1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. “EGO” BAĞIŞ
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

“EGO” BAĞIŞ

A+A-

İnsan biraz prensip sahibi olmalı…

Tıpkı Egemen Bağış gibi!

Bağış, Türkiye’nin 2013 ilerleme raporunun yayınlanma tarihine tepki göstermişti…

Hatırlarsanız bu memnuniyetsizliğini, “Maraş’ı vermeyiz” açıklaması ile birlikte ifade etmişti…

Nedeni ise, raporun Kurban Bayramı’nda yayınlanması… 

Ona göre herkes işi gücü bırakıp, dünyanın işlerini Kurban Bayramı’na göre ayarlaması lazım…

Hatta bu endişesini rapor yayınlanmadan önce bildirmiş ve “Christmas Hıristiyanlar için ne anlama geliyorsa, Müslümanlar için de Kurban Bayramı o anlama geliyor” demiş…

Ancak Bağışı takan yok…

Aday ülkeler ve komisyonun çalışma takviminden dolayı rapor öngörüldüğü gibi bayramın içerisinde yayınlandı…

Egemen Bey de buna tepki olsun diye raporla ilgili açıklamasını bayram sonrası, yani Cumartesi günü yaptı…

Anlayacağınız Egemen Bey uluslararası camiaya biraz gücenmiş…

AB’li yetkililer bu durumu dikkate alır mı, almaz mı bilemem ama bir şekilde Bağış’ın gönlünü almaları gerektiği ortada…

Aksi bir durumda, yani Bağış’ı kızdırmaları durumunda, Türkiye ile AB’nin ipleri kopabilir!

Bağış egosu çok yüksek bir kişilik…

Bunu her açıklamasında fazlası ile hissedebiliyoruz…

İşte o meşhur tavrı ile "şunun peşinen bilinmesi gerekir ki, ilerleme raporları Türkiye için bir karne değildir. Hükümetimize karne verecek yegane makam millettir" dedi…

Atatürk hayatta olsa inanın bu açıklamasından sonra Bağış ile gurur duyardı…

Ancak o bundan memnun olur muydu, bilemiyorum…

Egemen Bağış hazır not vermekten bahsetmişken, kendisine ve partisine “gezi olaylarında” not veren milletinin bir kesimini ne kadar dikkate aldıklarını da açıklasın…

Sanırım Bağış, “millet” derken, Erdoğan’ın evde beklettiği %50’den bahsediyor olmalı…

Yani üç maymunu oynayanlardan…

Yine de haksızlık etmeyelim Bağış’a!

Bir AB Bakanı’na yakışır biçimde bu yıl da raporun içinden makul ve yapıcı eleştirileri dikkatle not ederek, eksiklikleri gidermek için hassasiyetle hareket edeceklerini kaydetti…

Ancak benim en çok merak ettiğim ve merak etmem gereken, TC’li yetkililerin Kıbrıs ile ilgili raporda yer alan uyarıları nasıl dikkate aldıklarıdır…

Fakat görüyorum ki, iş ola bir cümlelik bilindik açıklamalardan öteye giden bir şey yok…

Zaten olsa şaşardım…

Bağış, Kıbrıs konusunda Türkiye'nin asla masadan kalkan, çözümden kaçan taraf olmayacağını belirtti ve Türkiye'nin attığı cesur adımların karşı taraftan da beklendiğini kaydetti…

Yani Türkiye adım atıyor, Rumlar da buna uysun deniyor…

Peki, Kıbrıslı Türkler ne yapmalı?

Derviş Eroğlu, Özdil Nami ve diğerleri kendilerini kaptırmış durumdalar…

Masada bizde varız diyorlar…

En azından iki kelime de onlar için söyleseydi ya!

Neyse zaten bizimkiler hala bu oyundan bıkmamış olacaklar ki, seslerini dahi çıkartamıyorlar…

***

TC Dışişleri Bakanı Davutoğlu ise, Kıbrıs konusunu neredeyse zurnanın son deliğine bile koymadı…

Davutoğlu, “AB ilerleme raporunda Kıbrıs konusunda halen taraf olarak, son derece tek yanlı yargılarda bulunduğuna işaret ederek, Türkiye'nin iç gelişmeleriyle ilgili bazı hususlarda da tek yanlı ifadeler olsa da raporun trene ivme katması bağlamında olumlu” dedi…

Her zaman dünya “Türk’ü çekemez” mantığı ile yapılan bu değerlendirmeden bir şey çıkması elbette ki beklenemez...

Zaten AB’nin raporda belirttikleri ile yapılan değerlendirmeler tam 16 yıldır aynı...

İki liderin “Mart mı, yoksa Temmuz mu” diye yarışa girdikleri çözüm mevsimi konusunda belirleyici olan Türkiye’nin bir açıklaması yeter de artar bile...

İhtimal vermemekle birlikte, gerçekten her demecinde artık bu sorun çözülmeli açıklamasında ciddi ise Türkiye, yarın sabah Maraş’ı sahiplerine iade ediyorum desin ve gerçek çözüm sürecini başlatsın...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.