1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. “Erenköy saldırısı Pan Hellenik’ti”
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

“Erenköy saldırısı Pan Hellenik’ti”

A+A-

Erenköy çarpışmalarının 47’nci yıldönümünde Türkler şehitlerini ve nice özveriyle örülü o inanılmaz toplumsal direnişi anarken, Rum tarafında da yine Erenköy olaylarına odaklı, Türkiye’nin saldırganlığına dair çığırtkanlıklar yapılıyor. Her yıl olduğu gibi…
  
Türkiye durduk yerde uçaklarıyla Rumların üstüne saldırıp ölüm yağdıran bir ülke olarak suçlanabilir mi? Onlar yaşananların gerçek nedenlerini örtbas ederek işte yine öyle yapıyorlar. Orada Rumların masum insanlara karşı başlattığı savaş vardı. Erenköy'de tutunmaya çalışan Türkler soykırımdan geçiriliyordu. Adım adım Türklerin kontrolündeki topraklar hakimiyetçi ve ırkçı bir zihniyetle ele geçiriliyordu. Türkler 1963 Aralık’ından itibaren 103 köyden silah zoruyla kovulmuşlardı. Ve sıra Dillirga bölgesindeki Türk köylerine gelmişti. O günlerde, terör lideri Grivas yönetimindeki bu kana susamış soykırımcıları hava operasyonuyla durdurmaya çalışan Türk Hava Kuvvetleri pilotlarından biriydi Yüzbaşı Cengiz Topel… Ki, uçağının isabet alıp düşmesinden sonra savaşın her türlü kuralına aykırı olarak işkenceyle Rum fanatikler tarafından öldürülmüştü. Tecrübesiz genç üniversitelilerin canına bubi tuzaklarıyla kastedilmesi ve insanların abluka altında gıdasız, ilaçsız ve susuz bırakılması da hiçbir savaş kuralıyla uyumlu değildi. 
  
Rum propagandacıların olumsuz şekilde teşhir etmeye çalıştığı Türk hava operasyonuna Grivas komutasındaki EOKA'cılarla Yunan askerlerinin başlattığı saldırılardan iki gün sonra, son çare olarak başvurulmuştu. Soykırım saldırılarının durdurulması için Ankara'nın yaptığı uyarılar ciddiye alınmamıştı. Masum kadınlar, çocuklar ve yaşlılar askeri eğitim görmemiş birkaç yüz üniversiteli genç tarafından savunuluyordu.
  
Kıbrıslı Türk üniversiteliler, 1963 Noel'inde başlatılan ENOSİS amaçlı saldırılar üzerine ailelerine yakın olabilmek için gizli yollardan Erenköy'e çıkmışlardı. Saldırgan Rumların egemenliğine geçen Kıbrıs'ın başka bir yerine de zaten ulaşamıyorlardı. Erenköy, öğrenimlerini terk eden bu gençlerin ayak basabilecekleri, Türk kontrolündeki tek toprak parçasıydı.
  
Rum ve Yunan kuvvetleri işte böyle naif ve gencecik bir topluluğu ve bu topluluğun savunmaya çalıştığı gariban köylüleri yok etmek için, düzenli bir ordu halinde ve ağır silahlarla saldırıya geçmişti. Bütün umutların tükendiği o son anda, ateş deryasının ortasında kalan bu insanları kurtarmak için düzenlenmişti Türk hava operasyonu. Sınırlı bir zabıta hareketi olarak…
    *          *         *    
  
Bir Ortodoks din öğretmeni olan Haralambos Haralumbu, Grivas'ın komutasında Erenköy saldırılarına katılan Rum gençlerinden biriydi o zamanlar. Adamın kaleme aldığı anılar Güney basınında yayımlandı. Trajedideki Rum-Yunan sorumluluğunu açıkça ifşa eden satırlar vardır Haralumbu’nun anılarında.
  
Bakınız arşivlere geçen anılarında Haralumbu neleri açıklıyor:
  
"Bölge komutanlığını ‘Horonis’ koduyla Pluton Kukulis adlı Yunan subay yürütüyordu. 1964 yılı temmuz ayının son günlerinde Yunan hükümetinin onayıyla bölgenin işgaline karar verilir. Bir hafta içinde tamamladığımız askeri yığınakla zırhlılar eşliğinde saldırıya geçtik. Harekâtımız iki gün boyunca çok iyi geçti. Biz sürekli ilerliyor, bizden zaten oldukça zayıf olan Türkler ise dar bir çember içinde geriliyordu. Ancak Türk savaş uçakları müdahale edince şoka uğradık. Uçaklara karşı aldığımız eğitim de işe yaramadı. Bizi Yunan subayları eğitmiş ve yönetmişti. Savaş yöresel değil, Pan Hellenik'ti. Elliden fazla şehidimiz arasında Yunanlı kardeşlerimiz de vardı. Onları da kutsal topraklara yabancı isimlerle gömdük."
  
Bir bölümünü sunduğum bu anılar, 1996'da Erenköy olaylarının 32'nci yıldönümünde Rum basınında çıkmıştı. Arşivimden sundum. Çarpışmalarda ölen Yunanlı kardeşlerini yabancı isimlerle neden gömmüşler?.. Yunanistan’ın o saldırılarda bilfiil yer aldığını saklamak için!..
    *          *         *
  
Bugünün kuşağı, Erenköy olaylarının gerçeklerini araştırırken Haralambu'nun değerlendirmelerini de göz ardı etmemeli.
  
Eğer Kıbrıs'a barışçı, adil ve yaşayabilir bir siyasal çözüm bulunacaksa yakın tarihin de gençlerimiz tarafından çok iyi bilinmesi gerekir. Geçmişi yanlış bilenler, geleceği de yanlış temeller üzerine kurarlar.
  
Erenköy'de haklı ve soylu bir direnişe yiğitçe katılanlar ve şehit olanlar arasında sınıf arkadaşlarım da vardı. Başta Salahi Ahmet Barış ve Süleyman Uluçamgil. Güzel ülkemizde bir daha tek damla kanın akmaması dileğiyle Erenköy’ün şehitlerini saygıyla anarım. Tabii ki terör lideri Grivas’ın kana susamış Pan Hellenik saldırısının kurbanı olan Rumlar da bugünün anımsanması gereken istismar edilmiş figürleridir.

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.