1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. EKSİK OLAN NE?
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

EKSİK OLAN NE?

A+A-

Hayatımız çelişkiler üzerine kurulmuş…

Hatta yaşamlarımız bir çelişkiden ibaret olmuş...

5 dakika önce söylediklerimiz ile 5 dakika sonra söylediklerimiz birbirlerini tutmuyorlar…

“Lampetusa” diye bir İtalyan adası var...

Ve bu ada İnsanları yutmaya devam ediyor...

Geçtiğimiz gün yine umut için Libya’dan yola çıkan insanların sonu feci oldu...

Gemi battı ve aralarında çoluk çocuk, yüzlerce insan umutları ile hayata veda ettiler…

Yaşanılan bu insanlık dışı olaydan dolayı bir kez daha insanlığımdan utandım...

Ülkesinde açlıktan ve kötü yaşam koşullarından kaçarak daha iyi bir hayata kavuşmak isteyen insanların sonu bu olmamalıydı…

Tek dertleri karınlarının doymasını sağlayacak bir yaşam…

Bu insanlar her şeye rağmen bir amaç uğruna ölüyorlar…

Karanlıktan, aydınlığa çıkmak için riskler alarak bir savaş veriyorlar…

Yani biz onlardan daha fazla yaşam hakkına sahip değiliz…

Hayatta kalmak için biz onlardan daha fazla mücadele vermiyoruz…

Aksine onlar bizim en az 10 katımız kadar yaşam mücadelesi veriyorlar…

Sadece bizler onlardan biraz daha şanslıyız durumdayız o kadar…

Yiyecek yemekleri, gidecek okulları, bakınacak hastaneleri ve uyuyacak bir yatakları bile yok…

Bu insanlar bankada paraları battığı için isyan etmiyorlar…

Ya da Hükümetlerinden maaş artışı talep etmiyorlar…

Sadece adil ve eşit bir yaşam istiyorlar…

Evet, ister istemez dünyada yaşanılan tüm olayları kendi ülkem ve insanım ile kıyaslıyorum…

Ve her defasında en zengininden, en fakir toplumuna kadar tüm kesimlerin bir mücadele verdiğini görüyorum…

Ama bizde durum farklı…

Sadece günümüzün bitmesini bekliyoruz o kadar…

Bizi yönetenler her gün aynı şeyi konuşup, aynı şekilde Ankara’ya itaat ediyorlar…

Bizler ise aynı şeylere sövüp, günü geldiğinde aynı şekilde oylarımızı kullanıyoruz...

Peki, ne için?

Tabii ki tekrardan sövüp, tekrardan aynı kişilere güvenmek için…

Sürekli bir şekilde ne istediğimizi ya da ne yaptığımızı bilmediğimiz iddia edilir…

Bence ne istediğimizi çok iyi biliyoruz!

Para ve onula gelecek olan lüks evler ve arabalar…

Evet, doğru duydunuz, bizim istediklerimiz bunlar…

Gerisi, yani ülkeyi kimin yönettiğinin ya da iradenin kimin elinde olduğunun bir önemi yok…

Mili Eğitim Bakanı Arabacıoğlu Hala Sultan İlahiyat Koleji törenindeki konuşmasında, sınavlarda eğitim bakanlığı müfredatının kullanıldığını söylemesine rağmen daha sonra “ben orada kendimi yabancı hissettim” dedi...

Yani oradaki tüm konuşmam “yağlama” üstüne kurgulanmıştı demek istedi…

Kısacası yorum bile yapmaya değmez…

İçişleri Bakanı Teberrüken Uluçay ise geçtiğimiz hafta Serhat İncirli’nin program konuğuydu...

Konuşmasının bir yerinde, ülke sorunları ve sistemsizliğin sona ermesi için kökten çözüm, Kıbrıs sorununun çözümüdür derken, bir yandan da tipik kabinedeki ağız birliğine uyarak, “biz içimizde düzenleme yapamaz mıyız, neden olmasın” dedi...

Sol gelenekten gelen vekiller KKTC’ye inanmadıklarını açıkça söyleyemeseler de, kapalı kapılar ardında yüksek sesle bunu vurgularlar…

Diğer bir yandan ise, Federal bir Cumhuriyete inançlarını sürdürdüklerini açıklarlar…

Ancak hükümete gelir gelmez tüm söylediklerini yutarlar ve “KKTC” aşkıyla devletlerine sahip çıkarlar…

Sorun ve çare ortada...

Peki, eksik olan ne?

Hedef mi, cesaret mi?

Yoksa Drogba mı?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.