1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Ekonomi büyüyorsa, biz niye küçülüyoruz?
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ekonomi büyüyorsa, biz niye küçülüyoruz?

A+A-

Bakanları tek tek inceleyin, işinin uzmanı sadece iki tane var;

Birisi iş adamı olduğu için Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, diğeri hem tahsili, hem de mesleği olduğu için Maliye Bakanı Ersin Tatar…

Sunat Atun, gençtir, enerjiktir, işi bilir ama bakanlığına ait son iki olayda ‘benim haberim bile yok’ diyorsa, onun iş bilirliğinin bir anlamı kalmaz ve ‘kukla’ bakan olarak siyasi tarihimizde yerini alır.

K-Pet ihalesi ve ardından Yedikonuk bölgesindeki petrol dolum tesislerinde alınan kararlar, eğer ilgili bakanın bilgisi dahilinde oluyorsa ve bakan da susuyorsa, siyaseti sevmiştir, siyasi geleceği için doğruları konuşmama ya da susma hakkını kullanmaktadır.

Maliye Bakanı Ersin Tatar’ı yıllardan beridir tanırız…

Dostluğunu da biliriz, siyasette şimdiki makamını nasıl elde ettiğini de…

UBP içinde çok önemli kararları nasıl verdiğini, nasıl saf değiştirmek zorunda kaldığını, delegelerle nasıl haşır neşir olduğunu da…

Allahı var, bize göre işinin gerektiğini en iyi yapanlardan birisidir.

Ay başı geldi mi maaşların nasıl ödendiğini, bir kendi bilir bir de Allah…

Siyasette olmadığı günlerdeki o içten neşesi çoktan gitti, yerini kederli, stresli ve sıkıntı dolu günler aldı…

En merak ettiğim konu ise, politik hırsı kendini daha ne kadar yükseklere çıkaracağıdır.

Tatar’ın, bayram esnasında basına verdiği bir açıklama var, bir yere not etmişim, şimdi yazmak nasip oldu…

Bakan Tatar, KKTC ekonomisinin yüzde 11 civarında büyüdüğünü açıklamıştı.

Demek ilgilim çekmiş ki not etmişim bir yerlere.

Bunu duyunca, hemen kendi çapımda bir anket yaptım.

Önce bizim markete sordum, devletin ekonomisi büyümüş, bu size yansıdı mı diye?

Cevap şok ediciydi;

“Ne büyümesi kardeşim, raftaki mallar bitsin, kepenkleri kapayıp,  Rum kesimine kaçacağım, oradan alacağım işsizlik maaşı bana yeter de artar bile…”

Sonra bir muhasebeci arkadaşa rastladım, dedim ki ekonomideki büyüme piyasalara nasıl yansıdı diye?

“Ama dalga geçen benle” diye gürledi!

30’ya yakın şirket ve kişinin muhasebesini tutarmış, artık tek bir şirket bile kar etmediği için KDV bile yatıramaz duruma gelmiş, durum böyle olunca da o da artık müşteriden parasını istemeye cesaret bile edemiyormuş.

Sonra bir milletvekili ile görüştüm, biraz da gır gır geçtim kendisi ile, en yüksek maaşı siz götürüyorsunuz, peki ekonomideki bu gelişme size nasıl yansıdı diye, biraz da iliştim kendisine…

“Ersin Tatar’a selamımı söyle, Arif hocanın dediğinden, de’ diye mesaj gönderdi…

Sonra bir düşündüm, kendi bütçeme bir baktım;

Gelirimi ve giderimi bir kağıda döktüm, bunlara bayramda harcadıklarımı katmadım, ama ay sonu gelecek olan elektrik faturasını görmemezlikten gelemezdim, sonuç tam bir felaket!

Şimdi bakan Tatar’dan ricamdır, kendi kadar ekonomiye elbette kafamız basmaz, zaten bassaydı bu mesleği değil onun mesleğini seçerdik.

Eğer bir devletin ekonomisinde yüzde 11 gibi bir büyüme oluyorsa, bu nasıl olur da ne bakkala ve çakala, ne bir muhasebeciye, ne kasaba ne de iş adamına, hatta işçi ve memura yansımaz?

Bu konudaki cehaletimizi maruz görsün ama lütfen kalem kalem açıklasın, ne oldu da ekonomi büyüdü, ama bu halka yansımadı!

Halkın genelinin ekonomisi ve alım gücü düşerken, devletin ekonomisi nasıl olur da böyle bir artış gösterir, lütfen ama lütfen açıklasın…

 

KTHY çalışanıydı, kasap oldu!  

Bayramın ilk günü kurban kesen bir vatandaşa rastladım, kendisini bir yerden tanıyor gibiydim ve sordum, nerden tanıyorum diye?

Hiç ikilemeden, ‘KTHY çalışanlarının eylemlerinden’ dedi!

Sonra hatırladım…

“Bu ne hal diye’ sordum, ‘sorma abi’ dedi…

Meğerse kasaplık baba mesleğiymiş, elbette boş oturacak ve aç kalacak hali yok ya!

Borç harç bir dükkan açmış, hem de yine eski bir KTHY çalışanıyla birlikte…

Şimdi kasaplık yapıyorlar!

Sevindim, hayatın ucundan tutunup mücadeleyi bırakmadıkları için…

Üzüldüm, yıllarca çalıştıkları ve en verimli döneme geldikleri bir zamanda, meslek değiştirdikleri için…

Gurur duydum, evlerine alın terleriyle evlerine ekmeklerini götürdükleri için…

 

MESAJ KUTUSU

Sayın Sonay ADEM, 11 Ekim Salı günü saat 09.10’da Başbakanlığa hangi maksatla gittiğiniz ve kiminle görüştüğünüz, hangi belgeleri elde ettiğiniz araştırılıyor. Çok ciddi bir iddia değil mi? Hiç merak etmeyin çok yakında kokusu çıkacaktır!

Sayın Ahmet BENLİ, belediyenize bağlı Alayköy sapağındaki bazı fabrikalar dile kolay tam bir aydır arıza nedeniyle su alamıyorlar ve kendilerine söylenen mazeret ise araçlarının olmaması! Allah için söyleyin böyle bir mazeret kabul edilebilir mi? Hem de sizin gibi bir başkanının olduğu belediyede!

Sayın İrsen KÜÇÜK, karısını döven bakan mesajı toplumun fazlasıyla ilgisini çekti ve hemen hemen herkes doğru tahminde bulundu. Şimdi top sizde, ya bu bakanın kulağını çekeceksiniz, ya da biz bakanın ismini buradan deşifre edip, olayı insanların vicdanına bırakacağız.

Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, Esentepeli gençlerden çok sayıda mesajınız birikmiş, kırsal kesim arsaları ülke genelinde gençlere dağıtılırken, niçin halen kendi bölgelerine uğramamış! Yoksa, size ait belediye olmadığı için, bu işe biraz soğuk mu bakıyorsunuz?

Sayın Hasan BOZER, bardak atma olayında vatandaştan özür dileyerek bir kez daha akil adam olduğunuzu kanıtladınız. Ancak bu yeterli değil, Ahmet Zengin ülke insanından özür dilemedikçe, bu rezaleti kimse unutmayacak!

Sayın Cemal BULUTOĞLULARI, resmi bayramlar ve provalarında trafik keşmekeşinin önüne geçilmesi için iki tane alt geçidin artık şart olduğu söyleniyor. Dün bu konuda çok sayıda eleştiri mesajı aldık. Projeleri hazırlayın, kaynak elbet bir yerlerden bulunur.

Sayın Derviş BESİMLER, Yedikonuk’taki petrol dolum tesisleri arazisi konusunda siz de izleme altındasınız haberiniz olsun. Umarız bu konuda birilerinin maşası olmamışsınızdır, eğer öyleyse yakında su yüzüne çıkacaktır!

Sayın Sunat ATUN, hadi K-Pet ihalesi ve petrol dolum tesisleri için verilen araziden haberiniz yoktu, peki bu işin Doğan Holding’le perde gerisinde pazarlık konusu olduğunu da mı bilmiyordunuz yoksa? Peki İstanbul’da bu konularda kimlerle görüştüğünüzü açaklarsak ne diyeceksiniz acaba?

Sayın Turgay HİLMİ, yani sanki de Almanya’da yaşan gibi, din ile sanatın birleştirilmesinden dem vurmuşsunuz! Yoksa Müslüman ülkesinde garavolli yendiğinden ilham mı aldınız? Aman dikkat bir anda aforoz edilebilirsiniz.

Sayın Mustafa Hacı ALİ, K-Pet ihalesinde son dakikada olsa da teklifinizi sunduğunuzu öğrendik. Valla ne yalan söyleyelim bu iş yabancıya gideceğine size gitsin. Bu arada sizin danışmanlar basında çok iyi örgütlendiler, kendilerine birer küçük hediye vermeniz yerinde olacaktır!

Sayın Ziya EMİR, Londra’da önemli iş ziyaretleri yaptığınız ve mezar işletmeciliği konusunda birileriyle el sıkıştığınızı duyduk. Ölenler öbür dünyaya bir şey götüremiyor ama, bu sektör epey karlı bir iş değil mi?

Sayın Şerife ÜNVERDİ, ART çalışanlarından bir kısım meslektaş dün bizi ziyaret etti ve iki senedir maaş alacaklarını alamadıklarını, sigorta ve ihtiyat sandığı yatırımlarının yapılmadığından şikayetçi oldular. Bu konuda hassasiyetinizi bekliyorlar, bizden iletmesi…

Sayın Özer KANLI, BRT’nin büyük bir eksikliği olan belgeselini çekmek için kolları sıvadığınızı duyduk. İyi de etmişsiniz, o kurumdan kimler geldi kimler geçti ama elde avuçta elle tutulur hiçbir kaynak yok. Kolay gelsin diyoruz.

Sayın Mustafa ARABACIOĞLU, avcıların geneli araziden eli boş gelirken, siz bir tavşan 5 keklikle geri dönmüşsünüz. Müslüman malının ortak olduğunu hatırlatmakta fayda var değil mi?

Sayın Özkan YORGANCIOĞLU, siz eğer muhalefeti ateş yakmakla eş değer olarak yorumluyorsanız sizin bileceğiniz iş ama vatandaş bunları yutmaz. Alternatif öneriler sunmazsanız işiniz epey zor görülüyor.

Sayın Ertuğrul HASİPOĞLU, Meclis’ten dönen yasalardan sonra genel sekreterlikten istifa etme noktasına kadar geldiğinizi duyduk. Eğer kararlıysanız hiç gecikmeyin, yakında parti içindeki kaynama volkan olup sizi de yakabilir.

Sayın Ünal ÇAĞINER, işletmenizin yeni bölümlerini açmak için büyük bir heyecan içinde olduğunuz görülüyor. Kim ne derse desin, kim sizi kıskanıp gönül koysa da bu işin ustası olduğunuzu bir kez daha kanıtladınız.

Sayın Sezai SEZEN, hadi yine iyisiniz hiç beklenmedik bir anda başınıza talih kuşu kondu ve özellikle istihdam konusunda büyük bir rahatlama içine gireceksiniz. Ballı olduğunuzu söylerlerdi de inanmazdık. Söyleyenler haklı çıktı değil mi?

Sayın Harun DENİZKAN, Esentepe’deki malikaneye artık tam olarak yerleştiğine göre, bunu ıslatmayı da göz ardı etmemek lazım değil mi? Bir yanda deniz bir yanda dağ havası, diğer yanda ağır komşular, mangalı yakma zamanı gelmedi mi daha?

 

Günün Fıkrası : Pozitif bahçıvan

Seyahatten dönen ev sahibi havaalanından bahçıvanına 
telefon açmış, konuşuyorlar: 
- Nasıl, her şey yolunda mı? 
- Yolunda... Küreğin sapı kırıldı, şu anda onu tamir  ediyordum. 
- Neden kırıldı? 
- Köpeğinize mezar kazarken zorlamışım, ondan kırıldı. 
- Nee! Köpeğim mi öldü? 
- Maalesef havuza düştü? 
- Benim köpeğim çok iyi yüzerdi; havuzda nasıl ölür? 
- Havuzun suyu boşalmıştı, atlayınca betona çakıldı. 
- Havuzu yeni doldurtmuştuk, neden boşalttınız? 
- İtfaiyeciler evdeki yangını söndürürken ilave suya 
ihtiyaç duydular. 
- Neee evde yangın mı çıktı? 
- Evet efendim. Annenizin vefatı dolayısıyla taziyeye 
gelenlerden biri yanık sigara bırakmış. 
- Annem mi öldü? Yahu kadın daha iki hafta önce 
sapasağlamdı? 
- Haklısınız da... Yatak odanızda karınızla en yakın 
arkadaşınızı aynı yatakta görünce kalbine inmiş. 
- Yahu hiç pozitif bir haber yok mu adam sende? 
- Var efendim... Geçen gün siz AIDS testi 
yaptırmıştınız ya... Sonucu  geldi, pozitif...  

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.