Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

EFE VE ZEYBEK…

A+A-

Özel kıyafetleri var Efelerin.

Başlarında kendilerine has fesleri…

Altlarında potur…

Bellerinde kuşak, kuşaklarında ise bıçak…

Sırtlarında tüfekleri.

“Tüfek çıktı mertlik bozuldu” demişlerdi bir zamanlar.

Onlar tüfekle işe başladılar.

Dağda bir kaya üstüne oturup aşağıya bakışları var ki…

16.yy.da çıktıkları Ege dağlarında hükümet birliklerine kök söktürdüler.

Bir ara hükümetlerle anlaştılar, dağdan indiler, sonra aldatıldıklarını anladılar, yeniden çıktılar.

Ağalardan aldılar, fakirlere dağıttılar.

Kendileri de beslendiler bu arada.

Çeteydi onlar.

Mağaralar evleriydi.

Zaten Efe: yiğit, cesur, mert demektir.

Haksızlığa gelemezlerdi.

Bu uğurda hükümet askerlerine bile saldırırlardı…

Efelerin efelikleri Yunanistan’ın Osmanlı topraklarını işgaline kadar sürdü.

Yunanistan askerleri ile savaştılar…

Ve Kurtuluş Savaşından sonra ödüllendirildiler.

Bir daha çıkmadılar dağa.

Bugün efe denilince akla Ege gelir.

İzmir gelir.

Uşak, Aydın, Muğla, Manisa gelir…

Ama Ankara gelmez…

Urfa da gelmez…

Hatay, Erzurum, Trabzon gelmez…

Kıbrıs gelmez…

Hele hele Baf, hiç gelmez.

Dün şöyle bakınırken Facebook’ta bir fotoğraf gördüm…

Arkadaşlar paylaşmışlar.

Fotoğraf Baf’tan.

Dört öğrenci yan yana duruyorlar…

Kollarını birbirlerinin omuzların attılar.

Bakışları tam kıyafetleri gibi...

Efeydiler.

Onlar Baf’tan arkadaşlarımdır.

O kıyafeti o dönem onlarla ben de giymiştim.

Lisedeydik.

Kollar yana açılır…

-Hayda Efeler, diye bağırılır…

Yere diz vurulur…

Havada hafif dönülür…

Sonra seke seke yürünür.

Ege yöresinin kahramanlarıydı Efeler…

Oynadıkları oyunları ise Zeybek oyunu…

Sirtakiye çok benzer.

Baf’ta kıyafetlerini özel günlerde coşkuyla giydiğimiz Efeler ve oynadığımız Zeybek oyunu Ege yöresininmiş.

Sonradan öğrendim…

Bizle alakası yokmuş.

Var sanırdık.

“Anadolu’dan geldik, bize de ait” diyorlardı…

Oysa kimimiz Efelikle ilgisi olmayan Konya’dan, kimimiz Kayseri’den gelmişiz.

Efe denince akla İzmir gelir…

Uşak, Aydın, Muğla, Manisa gelir…

Ama Kayseri ve Konya gelmez.

Kıbrıs gelmez…

Baf ise hiç gelmez.

Kapatıldığımız Baf gettosunda kendimizi Anadolulu sanalım diye her şeyi yaptılar.

Kitaplar Toros’ları anlattı, Trodos yerine…

Başkentimiz Ankara’ydı Lefkoşa yerine…

Başbakanlarımız oradan, bakanlarımız oradandı.

Hepsini biliyorduk ama Kıbrıs Cumhuriyeti bakanlarını bilmezdik.

Sadece Makarios vardı bildik, o da zalimdi.

Arkadaşlar birbirlerini kucakladılar…

Bakışları kıyafetleri gibiydi: Efe…

Ben de o gruptandım.

Kendimizi Efe sanırdık kendimize ait oyunu ise Zeybek…

Oysa gerçekler başkaymış.

Yeni yeni anlıyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.