1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. “El zanaatları yok oluyor”
“El zanaatları yok oluyor”

“El zanaatları yok oluyor”

Kıbrıs kültürünün bir parçası olan el zanaatları albenisini yitirdi.

A+A-

Duygu Alan

KKTC’de bir zamanlar evlerimizin baş köşesinde yer alan Kıbrıs kültürünün parçası el zanaatları günümüzde çok da tercih edilen eşyalar arasında yer almıyor.

Ülkemizde uzun yıllar ürettiği el zanaatlarını satarak geçimini sağlayan ustalar ise şimdilerde mesleğini sadece kültürü yaşatmak adına yapıyor.

El zanaatları ustaları, Havadis’e konuştu.  Ustalar, el zanaatlarının yok olmaya doğru gittiğini söyleyerek bu durumdan büyük üzüntü duyduğunu kaydetti.

Ustalar ortak çağrı yaptı

Kıbrıs tipi hasır sandalye ustası Dillirgalı 62 yaşındaki Besim Doğmaz, seramik sanatçısı Girneli Hasan Eminağa, hasır sepet ustası Yayla köylü 61 yaşındaki Haşim Hüssam ve dere çöpünden kalıp üreterek el sanatını yaşatan Tepebaşılı Gamer İyikalp, topluma “El sanatlarımıza sahip çıkalım, kültürümüzü yaşatalım” çağrısı yaptı.

El zanaatı ustaları, bu hususta başta evebeynlere büyük görev düştüğünü belirterek “Kültürümüzün yaşatılmasında biz zanaatçılardan ziyade ailelere büyük görev düşmektedir. Anne ve babalar çocuklarını bu yönde aşılamalarıdır” dedi.

Doğmaz: Kültürümüze sahip çıkalım

Dillirgalı 62 yaşındaki Besim Doğmaz, ustası Hasan Gurracı’dan öğrendiği Kıbrıs tipi hasır sandalye işini 12 yaşında öğrendi.

Uzun yıllar Kıbrıs tipi hasır sandalye üreterek geçimini sağlayan Besim Doğmaz, yıllar içerisinde hasır sandalyelere ilgi azaldığından ailesinin geçimini sağlamak için Kıbrıs tipi hasır sandalye işinin yanı sıra şoförlük, inşaat işçiliği, hayvancılık gibi işler de yaptı.

Evli ve üç çocuk babası Besim Doğmaz, Havadis’e yaptığı açıklamada, el zanaatlarının artık unutulmaya yüz tuttuğunu, yıllar içerisinde insanların el emeği göz nuru üretimden vazgeçtiğini ve sanayi üretimine yöneldiğini söyledi.

“Artık kime el emeği göz nuru ürünleri satın almayı tercih etmediği gibi el zanaatını da geliştirmiyor” diyen Doğmaz, ebeveynlere, “Çocuklarınızı el zanaatlarına yönlendirin” çağrısında bulundu.

41 yıldır aralıksız üretiyor

Girneli Hasan Eminağa, İstanbul Tatbiki Güzel Sanatlar Seramik Bölümü’nden mezun olduktan sonra Kıbrıs’a döndü.

Üniversitede aynı bölümde okuduğu arkadaşı Tomrul Tomgüsehan ile birlikte Girne’de bir seramik atölyesi açtı.

İki arkadaş, 41 yıldır seramik üretiyor, geçimlerini yalnızca bu işten kazandığı para ile sağlıyor. Seramik sanatçıları Eminağa ve Tomgüsehan sahibi oldukları Dizayn 74 Pottery isimli seramik atölyesinde ürettiği seramik ve çömleklerde Kıbrıs motifleri kullanıyor.

Seramik sanatçıları Hasan Eminağa ile Tomrul Tomgüsehan, Girne’de faaliyet gösteren Dizayn 74 Pottery isimli seramik atölyesinde hem üretiyor hem de Güzel Sanatlar eğitimi alan öğrencilere staj veriyor. Hemen hemen tüm festivallere de katılan seramik zanaatçılarının tek amacı Kıbrıs kültürünü yaşatmak.

Hasan Eminağa, el zanaatlarının yok olmaya doğru gittiğini söyleyerek bu durumdan büyük üzüntü duyduğunu kaydetti.

Bir toplumun varlığını devam ettirmesinin koşullarından birinin de kültürünün yaşatılması olduğunu söyleyen Hasan Eminağa, topluma “Kültürümüze sahip çıkalım” çağrısında bulundu.

Eminağa, evebeynlere de çağrı yaparak, “Kültürümüzün yaşatılmasında biz zanaatçılardan ziyade ailelere büyük görev düşmektedir. Benim anne babalara çağrım çocuklarını bu yönde aşılamalarıdır” dedi.

Hüssam: Daha sağlıklı, daha kullanışlı

Yayla köylü 61 yaşındaki Haşim Hüssam, geçimini yıllarca hasır sepet işinden kazandı. Hasır sepete ilgi azalınca Hüssam, geçimini sağlamak adına başka işlerde de çalıştı.

Halen küçük yaşta annesinden öğrendiği hasır sepet işi yaparak hem ek gelir sağlayan hem de kültürü yaşatan Haşim Hüssam, toplumu, kültürüne sahip çıkmaya çağırdı.

“Plastik çıktı, hasır sepete rağbet azaldı” diyen Hüssam, şunları söyledi: “Eskiden hasır sepetler kullanılırdı. Hasır sepetlerle portakal taşınırdı, mutfakta sebzelik olarak kullanılırdı. Ama zaman içerisinde hasır sepetlerin yerini plastikler aldı. Plastiklerin görünüm açısından hasır sepetlere göre albenisi yüksek olabilir ama hasır sepetler çok daha kullanışlı ve sağlıklı. Hasır sepette muhafaza edilen meyve ve sebzeler çürümez, çünkü kamıştan yapılan bu sepetler sebze, meyvenin ihtiyaç duyduğu oksijeni sağlar. Hasır sepetler kolay kolay kırılmaz, çürümez ve yıllar geçse de görünümü değişmez. Benim gençlere tavsiyem hem kültürü yaşatmaları hem de daha uzun ömürlü ve sağlıklı ürün kullanmış olmaları için hasır sepetleri tercih etsinler.”

İyikalp: Gençlerimizi el sanatlarına yönlendirelim

Dere çöpünden üretilen kalıpların yerini şimdi plastikler aldı. Günümüzde dere çöpünden üretilen kalıpları kullanan neredeyse yok denecek kadar az.

Tepebaşı köyünde ikamet eden Gamer İyikalp, hem el sanatlarını yaşatmak hem de evinin geçimine maddi katkıda bulunmak amacı ile dere çöpünden kalıp üretiyor. Ürettiği kalıpları evinde ve katıldığı festivallerde satışa sunuyor.

İyikalp, Kıbrıs kültürünün yok olup gitmesinden büyük endişe duyuyor.

Gamer İyikalp Havadis’e yaptığı konuşmada, Kıbrıs kültürünün giderek yol olduğunu söyledi ve topluma “kültürümüze sahip çıkalım” çağrısı yaptı.

İyikalp, kültürü yaşatmanın yolunun kültürel değerleri gelecek nesillere aktarmak olduğunu belirterek, gençlerin Kıbrıs kültürüne ait el sanatlarına yönlendirmek gerektiğini söyledi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.