1. YAZARLAR

  2. Eşref Çetinel

  3. Emine hocanım
Eşref Çetinel

Eşref Çetinel

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Emine hocanım

A+A-

Sabahın erken saatlerinde gazeteleri alırsınız, merakın aceleciliğinde sayfaları çevirir haberleri kovalarsınız. Ve bir yerlerde görüp okuduğunuza takılırken, ağzınızdan gayri ihtiyari “vah bîçare” sözcüğünü koyuverirsiniz… Ben hep öyle olurum. Ne zaman bir tanıdığımın, bir arkadaşımın ölüm haberini yahut duyurusunu görsem, bilmiyorum neden ilk tepkim “vah bîçare” sözü olur. Çaresi olmayan ölüm karşısındaki çaresizliğimin seslendirmesi mi yoksa alışkanlık mı bilemiyorum.

Nitekim geçtiğimiz gün de yıllarca Mağusa’nın Gazi İlkokulunda birlikte çalıştığımız Emine hocanımın ölüm haberini gördükte, anlatamayacağım acının sızısını duyarken ayni sözler çıktıydı ağzımdan… Üzüldüm ne kelime… Hani hissedersiniz. İçinizde “tık” diye bir şeyler kopar… Kafanız bulanır, korkunç bir keder sarar sizi.

Emine Turhan Turkan’ın, benim için çok değerli Müdürüm Turhan Zihni’nin karısı öğretmen Emine Hanım’ın ölüm haberini gördükte, ilk refleksim yine öyle oluverdi… Çaresizliği yine “vah bîçare” sözümle koyuverdim…

BİR ÖMÜR İŞTE: Onlar tam altmış yıldır hiçbir karı kocaya nasip olmayan bağlılıkla yaşıyorlardı. Bir gün bile birbirlerinden ayrılmadan, birbirlerinin ellerini bırakmadan, ne sevinçleri ne tasaları bir an bile ayrı ayrı yaşamadan. Çünkü onlar ayni mesleğin iki emekçi insanıydılar. Karı koca öğretmendiler. Hep ayni okullarda köy köy, kent kent birlikte görev yaptılar. Ve günü geldiğinde birlikte emekliye ayrıldılar.

Tam kırk yıl. Kırk yıl birlikte öğretmenlik yaptılar ki işte size bu memlekete karı koca olarak toplamda seksen yıl hizmet vermiş iki emekçi insan.

Fakat artık bu memlekete kırk yıl öğretmen olarak hizmet vermiş Emine hanım yok ama. Turhan Zihni altmış yıllık hayat arkadaşını kaybetti.

BİR ÖMÜR İŞTE: Gazi İlkokulunda müdürüm de olan Turhan bey’le Emine hocanımı tutun ki 1974’lerden beridir tanıyorum. İnanır mısınız, kırk yıllık meslek hayatlarında kimselere minnet etmeden, el etek öpmeden, makam koltuk peşinde koşmadan, dalkavukluk yapmadan, öğretmenlik mesleğine fiskelik leke sürmeden sürdürtmeden, politikayı kendilerinden hep uzak tutarak yaşayan bu iki insanı tanıdığım, uzun yıllar birlikte çalıştığım için kendimi talihli hissediyorum…

Ki Turhan Zihni her zaman okula öğretmenlerden önce gelirdi. karısı Emine hocanımını da birlikte taşır, sabahın karanlığında okulda olurlardı. Emine hocanım o erken saatlerde bile yüzünden hiç eksiltmediği gülüşleri ile “görün Eşref bey derdi, görün. Yine bu Turhan sabah sabah beni okula getirdi, daha kimse yok!” Ve ünlü kahkahasını atardı… Bilirdi ki Turhan bey için meslek ciddiyeti ile kuralları uygulamak bırakın inancı, imandı…

Bu nedenle karısı da olsa Emine hocanıma okulda olduğu sürece diğer öğretmenlerden tırnak kadar farklı muamelede bulunmazdı. Aksine “karısına hatır ediyor” demesinler diye bazen hocanımı zora bile sokardı…Bir erkek çocukları olduydu. Şimdi mimar olan Zihni Turkan. Emine hocanım oğlundan söz ederken hep “bizim Zihni” der, gözleri sevgi ile parlardı…

Allah rahmet etsin. Söylenip yazılacak neler yok ki. Elbet yine yazarız da hemen vurgulayalım.Bu memleketin eğitimine karı koca olarak toplamda seksen yıl hizmet vermiş bu iki eğitimciden biri olan Emine hocanım öldükte en azından Eğitim Bakanlığının bir taziye mesajı yayımlamasını, cenazeye bir demet çiçek göndermesini yahut Bakanlığı temsilen bir görevlinin cenazeye katılmasını beklemez miydiniz?

Vallahi yapmadılar! Hatta rasgele bir başka cenaze için orada bulunan Başbakanla ekabir, ayni anda defnedilecek iki cenazenin aile ve yakınlarına yaklaşıp başsağlığı bile dilemediler! Bravo be!Her neyse, Emine hocanıma Allah’tan rahmet Turhan Zihni arkadaşıma baş sağlığı ve sabırlar dilerim…

*****
POLİTİZE OLMAMIŞ UZMANLARIMIZ KONUŞMALIDIRLAR

Son günlerde muhalefet cephesi TC Büyükelçisi Akça’nın alınan tedbirler nedeniyle KKTC ekonomisinin iyiye gitmekte olduğuna yönelik açıklamasını kıyasıya eleştirirken, bu konuda Sendikalardan da destek almaktadır. Özellikle CTP bunun gerçekle ilgisi olmadığını söylerken soruna siyasi çözümsüzlüğü de katmaktadır ki çözüm anahtarının kendi iktidarları olduğunu hatırlatarak.

Muhalefet elbette ki muhalefetliğini yapacaktır. Fakat yanılıyor muyuz bilemeyeceğiz ama bu “eleştirilerin” boşlukta bırakıldıklarını zannediyoruz. Mesela CTP genel sekreteri Akansoy son günlerde “iki toplumlu, iki bölgeli, kurucu iki devletten oluşan, siyasi eşitliğe dayalı bir federal sistemi” içeren çözümden söz ediyor. Önerisini sık sık tekrar ediyor ki her işittikte, “bu memlekette bunun aksini söyleyen mi vardır” diyoruz! Çünkü başından beridir Türk tarafının savunduğu çözüm, esasında “Kuzey’le Güney” gerçeğini çakan, kesinlikle siyasi eşitliği öne çıkaran böylesi bir çözümdür? Buna karşılık yıllardır genelde toplumca kabul gören bu çözüm esası ortada iken siyasi partiler sırf birbirlerine iktidar muhalefet şerhi koymak için bazen Ali bazen Veli kılığına girip kavga etmektedirler! Sonuçta tümden Rum’a fatura edilmesi gereken uzlaşmazlık, bu nedenle bünyesel anlaşmazlığımız haline getirilmektedir!

Kısaca: O Rum liderliğini Annan planı da CTP’li Talat da ikna edemediydi diyelim…

EKONOMİYE GELİNCE: Rum’un durumu ortalarda. O ekonomiye gıpta ile bakıyorduk kriz yaşıyorlar. Bizim ekonomimiz ise siyasi partiler ve sendikalar arası çekişmelerde değerlendiriliyor. Akça devreye girdikte, Tatar açıklamalar yaptığında “doğruları söylemiyor” tepkileri görmektedirler.

O halde başta Türk Ticaret Odası’nın, Politize olmamış ekonomistlerimizin dünya ahvalini de dikkate alarak ekonomide nerede ve nasıl olduğumuzu konuşmaları, açıklamaları gerekmektedir. Buna ihtiyacımız vardır çünkü bugünkü kadar “battık mahvolduk” lafları hiçbir devrede işitilmedi yaşanmadıydı. Halkı fena etkiliyor bezdiriyor. Eğer varsa doğruları söyleyecek babayiğit, söylemelidir diyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.