1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Ekonomik Protokolün imzası Haziran'da atılabilir
Ekonomik Protokolün imzası Haziran'da atılabilir

Ekonomik Protokolün imzası Haziran'da atılabilir

Mali protokolün aylardır imzalanmamasından dolayı yaşanan sıkıntılar dağ gibi büyürken hem kamu hem de özel sektörde işler durma noktasına geldi

A+A-

Suna Erden

Türkiye ile KKTC arasında Aralık 2015 tarihinde imzalanması gereken 2016-2018 yılı mali protokolünün halen hayata geçmemesinden dolayı yaşanan sıkıntılar dağ gibi büyüyor. Devlet bünyesindeki tüm projeler ve kamu yatırımları 5 aydan beridir dondurulurken devlete iş yapan özel sektör de parasını alamadığı için kan ağlıyor. İhale bedellerini alamayan iş adamlarının işleri durma noktasına gelirken, kamu kurumlarında da sıkıntı yaşanıyor. Devlet kurumundaki birçok daireye malzeme alınamazken, kurumların talep ettiği araç ve gereçler için bütçe çıkarılamıyor. Öte yandan devletten sağlık yardımı alanların da paraları çıkarılamadığı gibi, yurt dışında tedavi gören hastaların mali yardım alamadığı ve mağdur oldukları belirtildi. Kamu maliyesine aylık olarak Türkiye’den gönderilen 25 milyon TL’nin Aralık ayından beridir kesintiye uğradığını kaydeden Maliye eski Bakanı Ersin Tatar, protokolün gecikmesinden dolayı birçok kurum ve özel sektörün sıkıntıya girdiğini ifade etti. Star Kıbrıs’a konuşan Tatar, protokol ile ilgili bir sorun olmadığını ancak Türkiye’deki siyasi gelişmelerden dolayı KKTC ile TC arasındaki görüşmelerin aksadığını ifade ederek, “Bazı kesimler protokolün imzalanmayacağı endişesini taşıyor. Merak edilmesin, protokol Haziran ayında imzalanacak” dedi. 

ÖZEL DE KAMU DA ZORDA 

Türkiye ile KKTC arasında ekonomik işbirliğini öngören protokolün imzalanmamış olması hem kamu hem de özel sektörde işlerin durma noktasına gelmesine neden oldu. Devlete iş yapan birçok firma ödemelerini alamazken, kamu kurumları da işlerini yürütebilmek için ihtiyaç duyduğu araç ve gereçleri alamayacak duruma geldi. Devlet dairelerinde ve özel sektörde bıçak kemiğe dayanırken Maliye eski Bakanı Tatar, yaşanan sıkıntının temelinde Türkiye’den aylık olarak gönderilen 45 milyon TL’nin aralık ayından beridir gönderilmemesi olduğunu dile getirdi. Kamu yatırımları ve savunma giderleri için aylık olarak gönderilen 45 milyon TL’nin gelmemesinden dolayı birçok kurum ve özel sektörün sıkıntıya girdiğini, birçok alanda işlerin aksadığını kaydeden Tatar “Maliye Bakanı Birikim Özgür iradeli dursaydı ve protokol imzalansaydı şimdi bu sıkıntılar yaşanmayacaktı” dedi. 

SORUN YOK İMZA HAZİRAN AYINDA 

Protokol ile ilgili hükümette bir sorun olmadığını ancak Türkiye’deki siyasi hareketlenmelerden dolayı KKTC ile TC arasındaki görüşmelerin aksadığını belirten Tatar, Haziran ayı itibari ile protokole imza atılacağını dile getirdi. “Türkiye bizi kaderimize terk etmez” ifadesini kullanan Tatar, insanların şu anda endişeli olduğunu, özellikle iş dünyasının protokolün imzalanmayacağına dair kaygıları olduğunu ve bu nedenle harcamalarını ertelediğini belirtti. Tatar, harcamaların ertelenmesinden dolayı piyasaların da olumsuz etkilendiğini dile getirerek yakın zamanda tüm sıkıntıların aşılacağını savundu ve endişeye gerek olmadığını söyledi. 

TASARRUF ŞART 

Tatar, Türkiye’den gelen yardımların karşılıksız olduğunu, dışardan gelen yıllık 1 Milyar TL kaynağın piyasaları canlandırdığını ifade etti. Tatar, Türkiye’nin yardımlarının rahatlatıcı olduğunu ancak KKTC bütçesinin de disiplin altına alınması gerektiğini dile getirdi. Tatar, tasarrufu yapılması ve bütçenin disipline edilmesi gerektiğini ifade ederek, özellikle kamu maaş artışlarında çok dikkatli olunması konusuna dikkati çekti. Tatar, “Eğer yılda yüzde 3 oranında bir artış dahi yapılırsa bu yıllık olarak bütçeye 75 milyon ek külfet binmesi anlamına gelir” dedi. Tatar, maaş artışlarına dikkat edilirken de hayat pahalılığının en aza indirilmesi için çalışmalar yapılması gerektiğine vurgu yaparak, devletin elektrik, akaryakıt giderlerini kısması, hayat pahalılığını düşürmek için vergi oranlarında düzenleme yapması gibi birçok tedbir alması gerektiğine dikkati çekti. 

ÖZEL SEKTÖRÜN ÖNÜNÜ TIKAR 

Tatar, iç borçlanma yöntemi ile giderlerin karşılanmaya çalışılmasının ekonomiyi çökertebileceğini dile getirerek, iç borçlanmanın özel sektörün önünü kesen bir etken olduğunu söyledi. Tatar, “Bankalar mevduata göre kredi verir. Eğer bankalar devlete yüklü bir kredi verirse özel sektör için yeterli para kalmayacaktır. Bu da özel sektördeki yatırımların önünü kesecektir” ifadelerini kullandı. 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.