1. YAZARLAR

  2. Aysu Basri Akter

  3. Ercan'da Son Durum!
Aysu Basri Akter

Aysu Basri Akter

Yenidüzen Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ercan'da Son Durum!

A+A-


Ercan Havalimanı’nın özelleştirilmesi konusu uzun süredir gündemde.

Maliye Bakanı Ersin Tatar da önceki hafta yaptığımız röportajda, özelleştirmelerde önceliğin Ercan’a verileceğini ve bunun de yap işlet devret modeline göre gerçekleştirileceğini açıklamıştı.

Buna göre, havalimanında kapasite artırımına gidilecek ve hizmet alımları çağdaşlaştırılacak.

Ercan Havalimanı’nın yeterli olduğunu ya da mükemmel işletildiğini iddia edemem.

Ancak burada sorulması gereken önemli sorular var;

Ercan’ın kapasitesi artırılırken, aynı şekilde, havalimanına gelecek olan ve bu hizmetlerden yararlanacak yolcu kapasitesini de artırmak gerekiyor. Bunun için de bugüne kadar yapılanın aksine, planlı programlı hareket edilmesi şart.

Bu yapılacak proje, yani bu girişim temel amaca hizmet edecek mi?

Maliye Bakanı’nın yap işlet devret modeliyle ilgili söyledikleri, ihtiyaç duyulan yatırımın öncelikli olarak Türkiyeli işadamlarından karşılanacağını ortaya koymuştu. Dün de basında yer alan haberler, son gelişmelerin de bu yönde seyrettiğini bir kez daha teyit ediyor.

Ancak burada da sorulması gereken önemli bir konu var;

Türkiyeli işadamları burada yatırım yapmaya, özelleştirmelerde paydaş olmaya davet edilirken, acaba yerli yatırımcılar için ne yapılması düşünülüyor?

Ticaret Odası Başkanı Günay Çerkez, her fırsatta tekrarlıyor;

“Özelleştirmelerin Kıbrıs’ın koşullarına uygun yapılması gerekir.” Sadece fazla parayı verenin koşulsuz şartsız ihale alacağı yöntemlerin, buradaki yerli sermayenin önünü keseceğini, hatta orta vadede yok oluşuna zemin hazırlayacağını söylüyor.

İş dünyasının kurumsallaşmada, gelişimde yaşadığı eksikler gözler önünde.

Güney ile Türkiye arasında sandviç etkisiyle sıkıştırıldığı ve ciddi sıkıntılar yaşadığı, bunların daha da artma potansiyeli taşıdığı da bir gerçek.

Şimdi mali protokolde de yer aldığı şekilde, eğer devlet havalimanı özelleştirilecekse, ya da içindeki duty free shoplardan kafelere, pistten yer hizmetlerine kadar, her hizmet yap işlet devret modeli ile çalıştırılacaksa, bunun için gerekli yasaların neden hala meclisten geçirilmediğini de sormak gerekiyor.

Ve önemli bir soruyu da atlamamak gerekiyor;

Bu özelleştirmeler ya da farklı modeller uygulanırken, sadece Türkiye sermayesi odaklı mı düşünülüyor?

Yoksa yerli sermayenin de önünü açacak, geliştirecek modeller üzerinde çalışılıyor mu?

Bu özelleştirmeler gündemdeyken, iki sermaye gücünün birleştirilmesi de teşvik ediliyor mu?

Türkiye yasalarına göre, Türkiye’de TC kurum ve vatandaşları dışındakiler örneğin havayolu şirketi kuramıyor.

Peki nasıl oluyor da dünya ekonomileri içinde önemli bir güç elde etmiş bir ülke kendini böyle korurken, izolasyon altında gelişmemiş bir ekonomi bu kadar korunmasız şekilde dev güçler karşısında savunmasız bırakılıyor?

Nasıl oluyor da Türkiye’de kendi vatandaşı dışında kimse havayolu şirketi kurulamazken, burada devletin tek havalimanına kendi bu kadar kolay teşvik edilerek sahip olabiliyor?

Üstelik bütün bunların amacı Kuzey Kıbrıs ekonomisini geliştirmek hedefiyle yapılırken.

Kendi öz sermayesini geliştiremeyen hangi ülke ekonomisini geliştirebilmiş ki?

Zarar eden hiçbir kurumun zarar pahasına beslenmesini kimse savunamaz. Ancak mevcut değerini belirlemeden, şeffaflık ve adillik ilkesini yıkarak peşkeş çekilir bir edayla devredilmesi de kabul edilemez.

Hükümet bu konudaki sorumluluğunu yerine getirmeli ve atılacak adımları şeffaflık temelinde atmalı.

Adalet temelinde hareket etmeli ki, bugün verilecek her kararın, atılacak her adımın bir de yarını olacak.

Kaynak: Yenidüzen Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.