1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. En azından “düşünseler” yüreğim yanmaz!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

En azından “düşünseler” yüreğim yanmaz!

A+A-

Ekonomist değilim; önceden uyarayım.  Ama iyi bir gazete okuruyum.

Dünyadaki birçok gelişmeyi de yakından izlemeye çalışırım. IMF’nin Fransız patronu Christine Lagarde, İngiltere’ye, “yatırımlarınızın artmasını istiyorsanız, faizleri indirin” çağrısını yaptı.

Aslında bu çağrıdan önce, İngiltere’nin böyle bir planı vardı.

Neden faizler indirilmeli?

Çünkü Madam Lagarde, “faizler inerse yatırımlar artar, ev alımları yükselir” diyor.

Nasıl yani?

Şimdi; KKTC’de bir bankaya gidin ve size yüzde 35’ten hatta yüzde 45’ten faizle borç versinler.

“Hayır efendim, yok öyle bir faiz uygulaması” diyecekler…

İndirdim!

Yüzde 20 yaptım. Hatta yüzde 15’e çektim…

Nice banka kılıklı tefecilerimiz var ki yüzde 250’lerde faiz uyguladıkları belgelendiği halde, hâlâ her yazılan habere avukatlarıyla hücuma geçiyorlar. İsim vermedim! Vermem de! Uğraşamam bu kişilerle çünkü. Değmez… Çok uğraşırsak, yarın binalarının önüne her bayram yaptıkları gibi koskocaman bir Türk bir de KKTC bayrağı çekerler, meseleyi kapatırlar…

Bu ülkede, hangi yatırımcı, yüzde 20 ile borç alacak; sonra da faizi ödeyebilecek?

Kâr oranı ne kadardır ki? Ne zaman kâra geçecek ki?

İngiltere’de şu anda faiz oranları yüzde 0,5… Evet yanlış okumadınız, yazı ile yüzde sıfır nokta beş… Ya da binde beş… (Mortgage faizleri ise yüzde 5 civarında…)

Ama Lagarde diyor ki, “Yetmeeez! Sıfıra çekeceksiniz! Evet sıfıra çekeceksiniz ki borçlanma masrafları düşsün, yatırımcı rahatlasın”…

Peki, böyle bir durumda kaybedenler olmayacak mı?

Olacak tabii ki!

Kim kaybedecek?

Bankada çok parası olanlar; tasarruf yapanlar! Zenginler canım!

Faiz zenginleri ve tefeciler ortadan kalkacak… Yatırımcı olmak zorunda kalacaklar.

Haaa bir de bankalar kaybedebilir… Ama onlar da yatırım yapsınlar! Tutan mı var! Zaten yapacaklar !Başka şansları yok!

Lagarde’ın İngiltere’ye bir uyarısı daha var…

Geçici de olsa vergileri düşüreceksiniz ve harcamaların artmasını sağlayıp, ekonomiyi canlandıracaksınız.

Nerelerde mi vergi kesintisi yapılacak?

Lagarde’ın yanıtı hazır:

“Örneğin KDV ve Ulusal Sigorta oranı (bizdeki sosyal sigorta kesintisi)”…

KKTC’de de mutlaka bir şeyler yapılması lazım. Faiz Yasası yeterli değil – zaten çalışmadığı da ortada.

Petrol Dolum Tesisi diyerek, karanlık ve yasadışı işlerle uğraşmak yerine; özellikle iyi maaşla insan istihdam edilebilecek yatırımların desteklenmesi – teşviklenmesi lazım.

Aslında yapılmıyor değil. Yapılıyor ama kimse yanlış anlamasın, bu teşvik ve yatırımlar daha çok Türkiyeli yatırımcılara yarıyor.

Son dönemlerde sayıları az olsa da, birçok alanda ciddi yatırım yapan iş adamları veya kadınları yok değil.

Bunların ürettiklerini – ya da patates ve narenciyeyi – çok daha iyi koşullarda değerlendirebilmek için yırtınmak – dövünmek lazım.

Yırtınmak ve dövünmek için işe konsantre olmak şart.

Bizde şu anda hükümet partisinin işine konsantre olamadığı gayet açık bir şekilde görülüyor.

Ulusal Birlik Partisi (UBP) kendi içindeki kavgaya odaklanmış durumda. Kilitlendiği gayet açık bir şekilde görülüyor.

Örneğin ben başbakan olsam, ilk yapacağım şey, Mersin Gümrüğü’nde açlık grevi olurdu.

Ben Sanayi ve Ekonomi Bakanı olsam, Yeşil Hat ve Doğrudan Ticaret Tüzüğü sonuna kadar çalıştırılsın diye, AB yetkililerini sürekli rahatsız ederdim.

Otururdum, sabahlara kadar “be arkadaş, bu badadezi acaba kendi otellerimizde değerlendiremez miyiz?” diye düşünürdüm.

Plajlar açılıyor… Kızarmış patatese bayılmayan mı var?

Kampanylar planlardım! Patates kızartması! Portakal suyu! Taze sıkılmış! Meda – zori!

Kola ve bira şirketleriyle anlaşırdım – teşvik verirdim – “bira – çips alana ikincisi bedava” ya da ne bileyim “plaj bileti bedava” falan derdim.

En azından “düşünürdüm” bir şeyler yapamasam bile!

Ama bizimkiler; partinin başkanı kim olacak; petrol dolum tesisinden kim nemalanacak kavgasıyla; belediye başkanı yeme operasyonlarıyla uğraşmaktan iş yapamıyor! Yapmıyor!

Biz de usanmadan yazıyoruz; İngiltere’yi falanı soruyoruz!

Adamlara “Lagarde kimdir, Euro nedir?” desek; “UBP başkanlığına onlar da mı aday?” diye korkacaklar.

Ya da “gelsinler, onlara da arazi verelim, petrol dolum tesisi kursunlar” diyecekler!

Üzgünüm… Biz seçtik, evet! O da doğru!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.