1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Erdal Andız anılarını yazarsa…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Erdal Andız anılarını yazarsa…

A+A-

   Yörede emsaline artık az rastlanan geniş bahçeli,  tek katlı Köşklüçiftlik evinin gancellisi üzerinde “Dikkat! Tehlikeli Köpek” levhası… Aldırmadan açık gancelliden içeri girdim. Limon ağaçlarının sonundaki evin kapısı da açık. Holün solundaki aralık kapıyı ittiğimde Erdal Andız’ın içten tebessümüyle karşılaştım. Bahçeye bakan penceresinden geldiğimi görmüştü.  Zayıflatmaya asla niyetli olmadığı iri gövdesini rahat koltuğuna yaymış, bilgisayarıyla meşguldü. 

   “Dikkatli şekilde yürüyerek yanına geldim ama tehlikeli köpeğe rastlamadım” dedim. Ünlü kahkahalarından birini patlatarak “o tehlikeli köpek benim. Ama korkma, artık dişlerim döküldü” dedi. Eski dost Andız, sadık okurlarımdandır. Çoğu kez telefonla arar ve irdelediğim konuya ilişkin görüşlerini iletir. Düşünce, deneyim ve espri dünyası çok zengin. Her görüşmemizde mutlaka birkaç yazı konusu çıkar. Bakın, şimdi bir yazı daha çıktı işte. Hem de öznesi bizzat Erdal Andız olan bir yazı… 

   İçerdiği yerel konular nedeniyle ilgisini çekeceğine inandığım son kitabım “Dere Tepe Kıbrıs”ı elimden alırken, “işte beklediğim kitap. Şimdi ilk kez sana açıklıyorum. Anılarımı yazmaya karar verdim” dedi. “Öyleyse bu bağlamda en büyük baskıyı sana ben yapacağım” dedim. Anılarını yazma gerekçesi de toplumumuzdaki  vefasızlığın ve hafızasızlığın yaygınlaşması. Esprili tarzıyla anlattı… Birkaç gün önce ziyaretlere çıkmış. Nereye gittiyse ‘ben Andız… Erdal Andız” diye takdim etmiş kendini… Tıpkı majestelerinin ajanı 007’nin “ben Bond…  James Bond” şeklindeki havalı takdimi gibi… “Kimse beni tanımadı yahu, olacak şey mi bu?” dedi.

   Erdal Andız’ı tanımamak… Onu gerçek tanıyanlarına sormalı. Yakın tarihimizin çok önemli evrelerinde misyonlar yüklenmiş, tarihi kulislere tanıklık etmiş bir aydınımız. Her dem örgütçülüğüyle öne çıkan, bir zamanların siyaset ve eğlence karargâhı Saray Otel’e unutulmaz müdürlüğüyle damgasını vuran, Sabri Orient’te restorancılığa bambaşka bir hava katan, ülkemizdeki kumar sektörünün gelişmesine işletmeci ve Kıbrıs Türk Casinocular Birliği başkanı olarak imza atan, bir ara siyaseti ve köşe yazarlığını da deneyen, önemli kişilerin yakın dostu ve sırdaşı, kulisçiliğin kitabını yazan akil adam… Dönemin UBP Genel Sekreteri Enver Emin “bu Erdal’ı artık poker masasından kaldıralım” deyip ona bir zamanların yüksek tirajlı “Birlik” gazetesinde köşe açmıştı. Esprili yazı yeteneğini orada kanıtlayan Andız, bir ara da Alper Orhon’un etkisinde fiili siyasetçiliğe özenir. Ne ki, kurtlarla başa çıkamaz ve geri plana çekilir. Erten Kasımoğlu’nun Andız’ın politik macerasını irdeleyen karikatürünü hiç unutmam. O karikatürde Andız Saray Otel’in tepsinden bir şahin gibi süzülmeye başlar, yere yaklaştıkça da mezelik pulya kuşuna dönüşür.

   Zamanın Sanayi ve Ticaret Bakanı Nail Asafhan bir gün telaşla Andız’a gelir. “Önemli bir maruzatım var. Denktaş seni sever, birlikte gidelim de söyleyeceklerime tanık ol” der. Denktaş’ı karanlık odada fotoğraf basarken bulurlar. Dürüst teknokrat bakan Asafhan “efendim dayanamıyorum istifa edeceğim. Bana durmadan rüşvet teklif ederler” diye içini döker. Başkanlık sisteminin lideri Denktaş karanlık odanın kırmızı ışığında başını kaldırıp bir bakar ve der ki: “Yahu Nail seni bakan yaptım ama sen bu işi haddinden fazla ciddiye aldın. Bana niye geldin? Git rüşvet önerenlerin icabına kendi inisiyatifinle bak” 

   Andız 60’lı yıllarda Ankara ODTÜ’de okurken Kıbrıslı öğrencileri örgütlemeye kalkışır. Niyetini açtığı Denktaş “iyi, örgütle de görelim” der.  Asafhan gibi o da işi çok ciddiye almıştır. Önce TMT andına benzer bir metin hazırlar, arkasından çakaralmaz bir tabanca bulur, bir de Kuran temin eder. Oluşturduğu örgüt evine gençleri çağırıp bayrak, kuran ve tabanca üzerine and içirmeye başlar. Derken kendini apar topar TMT bayraktarının huzurunda bulur. Komutan ona der ki; “TMT’nin olduğu yerde ikinci bir örgüt kurulamaz. Bunun cezası ölümdür.”

   Bunlar Andız’la ilgili aklıma gelen anekdotlar. Yakası açılmadık anılarını o güleç üslubuyla hele bir yazsın, görün bakalım neler olur!..  

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.