1. YAZARLAR

  2. İsmet Kotak

  3. Ekmek yediğimiz liman: Gazimağusa
İsmet Kotak

İsmet Kotak

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ekmek yediğimiz liman: Gazimağusa

A+A-


Bu ihmâl bir gün patlayacak diyordum. Limandaki yıkım, ortadan yok olan asfalt yapı, çimentoya bulalan liman ve oraya buraya serpiştirilmiş hurdalar...

Gazimağusa Limanı; İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Gazimağusa’nın hayatına yön veren ekmek kapısı. Gazimağusa’ya  yolum düştüğünde limana uğramadan geri dönmem. Canbulat Kapısı'ndan girer, kayıkların, küçük motorların bağlandığı küçük iskelede durur,etrafı seyrederim. Anılar orada tazelenir. Arabam yavaş yavaş liman rıhtımında ilerlerken limana yanaşan gemileri,çalışanları seyrederim. Daha dün denecek yakın geçmişte, bu rıhtımda çocuk yaşta çalıştığım günler gelir gözümün önüne... Hamallıktan, rıhtım kâtipliğine...Öğrencilik yıllarımızda okul parasını biriktirmek, eve katkı koymak zorundaydık. Gazimağusalı olup da Namık Kemal Lisesi öğrencisi olan kim varsa bir şekilde limanda çalışmış, buradan ekmek parası kazanmıştır.

Othello Kulesi,limanı ikiye böler. Serbest Bölge limanın kuzeyindedir. Bu bölgeden sorumlu “Bakan” olarak ,Gazimağusalı dostlarla canımızı dişimize takarak yaptıklarımız gelir aklıma.

1960 öncesinde limanda disiplin vardı. 1960 sonrasında da bu disiplin korundu. Dökme yük getiren gemi,tüm işlemleri yerine getirir, yükünü boşaltır; hemen arkasından, rıhtım basınçlı suyla yıkanırdı. Denize düşen yük varsa dalgıç tutulur ve çıkarılırdı. Tüm bu masrafları geminin acentesi öderdi.

Şimdiki duruma bakınca içimden ağlamak gelir. Gemi geliyor, içeriği belli olmayan, raporu incelenmemiş, tehlikeli kum atığı limana döküp gidiyor. Bu bir zaman küçümsediğimiz Lazkiye Limanı'nda bile olmayacak bir iş! Yahu acente nerede?Acente yoksa bu meçhul gemi nasıl limana girdi, hangi hakla bilinmez yükünü boşalttı?

Limana bakıyoruz; konu sadece kimyasal içeren kum değil. Etrafta hurda yığınları, çimentı atıkları, kalmayan asfaltın altından ortaya çıkan katranlı toprak...

Liman disiplin disiplin ister. Liman denetim ister. Liman koruma ister. Liman güven ister. Ne acı ki, Gazimağusa ve ona paralel olarak Girne Limanı bunları yitirmiş durumda. Genç Bakan Ersan Saner’in bu olayın üzerine de yürüyeceğine inanmak isterim. Bakanlık İskenderin kılıcını vurmalı disiplini geri getirmelidir.

1974 sonrasında  sadece limanlarda değil, ”Vardiya” usulü ile işleyen her iş yerinde hata yaptı. Yaz aylarında uygulanan çalışma saatleri vardiya çalışan her yere uygulandı. Bu limanlarda işi çığırından çıkardı. Hastahaneler de düzeni yıktı. Genel olarak söyleyeyim “Vardiya” katledildi. Devlet hızmeti pahalılandı. Belirli saatten sonra hizmet verilemedi. Bazı yerlerde saçma bir uygulama getirildi. 24 saat görev yapmak ve 48 saat izinli olmak saçmalığı egemen kılındı. Birçok daire ve işyeri bunu uyguladı ve tablo daha da çirkin oldu.

Gazimağusa Limanı'nda rıhtım gardiyanları, kapıda görev yapan gardiyanlar ve gümrük memurları vardiya ile çalışmakta idi. Bu 20 Temmuz 1974’e kadar böyle idi. Liman 24 saat çalışır durumda idi. Gelen gemiler liman dışında demirlemez, hangi saatte ulaşmışsa liman romörkörü ve rıhtım gardiyanları gemiye giderler, alıp limana koyarak bağlarlardı. Acente  geminin yük çıkarmasına karar verirdi. İsterse geceleyin yükünü boşaltır, sabah olmadan gemi hareket ederdi. Çünkü  başka limana gitmek için programı vardı. 24 saat çalışan Gazimağusa Limanı Doğu Akdeniz'de ünlenmişti.

Şimdilerde limanlarımız tembellikleri ile ünlenmişlerdir. Buna bir de pislik eklendi. Zaten Rumun ambargosu da ensemizdeki Demoklesin kılıcı...

Bu gidişe dur demek gerek. Çalışmaktan korkmayalım. Tembelliğin karşısına dikilelim. Hele Gazimağusa’daki o rezil atıktan derhâl kurtulalım. Tartışmaya gerek yok.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.