1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Ekonomi'nin yasalarını siyaset belirleyemez!
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ekonomi'nin yasalarını siyaset belirleyemez!

A+A-

Geçen gün yayınlanan yazıda, ta başından bizim ekonomik yaşamımızın, sürdürülebilir olmadığını anlatmıştım. Bu kadar küçük bir toprak parçasını, bu kadar küçük bir nüfusla, “dünyadan kopararak” hiçbir ekonomik düzende gönendiremezdiniz. Anahtar kelime, “dünyadan koparmak”tır… Kimse, Luxemburg şu bu diye örnek göstermeye kalkmasın, onların varlığının esası, etraftan izole olmak değil, tam tersine bütün komşularına entegre olmalarıdır. Politik sebeplerle, buradaki ekonominin hep tekleyeceği, eksiğini de her zaman Türkiye’den ikame edileceği varsayılmıştı. Herkesin bildiği bir sırdı bu… Batacağı aşikâr olan gemi, battı…

Eğer biri çıkar da “yok öyle hesaplamamıştık” derse, hiç kusura bakılmasın ama ne ekonominin “e”sinden, ne de politikanın “p”sinden haberi olmadığını söylerim. Ürettiğini satamayan bir Sanayii Holding, ulaşım sağlamadan turizm, iletişimi olmayan bir adada Off Shore bankacılık, ABAD Kararına itiraz etmeye bile lüzum görmeden tarımsal ürün ihracatı, dünya finans mekanizmalarının dışında ticaret ile kalkınıp, yaşamımızı sürdüreceğimizi var saydı iseydi eğer biri, akıldan yoksun olmalıydı! Politik bir tercihle, bizim dünyanın dışında kalmamız ve bundan dolayı uğrayacağımız zararın da Türkiye tarafından ikame edilmesi öngörülmüştü. Bu, politik bir tercihti…

Şimdi görülüyor ki Türkiye politik durumumuzdan dolayı ekonomimizin verdiği açığı, artık ikame etmek istememektedir. Oysa düzen buna göre kurulmuştu ve üstelik kuran da biz değildik. Birkaç yıldır, yalnız bu satırların yazarı değil, pek çok köşe yazarı, bu konuyu ele aldı. Bence en dikkate değer yorum, hemşerimiz Milliyet gazetesi yazarı Metin Münir tarafından yapılan bir yorumdur. Münir, bir yazısında diyordu ki: “KKTC, bu haliyle, Türkiye için kusursuz bir çıkmazdır. KKTC ne terk edilebilir, ne ilhak edebilir, ne bir anlaşmaya bağlanabilir. Ne de tanınabilir.” Metin Münir’in tespiti, aslında uğrunda bu çarpık ve yaşayamayacağı aşikâr ekonomik düzenin kurulduğu politik tercihin de iflas etmiş olduğunun, kanıtıdır.

Meseleyi bizim tembelliğimiz, memurumuzun açgözlülüğü, özel sektörümüzün beceriksizliği, ya da Türkiye’yi yönetenlerin bizi sevmemesi, Cemil Çiçek’in bizi kıskanması, düzeyinde ele alırsak, anlayamayız. Bence sorun, gerçekçilikten yoksun; uluslar arası hukuktan habersiz bir takım insanların, Türkiye halkına yaptıkları gibi bize de ulaşılması olanaksız, anormal politik hedefler gösterip, ona uygun ekonomik sistemler kurmalarından başka bir şey değildir.

1974’te Limasol’da Esir Kampı’ndaydım… Adanın tarımsal arazilerinin nerdeyse 2/3’ü, turizm kapasitesinin %60’ı, sanayi tesislerinin de %50’den fazlası bizim elimize geçmişti. O günlerde Kliridis’in kendi halkına yaptığı bir açıklamayı, bunca yıldır hiç unutmadım. “Merak etmeyin” demişti, “Türkler bu kadar şeyi yönetemez, hepsini de batırır, eninde sonunda, bize gelirler. ‘Aman alın, siz yönetin. Bizi bu belâdan kurtarın’ derler.”!

“KKTC ne terk edilebilir, ne ilhak edebilir, ne bir anlaşmaya bağlanabilir. Ne de tanınabilir.”

Politik tercihin vardığı noktadır bu… Ekonominin hali de meydanda… İkisi de iflas etti…

O zamanın toplum mühendisleri, eserlerinden utanmalıdırlar… Ama halâ konuşup saçmalamaya devam ediyorlar… Tilmizleri de cabası…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.