1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Egemen Bağış ve medya maskaraları
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Egemen Bağış ve medya maskaraları

A+A-

Kış günü, kuş cıvıltıları ile yüklü bir Londra sabahında, Kıbrıs’ı düşünüyorum… Başka işimiz yok zaten!

Yirmi birinci yüzyılın bu döneminde, kendi imzanızla kurulmuş, bölünmesi veya başka bir ülkeye bağlanması kendi imzaladığınız anlaşmalarla yasaklanmış, BM ve AB üyesi bir devletin topraklarının bir kısmını kesip, kendinize bağlamanız, mümkün mü?

Değildir…

Dünyanın bu günkü koşullarında böyle bir şeyi yapabilecek bir güç, ABD dahil; bulunmamaktadır. Ha yeni bir dünya savaşı çıkar, Türkiye galipler, Yunanistan ile Kıbrıs Rumları da mağlûplar tarafında bulunur ve yeni dünya düzeni kurulurken, bu defa Yalta benzeri yapılacak toplantıda, İngiltere, ABD ve Rusya’nın yanında Türkiye de masada oturur ve dünyanın yeniden paylaşımında söz sahibi olursa, o zaman tabii mümkün olur! O koşullarda, Kıbrıs nedir ki? Ama önce bir zahmet, Almanya, Rusya, ABD ya da İngiltere gradosunda birini ya da birkaçını beraber, kötekleyeceksiniz… Eliniz değmişken, Çin ile Japonya’yı da aradan çıkarırsanız, ne alâ… O zaman,  Orta Doğu’yu bile ilhak edersiniz tabii…

Sayın bakanın söylediğini tatbik etmenin başka bir yolu yoktur ve ne yazık ki dünyanın bugünkü koşulları da yakın bir gelecekte yeni bir dünya savaşını öngörmüyor! Ki tv dizisi seyrederek cuş-u huruş’a gelinip, bir hamle eyleniversin…

Sayın bakan, hata mı yaptı? Bence hayır! Masada elini güçlendirmek istiyor! Yanlış değil o açıdan bakınca…

Ne var ki konuşmanın genel perspektifini okuduğunuz zaman, BM genel kurulunda hepimiz adına oturan, AB’de Türkiye’ye vetolar koyan bir yönetim ile bizimkisini, daha anlaşma olmadan eşitlemeye çalışmak gibi Rumlar’ın asla kabul etmeyeceği bir tavırla konuştuğu görülüyor! Herkes bilir ki Kıbrıs Sorunu’nun bugünkü aşamasında, Türkler ellerinde toprak tuttuğu için, Rumlar ise dünya önünde tanınan devleti ele geçirmiş oldukları için güçlüdürler! Biri bize, “vereceğiniz yerleri verin de görüşmelere başlayalım” dese, kabul eder miyiz? Sayın bakan, sünnetçi korkusu veriyor ama geneli itibarıyla bence Türkiye’nin de çıkarlarına hizmet edecek bir derinlik yok, “B Plânı”nda!

Tabii Türkiye medyasındaki bazı maskaralar, gene coştu! “Bırakın” diyor, “Kıbrıslılar gene Rum pasaportu kullanmaya devam etsinler!” Vallahi yenisinin üstünde artık, Avrupa Birliği Pasaportu yazıyor… Bilmem anlaşıldı mı?

ABD pasaportu edinmek için yüz bin takla atar, Rum kendilerine de verecek olsa bir saniye tereddüt etmeden,  bunu da cebe koymakta duraksamaz bu tipler! Zaten KKTC vatandaşlığı diye parçalanmalarının sebebi de gün gele o “AB pasaportunu belki alırım” hayalidir! İş konuşmaya gelince, “ne desem satar?” diye düşünüp öyle yazı yazdıklarından, terbiyesizliklerinin  sınırı yok…

Ben usandım… Bundan sonra, “Kıbrıs Sorunu çözülürse, her isteyeni vatandaş yapıp, AB pasaportu vereceğiz! Bir doğum yapmak için ta Florida’ya gitmenizin hiç gereği yok!” diyeceğim… Bakın görün o zaman… Bütün “beyaz Türkler” tuzluğu kapıp koşmaz mı? Ondan sonra İstanbul’da her gün, “ Kıbrıs’ta barış engellenemez” mitingi!

Biz, gerçekten iş bilmiyoruz kardeşim! Adamları istiskal edip, morallerini bozuyoruz…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.