1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Ek otopsi raporuna ilişkin KTTB açıklaması…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ek otopsi raporuna ilişkin KTTB açıklaması…

A+A-

  Bugün, toplumu derinden sarsan Mustafa Diker cinayetine bir kez daha dönmek zorunda kalıyorum. Köşemi izleyenler bilecekler… Minik maktule öldürülmesinden önce tecavüz de edildiğinin sanığın verdiği ifadeden sonra belirlenebilmesini ve bunun ek otopsi raporuyla günler sonra doğrulanmasını geçen cuma gün yayımlanan “Böyle Otopsi Mi Olur?” başlıklı yazıma konu yapmış ve Mustafa Diker cinayetiyle ilgili bu ek otopsi raporu konusunda Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin de açıklamasına ihtiyaç duyulduğunu belirtmiştim. Bu vurgulamama duyarsız kalmayan ve açıklama gönderen Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı Dr. Suphi Hüdaoğlu’na teşekkür ederim. Açıklamanın tam metni şöyle:     

 

“Sayın Ahmet Tolgay;

   Toplum sorunlarına olan duyarlılık ve köşe yazılarınızda çözüm önerilerinizi sürekli olarak takdirle okuyoruz. 7 yaşındaki bir çocuğa tecavüz, dayak ve cinayet fiili bizleri de ciddi şekilde sarstı. Bu problemin, sosyal sorunlarımızın ne kadar derin ve köklü olduğunu göstermesi de tedirginliğimizi artırdı. 

   Adli Tıp Uzmanı Dr. İdris Deniz, şu anda Kuzey Kıbrıs’ta çok ağır bir yük altında tek başına çalışmaktadır. Onun, bilimsel ve hukuki olarak donanımlı ve vijdani olarak da yüksek değerlere sahip olduğunu düşünüyoruz. 

   Bu olaydaki köşe yazılarınızda bahsettiğiniz konularla ilgili kendisinden talep ettiğimiz bilgiler çerçevesinde aşağıdaki sonuçlara ulaştığımızı belirtiriz.

 

 ‘Mustafa Diker olayı hakkında  

   Mustafa Diker’in ölü olarak bulunması Adli Tıp Uzmanı tarafından polis olay yeri inceleme ekipleri ile birlikte derhal olay yerinde incelemenin yapıldığı, aynı gün zaman kaybetmeksizin otopsisinin yapıldığı, ölümün üzerinden cesedde çürüme olması nedeniyle otopsi bulgularının kesin tespiti için doku örnekleri alınıp, patolojik ve toksikolojik inceleme istendiği, böcek ve larva örneklemesi yapıldığı, otopsi raporu düzenlenip polise teslim edildiği, otopsi sırasında alınan doku örnekleri, kan, idrar ve mide içeriği vb. örneklemelerin incelenip elde edilen sonuçların otopsi raporundaki bulgular ile birlikte değerlendirilmesi ile ek otopsi raporu düzenlendiği, 

Sonuçta;

   1-Ek otopsi raporu düzenlenirken cesed mezardan çıkartılıp ikinci kez otopsi yapılmadığı,

   2-Otopsi sırasında alınan örneklerin patoloji ve toksikoloji tetkikinden sonra ek otopsi raporu düzenlendiği, çürümüş cesedde elde edilen bulguların teyit edilip açıklandığı,

   3-Adli Tıp Uzmanı tarafından olay yeri inceleme, otopsi ve ek otopsi raporu düzenlendiği, tüm bulguların fotoğraflanıp delillendirildiği, otopsinin eksiksiz yapıldığı, 

   4-Adli Tıp Uzmanı tarafından yapılması gerekenlerin eksiksiz ve zamanında yapıldığı, iddia edildiği gibi ıskalanmadığı, eksik inceleme yapılmadığı, kesinlikle mezar açılmadığı anlaşılmıştır.’

 

Saygılarımızla, 

Dr. Suphi Hüdaoğlu

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Başkanı”

 

   Dr. Hüdaoğlu’nun ülkemizde adli tıp uzmanlığının bir tek doktor tarafından zor koşullar altında yapıldığına dair vurgulaması beni bu konuda araştırma yapmaya yöneltti. Elde ettiğim sonucu kamuoyumuzla paylaşmalıyım: Dr. Meral Albayrak’ın emekliye ayrılmasından sonra adli tıp uzmanlığı dalındaki görev, Türkiye’den gönüllü olarak gelip görev üstlenen Dr. İdris Deniz tarafından üstlenildi. Ekip halinde yürütülmesi gereken çok duyarlı bir görevi tek başına özveriyle yürüten Dr. Deniz’e tıp camiamızda büyük takdir ve saygı gözlemledim. Merak edilen konu, KKTC Sağlık Bakanlığı’nın adli tıp dalındaki uzman eksikliğini gidermek için neden önlem almadığıdır. Pratisyen hekimler, iki yıllık bir eğitimle adli tıp uzmanlığını elde edebiliyorlar. 

Yoksa bu konuya ilgisiz kalan hekimler mi? Çünkü adli tıp uzmanı hekimlerin uğraş alanı cesetlerdir. Zor bir görev… Üstelik adli tıp hekimleri, uzmanlık etkinliklerini sadece devlet hastanelerinde yürütebilirler. Klinik açabilme ve ek gelir elde edebilme şansları olmadığından, devletin maaşıyla yetinmek zorundadırlar… 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.