1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Erdoğan'dan 'uçuşa yasak bölge' açıklaması
Erdoğan'dan 'uçuşa yasak bölge' açıklaması

Erdoğan'dan 'uçuşa yasak bölge' açıklaması

Çin'de konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'nin Türkiye sınırının IŞİD'den temizlendiğini belirterek bu gölgenin uçuşa yasak bölge haline getirilmesi için çalıştıklarını söyledi.

A+A-

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, G-20 Zirvesi için bulunduğu Çin'den Türkiye'ye dönmeden önce basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, ABD Başkanı Barack Obama ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptıkları görüşme de Türkiye'nin 13. gününe giren Fırat Kalkanı Harekâtı soruldu. Erdoğan, Türkiye'nin desteklediği Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) güçlerini kastederek ılımlı muhaliflerle birlikte Azez-Cerablus hattının birleştirildiğini ve bu bölgeden IŞİD'in temizlendiğini söyledi. Erdoğan, "O bölgenin süratle uçuşa yasak bölge haline getirilmesi için çalışıyoruz. Sayın Obama’ya da, Putin’e de teklifim budur, koalisyon güçleriyle bu sağlanabilir. Mutabakat halindeyiz, süreci de böylece çalıştırıyoruz" dedi.

"Suriye'nin kuzeyindeki bu operasyonlarımız, Suriye'nin toprak bütünlüğüne Türkiye'nin bir müdahalesi değil, tamamıyla ilk etapta Cerablus bizim sınırımızdır. Cerablus'tan maalesef aylardır bizim topraklarımıza roketatarlarla atışlar yapılmaktadır. İşte en son bir düğünde ne yazık ki 14 yaşındaki bir çocuğun bedenine bombalar bağlanmak suretiyle düğünde patlatılmış ve bunun neticesinde 56 kişi ölmüştür, 100'e yakın da yaralı var. Bu ailelerin yaralılarını ziyaret ettim, hallerini gördüm. Dayanılır, katlanılır bir şey değil. Bu olay bizim için kesin bir başlangıç olmuştur.

Cerablus'a Suriye'deki Cerablus'un halkı olan ılımlı muhaliflerle beraber girdik ve o ılımlı muhaliflerle beraber girmek suretiyle Cerablus'tan DAİŞ'i atmış olduk. Şu anda Cerablus'ta DAİŞ yok, tamamıyla boşaltıldı oralar. Şimdi oraya Cerablus'un kendi insanı yerleşti. Nüfusu yaklaşık 100 bin olan Cerablus sakinleri, artık güle oynaya çocuklarıyla oraya yerleşmiş durumdalar. Bu arada yeni bir hamle de Kilis’in karşısında Çobanbey, Rai denilen bir bölge var. Oradan da girerek, yine ılımlı muhaliflerle girmek suretiyle 90 kilometrelik bölge de DAİŞ’ten temizlendi. Buralar Fırat’a kadar temizlenmiş durumda. Gerek bizdeki bulunan Suriyeli vatandaşlar, gerekse de iltica etmek isteyenler daha rahat bir şekilde orada yaşama imkânı bulacaklar. O bölgenin süratle uçuşa yasak bölge haline getirilmesi için çalışıyoruz. Sayın Obama’ya da, Putin’e de teklifim budur, koalisyon güçleriyle bu sağlanabilir. Mutabakat halindeyiz, süreci de böylece çalıştırıyoruz."

Halep'te ateşkes için işbirliği

Erdoğan'a, "Suriye’deki savaş konusunda Çin ve Türkiye arasında işbirliği var mı?" diye de soruldu. Erdoğan bunun üzerine şunları söyledi:

"Tabii ki Çin ile de görüşmelerimiz oluyor ancak fiili olarak bir işbirliği Çin ile söz konusu değil. Bölgede koalisyon güçleri ile bir işbirliğimiz var. Bunlar da daha çok NATO ülkelerinden oluşuyor. Rusya ile de özellikle Halep bölgesinde bir işbirliği çalışmasını gerçekleştiriyoruz. Bir an önce bölgede bir ateşkesin ilân edilmesi için çalışmanın içerisindeyiz. ABD, Rusya ve Türkiye dışişleri bakanlarımız çalışıyor. Kurban Bayramı öncesi bu ateşkesi temenni ederim sağlamak suretiyle Halep’i bu bombardımandan kurtarırız. Yaşam mücadelesi verenlere Kızılay ile yardımlarımızı ulaştıralım istiyoruz."

"Hâlâ katil Esed'in görevinde kalmasını savunmak utanç verici"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından diğer satır başları şöyle:

"Mülteci sorunu konusunda maalesef iyi bir sınav verilemedi, hâlâ da verilemiyor. Topraklarında 3 milyon mülteciyi barındıran Türkiye bu konunun en önemli muhataplarından biri."

"Antalya’daki zirvede Suriye’de 95 km uzunluğunda 40 km genişliğinde bir güvenli bölge oluşturulması gerektiğini tüm liderlere ısrarla söyledik."

"Suriye krizi yeni ülkelerin sahaya inmesiyle içinden çıkılmaz bir hâl almıştır. Suriye krizi, bir yandan ülke içinde can kayıpları ve terör örgütlerinin faaliyetleri, diğer yandan da tetiklediği sığınmacı dramıyla dünyanın kanayan yarası olmayı bugün de sürdürüyor. Batı ülkelerinin bilhassa sığınmacı sorununda takındıkları güvenlikçi ve hatta ırkçı tavır insanlık adına utanç vericidir. Şu an itibarıyla Suriye'de öldürülenlerin sayısı 600 bini aşmıştır. 600 bin insanın öldürüldüğü bir yerde hâlâ katil Esed'in görevinde kalmasını, durmasını savunmak bana öyle geliyor ki insanlık adına bizler için utanç vericidir."

"Türkiye dışarıdan yardım gelse de gelmese de mültecilere ev sahipliği yapmaya devam edecektir."

"FETÖ'ye karşı tüm dünyayı duyarlı olmaya davet ediyorum"

"Türkiye’nin 15 Temmuz’da yaşadığı darbe girişimi bir yönüyle terörizmin ilk defa görülen bir biçimidir. PKK, PYD, YPG, DAİŞ gibi örgütlerle mücadele eden Türkiye’de, 15 Temmuz’da, kendi ordusu içinde gizlenmiş, askeri üniformaya bürünümüş teröristler, milletimizin vergileriyle alınmış uçakları, tankı, topuyla kendi halkını öldürmeye tevessül etmiştir."

"FETÖ denilen bu örgütün, Türkiye dışında 170 ülkede daha faaliyet gösteren küresel bir şebeke olduğu unutulmamalıdır. Dini inanç, eğitim ve hayırseverlik gibi insani duyguları, ticari ilişkileri istismar ederek kendisine alan açan bu örgüte karşı tüm dünyayı duyarlı olmaya davet ediyorum."

"Terör örgütleri arasında ayrım yapan her ülke, zira teröristin iyisi kötüsü olmaz, teröristlerin hepsi lanetlidir, kötüdür, hiçbiri savunulamaz."

"Terör örgütleri arasında ayrım yaparak bir yerlere fatura çıkarılmak isteniyorsa, bumerang gibi dönüp o ülkeyi de vurur."

"DAİŞ'i, PKK'yı, PYD, YPG'yi, FETÖ'yü ayrı tutan anlayışı hep birlikte reddetmeli, tüm terör örgütlerine karşı ilkeli bir mücadeleyi derhâl başlatmalıyız. Biz, ne pahasına olursa olsun terörizmle mücadeleyi kararlı bir şekilde sürdürmekte kararlıyız. Gerek Cumhurbaşkanı olarak şahsım, gerekse hükümetimiz bu konuda kararlıdır. Türkiye'nin Cerablus Operasyonu bu konudaki kararlılığının ifadesidir. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ülkemizde ilân edilen Olağanüstü Hâl (OHAL) sadece, FETÖ yapılanmasıyla daha etkin ve süratle mücadele etme, bu doğrultuda gereken yeniden yapılanma çalışmalarını yürütme amacına yöneliktir."

"Dünyanın bir tarafında açlık, sefalet, yoksulluk, terör, baskı, şiddet kol gezerken diğer tarafının huzur içinde ilânihâye bir hayat sürmesi düşünülemez."

"Nimetlerin büyük bölümünü kendinde toplayan ülkelerin sıra külfet paylaşımı kısmına gelince eşitlik bahane ederek kaçması kabul edilemez."

"Çinli dostlarımızla yaptığımız görüşmede, Türkiye’nin tarihi ipek yolunu canlandırma projesinin desteklendiğini gördüm."

Kaynak: Al Jazeera

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.