1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. "Egemen" AKP
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

"Egemen" AKP

A+A-

Kıbrıs sorunu ile ilgili ne zaman bir gelişme olsa, ya Egemen bağış ya da Ahmet Davutoğlu konuşuyor.

Her fırsatta, “KKTC”nin bağımsız bir devlet olduğuna vurgu yapan buradaki “işbirlikçilerin” ise tek yaptığı, bu ikilinin açıklamalarını onaylamaktır.

AKP, kuzeyin tek söz sahibinin Türkiye olduğunu artık gizlemiyor…

Tüm planlarını ve isteklerini direk Kıbrıs Cumhuriyeti’ne kendi ağızları ile söylüyorlar.

Bunun son örneği olarak da Davutoğlu, “ya Taksim ya çözüm” dedi.

Sanırım bu, “ya taksim ya ölüm”ün yeni versiyonu olmalı… 

“Taksim” Türk’ün her dönemde çözüm seçeneklerinden biri olmuştur.

Kan ve gözyaşı ile beslenen bu zihniyet yıllardır hiç değişmedi.

Bazlılarının “AKP diğerlerinden farklı, onlar çözüm istiyor” demeleri, tamamen kişisel çıkarlarından kaynaklanıyor.

AKP’nin tek yaptığı, günün koşullarına göre sadece kendi çıkarlarını korumaktır.

Eğer onun çıkarları ile bizim çıkarlarımız örtüşürse,(bu mümkün değil) işte ancak o zaman ayni şeyleri savunabiliriz.

Hiç ayrım yapmadan kim “AKP ile çözüm yolumuz aynıdır” derse, emin olun onda bir hokkabazlık vardır.

Mesela Talat, “ben Türkiye’de olsam oyumu AKP’ye verirdim” demişti.

Sol görüşlü olduğunu savunan Talat, Türk insanının emeğini sömüren ve demokrasiyi katleden AKP’ye neden oy veririm desin ki!

Sebebi aslında çok açık, koltuk ona çok tatlı geldi ve tekrar onu kazanabilmesi için tek yolun AKP’ye yaranmaktan geçtiğini düşünüyor.

Talat böyle konuştuktan sonra bu halk, Derviş Eroğlu ve İrsen Küçük kemsine nasıl kızabilir…

Talat için, 2003 öncesinde işgalci olanlar bugün kurtarıcı olmuşlar…

En büyük savunmaları ise, “AKP askeri yönetimi ortadan kaldırdı”…

Kaldırdı da ne oldu, Türkiye’ye demokrasi mi geldi?

AKP, Geçmişten daha acımasız bir şekilde kendi diktatörlüğünü kurdu.

Birçok aydını, gazeteciyi, yazarı ve öğretim görevlisini susturmak için cezaevlerinde süründürdü ve hala süründürmeye devam ediyor.

“Ankara Eroğlu’nu istemiyormuş”…

Bu Sayın Talat’a göre olumsuz bir şey fakat bana göre de tıpkı Can Dündar’ın kendi adına söylediği gibi, bu Eroğlu’na yapılmış bir iltifattır.

Ankara’nın işaret ettiği kişi, onun çıkarlarını savunmakla görevlendirilmiş “kukla” bir kişiliktir.

Bakın Egemen Bağış’a, “o bayrağa kurban olsunlar” diyor.

Kuzeyde kurban olanlar yetmemiş, şimdi güneyinde kurban olmasını istiyor.

Adanın yarısını sömüre sömüre tükettiler, şimdi sıra güneyde…

İşgalci ilk önce askeri ile böldü, kuzeye nüfusu aktardı, sermayeyi ele geçirdi…

Güneyi almak için asker aşamasına da gerek yok, iştahı kabarmış bir şekilde gözü sadece çıkacak doğalgaz ve petrolde.

Bizim şükran çekerek geldiğimiz nokta ortada, Rumlar’da yanlışlıkla şükran kelimesini öğrenirlerse, işte o zaman toptan yandığımız gündür.

AKP ve işbirlikçileri Rum’un düştüğü durumdan gayet memnun…

Bayrağın yakılması da eğlenceleri için muazzam bir meze oldu.

Tek eksik Denktaş…

Sanırım o da aramızda olaydı sevinçten sirtaki bile oynardı…  

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.