaşadığı, gördüğü gerçeğiyle de karşı karşıyayız."

Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, ödül alanları ve basın camiasına doğru, tarafsız ve süratli haber üretme gayretlerini kutladı.

TALAT'TAN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ENDEKSİ ELEŞTİRİSİ

2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, basın özgürlüğünün birçok unsura bağlı olduğunu, ama Kıbrıslı Türklerin herhangi bir şirketinin reklamı güney Kıbrıs basınında oto sansür nedeniyle yayımlanmazken, Kuzey Kıbrıs'ta, Güney Kıbrıs'ın şirketlerinin ve hatta Kıbrıs Cumhuriyeti'nin reklam ve ilanlarının yayımlanabildiğini belirterek "Nasıl olur da bizim karnemiz, Rum tarafının altındadır. Ben bunu hala anlamış değilim" dedi.

Talat, basın özgürlüğü denince, sadece belli kriterlere bakmanın yeterli olmadığını vurgulayarak, özellikle özel sektördeki basın emekçilerinin sıkıntılarını çok yakından bildiğini, bunlara çözüm bulunması gerektiğini söyledi.

Talat, devletin basın özgürlüğü konusundaki sorumluluğunu kıyaslayınca, Kuzey Kıbrıs'ın 70-80'lerde, Güney Kıbrıs'ın ise 30-35'lerde olmasını anlayamadığını ifade etti.

Yine de Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün ortaya koyduğu sıralamanın bir veri olduğunu ifade eden Talat, daha iyi bir noktaya gelebilmek için daha çok çalışmak, daha çok gayret ortaya koymak gerektiğini vurguladı.

Mehmet Ali Talat, "Bu halkımıza sevgimizden, saygımızdan dolayı böyledir ve bundan sonra da bu konudaki hassasiyetimizi sürdürmek zorundayız" dedi.

Medya mensuplarının emeklerinin takdir edilmesinin onların hayatında önemli bir anlam ifade ettiğini kaydeden Talat, ödül alanları ve basına katkıda bulunan herkesi kutladı.

ÖZYİĞİT: "İŞ GÜVENCESİ SAĞLANAMIYOR, İÇLER ACISI BİR DURUM VAR"

TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit de, basının sorunlarının halen çözümlenmediğini, özel sektördeki basın emekçilerinin iş güvencesinin sağlanamadığını, bunun içler acısı bir durum yarattığını söyledi.
Var olan yasaların uygulanması, olmayanların da çıkarılması gerektiğini ifade eden Özyiğit, kamudaki basın emekçilerinin de bir takım sıkıntılarla boğuştuğunu, hala toplu iş sözleşmesi güvencesinin doğru dürüst uygulanmadığını belirtti.

Özyiğit, "Bunları aşmak hepimizin görevi. Kıbrıs Türk halkını haber alma hakkını, her türlü yokluk ve olanaksızlığa rağmen, en tarafsız ve doğru biçimde halka haberi ulaştırmaya çalışan basın emekçilerine haklarının verilmesi, iş güvencelerinin sağlanması ve daha rahat, daha uygun, daha uygar koşullarda çalışmaları mutlaka sağlanmalıdır" dedi.

Ödül alanları kutlayan Özyiğit, gazetecilere onurlu görevlerinde başarı diledi.

VOLKAN: "ÇAĞDAŞ, DEMOKRATİK ÜLKENİN TEMELİ ÖZGÜRLÜK"

KTGB Başkanı İzzet Volkan ise konuşmasında, düşünce, ifade ve medyanın özgürlüğüne büyük önem verdiklerini vurgulayarak çünkü çağdaş, demokratik, modern ülkelerin temelini bunların oluşturduğunu söyledi.

Volkan, Kıbrıs Türk medyasının demokratik ve çağdaş ülkelerdekiyle karşılaştırıldığında iyi bir noktada olmadığını belirterek, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün 2015 sıralamasında Kuzey Kıbrıs 170 ülke arasında 76., Güney Kıbrıs ise 24'üncü sırada yer aldığını hatırlattı. Volkan, Kuzey Kıbrıs'ın endekste ilerleme gösterdiğini belirterek bunun basın özgürlüğünü kısıtlayan sorunların çözümlenmesi yönünde adımlar atıldığını gösterdiğini belirtti.

İzzet Volkan, Kıbrıs Türk basınının, yasal, yapısal ve etik sorunları bulunduğunu kaydederek, "Basınımız bu sorunların en aza indirilmesi halinde halkı bilgilendirme, aydınlatma işlevini layıkıyla yerine getirebilir" diye konuştu.

TALEPLER

Konuşmasında daha özgür, demokratik, etik ilkelere duyarlı bir medya için taleplerini de sıralayan KTGB Başkanı Volkan, "iş güvencesi, editoryal bağımsızlık ve meslek hakları sağlayan Basın İş Yasası'nın uygulanmasını, TAK ve BRT'nin çağdaş, özerk, şeffaf, hesap verebilir bir yapıya kavuşturulmasını, YYK'da meslek örgütlerini de almasını, resmi reklamların adil dağıtımı için düzenleme yapılmasını, haksız rekabetin önlenmesini, İyi İdare Yasası'nda değişiklik yapılarak gazetecilere ivedilikle yanıt verilmesini, otosansüre son verilmesini ve sendikalaşma" istedi.

Volkan, daha demokratik, çağdaş bir medya için çalışmaya devam edeceklerini vurgulayarak, Medya Etik Kurulu'na da sahip çıkılması için çağrı yaptı.

Volkan, basın özgürlüğünü kısıtlayan engellerin bir an önce kaldırılmasını da istedi.

1430804734.jpg

1430804745.jpg

1430804563.jpg

1430804586.jpg

1430804598.jpg

1430804621.jpg

1430804714.jpg

1430804724.jpg

1430804553.jpg

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.