1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Eğitim sorunlar yumağı
Eğitim sorunlar yumağı

Eğitim sorunlar yumağı

Devlet okullarında 2015-2016 Eğitim Öğretim Yılı bugün başlıyor.

A+A-

Fehime Alasya

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Tahir Gökçebel, 2015-2016 Eğitim Öğretim Yılı’nın her yıl olduğu gibi yine sorunlarla başlayacağını söyledi.

Yeni eğitim yılında temel ihtiyaçların dahi giderilmediğini dile getiren Gökçebel, yine eksikliklerle dolu bir eğitim yılına başlayacaklarını ifade etti ve ekledi: “Bu yıl da temel ihtiyaçlarımızı dahi gideremeden yeni bir yıla başlıyor, çağdaşlaşacak hiçbir anlayışı konuşamıyoruz dahi…”

Halkın Sesi’ne konuşan KTOEÖS Başkanı Tahir Gökçebel, bu yıl da aynı sorunlarla eğitime başlayacaklarının yanı sıra çağdaşlaşacak hiçbir anlayışı konuşamayacak, ileriye yönelik hiçbir güzel adım atamayacak oldukları belirtti. Gökçebel, yeni eğitim yılında karşılaşılacak sıkıntılı okullara değindi:

“Bu yıl da temel ihtiyaçlarımızı dahi gideremeden yeni bir eğitim yılına başlayacağız. Yine müdür, muavin, hademe, sekreter, atölye şefi, bölüm şefi ve öğretmen ihtiyacı giderilmemiş olacak. Fiziksel altyapı sorunları da karşımıza çıkıyor. Ruso Ortaokulu’nun kantini çalışmıyor, Endüstri Meslek Lisesi’nin derslikleri bitirilmeye çalışılıyor, Girne’de yeni okul karkası döküldü ve beş yıldır üzerine dokunulmadı…” 

“GÜNÜMÜZDE ÇAĞDAŞLAŞAN İHTİYAÇLARA CEVAP VERECEK HİÇBİR ANLAYIŞI KONUŞAMIYORUZ BİLE”

Eğitimdeki ihtiyaçların sadece fiziki olarak sınıflandırılamayacağına değinen Gökçebel, “Günümüzde çağdaşlaşan ihtiyaçlara cevap verecek hiçbir anlayışı konuşamıyoruz bile” dedi.

Gökçebel, şöyle devam etti:

“Hiçbir okulda okul ücreti yoktur. Bunu söylüyorlar ve okul ücreti olmaması gerektiğini vurguluyorlar fakat okulların nasıl döndüğünü sormuyorlar, bundan hiç bahsetmiyorlar bile. Olacak gibi değildir. İhtiyaçlar sadece fiziki olarak da sınırlandırılamazlar, bunun yanında müfredat programı olsun, okulun telefonu, su depoları, temizliği, bakımı, bakanlığın kadroları, eksik birimler, özel eğitim kadroları, ihtiyaçlı çocuklara verilen özel rehberlik hizmetleri ve bunun gibi, günümüzde çağdaşlaşan ihtiyaçlara cevap verecek hiçbir anlayışı konuşamıyoruz bile. Okullarımızda ciddi bir güvenlik problemi var, uyuşturucu, okul çevresindeki kumar, fuhuş yuvaları, kötü yapılaşmalar, okul dışında çocukları tehdit eden unsurlar var ve bunların konuşulduğu dahi görülmemiştir.”

“YURT DIŞINDAN 80 ÖĞRETMEN GETİRİLECEK”

Geleceği şekillendiren öğretmenlik mesleğine olan talebin büyük oranda olması gerektiğine değinen Gökçebel, göç yasası ile bunun önünün kesildiğini dile getirdi ve bunu da eğitimde nitelik istenmediğinin en büyük göstergesi olarak değerlendirdi. Öğretmenin yetişmesi, atanması, özlük hakları, öğretmenin ve öğrencinin geliştirilmesi ve desteklenmesi ile ilgili bir program olmadığına dikkat çeken Gökçebel, birçok öğretmenin işsiz durumda iken Türkiye’den çift maaşla istihdam edilen öğretmenlerin olması ve geçici öğretmenler ile bazı kadroları doldurmaya çalışmanın çok büyük problem olduğunu ifade etti. Tahmini olarak yurt dışından 80 öğretmenin getirileceğini dile getiren Gökçebel, tüm bunların altında farklı nedenler de yatabileceğine dikkat çekti. Gökçebel konuya ilişkin şunları kaydetti:

“Eğitimin görünür işlevinin yanında birçok gizli işlevi de vardır. Eğitim sanki niteliğini kaybetti ve özel para ile satın alınıyor, sanki bu anlayış ile hareket ediliyor. Kamusal alana yatırım yaparak gelecek nesillerin ülkemizi düzlüğe çıkarabileceği kanaatindeyim.” dedi.

EĞİTİM SORUNLAR YUMAĞI

Okulların eğitim anlayışından ve eğitim sisteminden kaynaklanan ciddi sorunlarla da karşı karşı kaldığını dile getiren Gökçebel, yaşanan sorunlara değindi:

“Eğitim dışında okullara çok fazla görevler veriliyor. İnşaattan tutun da su depolarına kadar birçok ıvır zıvır il ile uğraşıp, eğitimi unutuyorlar sanki, ikinci plana atılıyor. Seçmeci ve elemeci sınav modellerimiz de büyük bir sorundur. Herkese eşit, parasız, ayrımsız, demokratik bir eğitim istiyoruz ama bunu, nitelikli kamusal eğiti parasal hale getirdiler. Özellikle fakir çocukların ödeyemeyeceği eğitimi alamaması, sınıfsal olarak daha az kültür, daha az başarı kazanmasını sağlıyor. Eşitsizlik oluyor. Bir diğer sorun ise İlahiyat gibi bölümlerin ülke ihtiyaçlarına yönelik olarak düşünülmeden birtakım dayatmalar sonucu atılan ve gelecekte topluma çok daha büyük sıkıntılar oluşturulacak.”

Eksik kadrolar

Gökçebel basın toplantısında okullardaki eksik kadrolarla ilgili şu bilgileri verdi:

“Müdür: 4

Müdür Muavini: 15

 Bölüm Şefi: 210

 Atölye Şefi: 41

Öğretmen en az ihtiyaç: 25 olması gereken:80

Münhal çıkılan: 55, PDR öğretmenliği ilkokullarda olması gerektiği halde bu alana herhangi bir kadro açılımı yapılmayarak TC’den öğretmen getirilmektedir. İhtiyaç en az: 10

Köy Kadın Kursu Öğretmeni: 4

Sekreter: 12

Hademe: 44

Özel Eğitim Öğretmeni (Genel Ortaöğretim ve Mesleki Teknik Öğretimde kadrosu dahi yasada yeri yoktur): 10.”

“Bakanlar Kurulu bin 200 öğrenciye sınıf atlattı”

Gökçebel, Bakanlar Kurulu’nun tüzük değişikliği yaparak yaklaşık 1200 öğrenciye sınıf atlatmasını eleştirerek, yapılan uygulama ile sistemde yeniden kaosa sebebiyet verileceğini kaydetti

KTOEÖS Başkanı Tahir Gökçebel, öğrencilerin sınıfta kalmasına kendilerinin de karşı olduklarını dile getirerek, Bakanlar Kurulu’nun tüzük değişikliği yaparak yaklaşık 1200 öğrenciye sınıf atlatmasını eleştirerek, yapılan uygulama ile sistemde yeniden kaosa sebebiyet verileceğini kaydetti.

Her öğrencinin başarısına göre nitelikli kamusal eğitim alması gerektiğini söyleyen Gökçebel, Bakanlar Kurulu’nun eğitime yaptığı siyasi müdahalelerin sistemsizlikteki birçok aksaklığın üstünü örtme gayreti ve siyasi rant gailesi taşıdığını ileri sürdü.

“PLANSIZLIK VE İŞ BİLMEZLİK”

Başarısızlığın siyaseten desteklenmesi öğretmen ve öğrencilerin, çalışma motivasyonunu bitirdiğine dikkat çeken Gökçebel sözlerine şöyle devam etti:

“Her yıl geleneksel bir şekilde Bakanlar Kurulu Kararı ile yasa ve tüzükler hiçe sayılarak atılan adımlar, hiçbir sorunu çözmediği gibi öğretmenlerin titizlikle yaptığı değerlendirmelere saygısızlık ve öğretmenlik mesleğine taciz anlamı taşımaktadır. Öğrencileri sistemin mağduru ve kurbanı yapan anlayış siyasi rant beklentisi ile devam ettirilmektedir. Devlet okullarında kaos ve güvensizliği artırmaktadır. Tüm okullar kayıtlarını bitirmiş, Meslek liseleri yönlendirme sınavı yapılmış, yerleştirmeler bitmiş, okullara kayıtlar tamamlanmıştır. Bir yıldır çaba harcayan ve başarılarına göre yerleşen, tüm öğrenciler kayıt yaptırmıştır. Okul ve sınıf yerleştirmeleri tamamlanmış, buna göre öğretmen, muavin ihtiyacı belirlenmiş ve ihtiyaçlara göre nakiller yapılmıştır. Uygulama sonrası okullarımızı yeni bir kaos beklemektedir. Yapılan plansızlık, iş bilmezliktir.”

“BAZI SEÇMENLER MEMNUN EDİLSİN DİYE…”

Milli Eğitim Bakanı Kemal Dürüst’ün, “bütün öğretmenlerin ölçme-değerlendirmesini sıfırlayacak, iradesini yok edecek, Sınıf Geçme Sınav Tüzüğü’nü ortadan kaldıracak, sınıfını doğrudan geçen öğrencilere adaletsizlik sağlayacak, emek harcamadan da başarılı olan öğrencilerde ahlaki olumsuzluklar yaratacak, öğretmen ihtiyaçlarını çoğaltacak, plansızlığı, yığılmayı yaratacak, öğrencileri paralı üniversite müşterisi ve işsiz yapacak şekilde Bakanlar Kurulu kararı ile sınıf geçme sistemini ders yılı sonunda yeniden değiştirdiğini” öne sürerek bunu eleştiren Gökçebel, “Bazı seçmenler memnun edilsin diye tüm toplum, eğitim katledilmiştir” dedi.

Her yıl son kez denilmesine rağmen öğrenciler ve velileri öğretmenin ve sendikanın üzerine kışkırtılarak, ek bütünleme ve sorumlu geçme talebinin yaptırıldığını iddia eden Gökçebel, Bakanlığın veli ve öğrencilerin arkasına saklandığını ileri sürdü.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum