1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Eğitimin içine ettiler!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Eğitimin içine ettiler!

A+A-

İskele Maarif Anaokulu açılalı çok olmadı.

Açılışı da bizzat Bakan Dürüst yaptı.

Gerçekten güzel bir okul oldu, hele de İskele gibi devlet olanaklarının az yararlandırıldığı bir bölgede böyle güzel bir yapı herkesi umutlandırmıştı.

Ama umutlar zamanla hayal kırıklığına dönüştü.

Dünkü gazete haberlerini hepiniz okumuşsunuzdur;

7 derslikli çiçek gibi bir okul, 87 öğrencisi var, ama toplam öğretmen sayısı sadece 3.

Öğretmen eksikliği bir yana okula hademe ataması bile yapılmamış.

Çünkü artık bakanlar da uyandı, iki kişi istihdam ederken 200 kişi küstürdüklerinin bilincine vardılar.

Bakan Dürüst diyor ki, KKTC bir eğitim adasıdır.

Bu sözleriyle elbette üniversiteleri kastediyor.

Yıllardan beridir hataya o da düşüyor.

Çünkü biz şimdiye dek yurt dışından gelen öğrenciye hep darphane olarak baktık.

Ülke ekonomisine ne kadar katkı yapacağını hesap ettik!

Ama üniversitelerin maddi çıkar dışında ülkeye ne gibi bilimsel hizmetler vereceğini hiç konuşmadık.

Ardı ardına üniversite açtık, bunlara TC üniversitelerini ekledik, ama öğrenciyi altın yumurtlayan tavuktan öte göremedik.

Oysa bu ülkenin başta çevre olmak üzere, bir çok konuda sorunları vardır ve başka ülkelerde bu işlerin bir çoğu üniversitelerin yetkisine bırakılmıştır.

Bakan ilahiyat bölüm açıldığı için bundan övünç duyuyor.

Buzdolabı tamirciliği bölümü açıldığını da ekleyerek, aslında suçunu hafifletmek istiyor.

Düşünebilir misiniz, okulun bir sınıfında öğrenciler buzdolabı tamirciliği yaparken, yan sınıfta başka öğrenciler ilahiyat dersleri alıyor.

Bir yanda çekiç sesleri, diğer yanda ilahiler, dualar okunuyor.

Ve bir bakan ‘bu karar benimdir’ bile diyemeden, kıvırmayı tercih ediyor.

Sonra da eğitimdeki olumlu gelişmelerin artık meyvelerini yiyeceğimizi iddia ediveriyor.

Aynı bakanın daha iki hafta önce, liselerde okuyan öğrencilerin yüzde 75’i sigara içiyor diye bunu bile övünç kaynağı yapıp, ‘durum hiç de kötü değil’ dediğini bile unutmamışken.

Anlaşılan İlahiyat bölümleri Haspolat’la sınırlı kalmayacak.

Ülkede ne kadar meslek lisesi varsa, oraya ilahiyat bölümü kuracaklar.

Ama bunun nedenini bile, baskının kimden geldiğini açıklamayacaklar.

Sonra da alınan tutarsız kararlar nedeniyle, toplumun huzuru kaçacak, grevler birbirini izleyecek ve bakan yaptığı icraatlarla övünerek pişkin pişkin gülerek, halkın sinirini bozacak.

Şimdi bakan bu sayfada elinde öğretmen istediklerini belirten pankartlar olan şu fotoğraftaki minik ellere baksın ve elini vicdanına koyup açıklasın;

Gerçekten kendini başarılı bir bakan olarak mı görüyor? 

 

ogrenc_ler.jpg

Elektrikte soygun!

Yüzde 36’yı bulan zamla halkın büyük tepkisini alan elektrikteki zam, masum bir zam olmaktan çıktı insanlık boyutunu aşar hale geldi.

Dün eline fatura geçen çok sayıda vatandaşın şikayetini dinledik.

Yüzde 36’lık zammı bir yana koyarsak, faturalardaki maktu ücretin de 11 TL’den 13.20 TL’ye çıkarıldığını hayretle karşıladıklarını söyleyen vatandaşlar, bunun tek kelimeyle soygun olduğunu ifade ettiler.

Bir başka vatandaş da evlere bağlanan elektrik hatlarından alınan paranın astronomik rakamlara ulaştığını söyledi.

Daha bundan 4 ay önce 250 TL olan bağlama ücretinin, geçen ay 400 TL’ye bu hafta da 600 TL’ye çıkarıldığından şikayet eden kızgın vatandaş, hükümetten bu konuda açıklama istedi.

Bizce de bir açıklama yapılmalı, her ne kadar bu açıklama konusunda iyimser olmasak da!

 

MESAJ KUTUSU

Sayın Cemal BULUOĞLULARI, Türkiye’de büyük şehirlerde yollardaki kasisler itfaiye araçları ve ambulansların işini zorlaştırdığı için teker teker sökülmeye başladı. Sizin de artık başkentteki bazıları yarım metre yükseklikte olan kasisleri kaldırmanız bekleniyor.

Sayın Ahmet KAŞİF, dün Mağusa’dan aradılar kendilerine vatandaşlık sözü verdiğiniz kişilere sözünüzü yerine getirmemişsiniz. Bugün yanıma gelecekler söyleyecekleri başka şeyler de varmış, çok merak ettim doğrusu!

Sayın Kıvanç BUHARA, Geçitkale İlkokulu’ndan temizlik konusunda şikayetler gelmeye başladı. Uzun süredir temizlik ekipleri uğramıyormuş, ilgilenmenizi rica ettiler.

Sayın İrfan DEMİR, bakanlık ormanlık bölgelerde kimyasal ilaçları yasakladığı halde ilaçlamaların geceleri devam ettiğini söylüyorlar. Sizin bilginiz var mı, yoksa ilaçlar elde kalmasın diye çalışanlar işgüzarlık mı yapıyorlar?

Sayın Cemal BİREN, Mormenekşe’ye el atmanın zamanı artık gelmedi mi? Seçilmeden önce ova yolları yapacağınızı vaat etmiştiniz ama bu konuda kılınızı bile kıpırdatmadığınız iddia ediliyor.

Sayın Mehmet DÖLEK, UBP’ye 81 kişinin katılımında büyük pay sahibi olduğunuz söyleniyor. Bu arada yakın arkadaşlarınız artık adaylık zamanınızın geldiğini düşünüyorlar. Aman treni kaçırayım demeyin.

Sayın Mehmet ÇAKICI, Ardahan’a cami yapılmasını istemeniz parti içinde şok etkisi yaptıysa da, bölge halkını mutlu etti. Yakında Mustafa Akıncı size tespih ve seccade hediye ederse sakın şaşırmayın. Yakışır da doğrusu…

Sayın Hürrem TULGA, İskele’deki esnaf eyleminde renkli görüntülerin yanında mis gibi kokular da gökyüzünü kaplamış. Hele de kömürde pastırma ve Hamsi esnafa bayram yaptırmış. Yanında sıvı bir şeyler yoktu demeyin sakın.

Sayın Gökhan ALTINER, dün nihayet hedefinize ulaşmış ve Çalışma Bakanlığı geçici memurluk görevinizin yazısı çıkmış. Şerife hanım verdiği sözü tuttu, şimdi sıra sizde diyorlar. Hayırlı ve uğurlu olsun.

Sayın Ahmet TUGAY, köyün minareleri zaten çok önceden görülmüştü. Sizin de beklediğiniz gibi görevden yerinize yeni bir isim atanmış. Ama sakın sorumluyu buradan aramayın, emir yüksek yerden geldi.

Sayın Ali MAHŞEKER, bahçenizdeki lambaları dün saymaya çalıştım ama başaramadım. Bakalım bu akşam ki elektrik eyleminde ışıkları söndürecek misiniz? Yüzlerce lambayı on dakika bile kapasanız büyük tasarruf yapmış olursunuz.

Sayın Mehmet TANCER, eski ve yırtık kravatla meclis oturumlarına katılmanızın bir gerekçesi var mı yoksa gerçekten mi bir kravat alacak kadar işler kesat mı? Ay başı ilk işim size en kalitelisinden bir kravat almak olacak. Rengi turuncu mu olsun yoksa kırmızı mı?

Sayın Ersan SANER, yeni havayolu şirketinin kurulmamasından dolayı özür dilediğinizi söylüyorlar da biz niye duymadık acaba? Bir kez daha yüksek sesle özür diler misiniz? Yoksa biz duymadıysak bu sizin sorununuz değil mi?

Sayın Ali ÇIRALI, bu akşam başlayacak olan elektrik kapama eylemine Sanayi Odası olarak niçin destek vermiyorsunuz anlamış değiliz. Yoksa sizde mi ekonominin iyi gittiğini düşünenler safına geçtiniz.

Sayın Hüda AKSOY, eski KTHY alışanlarının istihdam edilmesi konusunda topun artık sizin kucağınızda olduğu söyleniyor. Yeni yıla girmeden önce onlara bir hediye vermeyi düşünüyor musunuz? Bunu gerçekleştirirseniz bütün günahlarınız tanrı katında affedilecektir.

Sayın Tarık ÇERKEZ, bu sıralar sandalyeyi kaptırmak için biraz uğraş göstermeniz gerekiyor. Zira bakanlık içinden birileri size fena taktı ve şikayet üstüne şikayet yağdırıyor.

Sayın Ahmet ZENGİN, biraz geç de olsa kamuoyundan özür dilemeniz yerinde bir karardı. Sizin gibi hoşgörülü ve esprili birinden de bu beklenirdi. Umarız bundan böyle hamsi’yi daha fazla yer ve sinirlerinize hakim olursunuz.

Sayın Ali Çetin AMCAOĞLU, ülkede patatesin ve soğanın hası yetişirken, ithal izni vermenize büyük öfke var. Üretici elde kalan ürünleri nereye koyacaklarını soruyor? Bir fikriniz var mı?

Sayın Kenan AKIN, çok kısa bir süre içinde yuvaya geri döneceğinizi söylüyorlar. Bakalım kızgın gardaşların gönlünü nasıl alacaksınız? Hayırlı ve uğurlu olsun diyoruz.

Sayın Habil TÜLÜCÜ, Paşaköy’de boş arazilere ağaç dikmek için buyük bir operasyon başlattığınızı öğrendik. Bölgedeki askeri birliklerin de yardımıyla binlerce fidan dikimi başlamış. Elinize kolunuza sağlık.

 

Günün Fıkrası : Avukat, doktor, papaz...

Zenginin biri ölümüne yakın, biri doktor, biri papaz, diğeri avukat olan üç yakın arkadaşını yanına çağırarak bir ricada bulunmuş.

- 300 bin dolar kadar bir tasarrufum var, bunu yanımda öteki dünyaya götürmek istiyorum. Ama kimseye de güvenemiyorum. Şimdi size 100'er bin dolar vereceğim.

Bu paraları ne olur ben gömülürken kefenimin iç cebine koyuverin...
Adam ölmüş ve üç arkadaşı verdikleri sözü yerine getirmişler.

Bir süre sonra doktor vicdan azabına yakalanmış. Diğer iki arkadaşını çağırarak onlara itirafta bulunmuş.

- Hastanenin çok acil ihtiyacı vardı onun için 100 bin doların 20 bin dolarını hastaneye sarf ettim, kefene 80 bin koydum.

Papaz utana sıkıla mırıldanmış.
- Maalesef ben de aynı günahı işledim paranın yarısını kilisenin inşaatına ayırdım. Kefenin cebine 50 bin dolar koydum.

Avukat gülümsemiş.
- Ben sözümü aynen yerine getirdim, kefenin cebine 100 bin dolarlık çek koydum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.