1. YAZARLAR

  2. İsmet Kotak

  3. Emrin olur Hristo!
İsmet Kotak

İsmet Kotak

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Emrin olur Hristo!

A+A-

Cenevre görüşmelerinin arefesinde kendi “Milli Konseyini” toplayan Hristo, önce temelli “Türk Önerilerini” inceletti ve geri çekilmesi gerektiğini açıkladı. Sonra da isteklerini sıraladı:

1.”Türk tarafı,”Oluşturucu devletlerin” de garanti kapsamına alınmasını istedi; Garantileri tümden kabul etmiyoruz”.
2.”KKTC sahillerinin daraltılması ve Karpaz’ın iadesi gerekir”.
3.”Türk tutumu değişmediği takdirde Cenevre görüşmesini bu koşullar altında kabul etmem olanaksızıdır. Ancak  görüşmelerin devamından yanayım.”

Şimdi patron Hristo bunları dizdi. Çırağı Stefanos Stefanu Türk önerilerinin daha önceki anlaşmalara uyumlaştırılması gerektiğini gözlere soktu. Nufus sayımı istedi, Türkiye-AB Protokolünün 10 ncu maddesinin uygulanması koşulunu koydu.
Cenevre’ye giderken tablo bu. KKTC Cumhurbaşkanlığı uzun bir çalışmadan sonra basına yapılan açıklamaya göre “Çözümün iki devlet temeline dayalı” olmasını ortaya koydu. Federal yapıyı oluşturacak olan iki “Oluşturucu Devletlerin” egemenlik hakları olacak, federal yapı için yetkiyi bu iki oluşturucu devlet verecek, geriye kalan (Artık yetkiler) iki oluşturucu devlette kalacaktır. Oluşturucu devletlerin Uluslararasında  anlaşma yapma hakları bulunacak; buradan hareketle federal yapı zayıf bağlara sahip merkezi yönetim nitelemesine uygun olacak; Garanti Antlaşması aynen devam edecektir.

Ayrıntıda boğulmak istemem. ”Milli Konsey’de” bizim aldığımız kararlar ortaya “Manifestoyu” çıkardı. Bu manifestodan kıl payı gerilemek yok. Çünkü artık Kıbrıs topraklaırnı değil, Kıbrıs’ı çevreleyen denizleri de korumak ve kollamak konumundayız. Hele Türkiye ile Kıbrıs  arasındaki deniz, bizim için iç denizdir. Orada kimsenin horozu ötemez. Ötmemelidir.

Şimdi bunları yazdıktan sonra Hristo’ya dönmek isterim. Çünkü güneyde esen rüzgâra  bakarak, önce Türkiye’ye sonra da KKTC’ye dayatmaya kalkmak devri çoktan geçti. Hristo, Kipriyanu’nun hatasına düştü.

Anınsatmak istiyorum. Milli Lider  Denktaş ile Kipriyanu uzun süre görüşmüş, ortaya bir tablo çıkmıştı. İş Newyork’ta bağlanacaktı. Her iki Lider Newyork’a Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin başkanlığındaki toplantıya katıldı. Denktaş  sorulduğunda “Hazırlanan metin üzerinde %98 anlaşmaya vardık. Geriye kalanı da konuşacağız” demişti. Rum Lider Kipriyanu “Henüz anlaşma yok; Kıbrıs’ a dönüp danışma yapacağım. O zaman gelirim” dedi.

Kipriyanu, Kıbrıs Rum Lideri olarak Kıbrıs yerine Atina’ya uçtu. Orada konuyu ve belgeyi tartıştı. Bana göre talimat aldı ve sakladı. Yunanistan anlaşmayı reddetmişti. Fakat Atina yerine Lefkoşa Rum Liderliğinin açıklamasını plânladılar. Bunun üzerine Kipriyanu Newyork’a dönmedi Kıbrıs’a uçtu. Rum  Ulusal Konseyini topladı, bilgi verdi. Ortak  katkı ile hazırlanan ve  Türkiye ile Milli Lider Denktaş’ın % 98’ini kabul ettiğini açıkladığı antlaşma taslağını reddettiğini BM Genel Sekreterine bildirdi.Anlaşma suya düştü.KKTC Temsilcisi ve Milli Lider Denktaş gereken açıklamaları yaptı ve Kıbrıs’a döndü.

Hani sık sık Denktaş’a “Mr No” diyen dangalaklar var ya, bu tarihi gerçeği anımsatarak, Rumların şimdiki tutumlarına bakarak, Cenevre’de ortaya çıkacak olumsuz  tablonun Türkiye ve KKTC’ye mal edilmemesi gerektiğini peşinen işaret etme gereğini duydum. Çünkü Hristo, verilmeyecek ödünlerin peşindedir. Bunun arkasında da Yunanistan vardır. Yunan Başbakanı Papaandreu, yeri olmadığı hâlde Erzurum’da “Türk Ordusu Kıbrıs’tan çıkmalıdır” diyerek boşuna efelenmedi. Hristo, boşuna “Garanti anlaşmasını” peşinen reddettiğini açıklamadı. Kleridis’in ilk kez ortaya attığı “Rumlara daha fazla sahil bırakılması” konusunu yeniden boşuna canlandırmadı. Karpaz ödününü bunun için dillendirdi. İki devletli yapıyı da “Yeniden doğuş” formülünü reddetme bahanesi olarak algılamaktadır. Oysa “Federal yapı” için en az iki “Devlete” gereksinim vardır.

Hristo,KKTC içindeki olaylardan yararlanmak istemektedir. Burada mukavemetin yıkıldığını kabul ediyor. Bunu kendinden öncekiler de hayal etmişlerdi. Hristo,Cenevre’de BM kıskaçından kaçmak için olay yaratma peşindedir.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.