1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Erhürman:“Halk bize hesap sorsun”
Erhürman:“Halk bize hesap sorsun”

Erhürman:“Halk bize hesap sorsun”

CTP’nin yeni sekreteri Erhürman, CTP’de yeni bir dönemin başladığını, manifestoda yazılanların hayata geçirilmesi için çalışacaklarını belirtti ve ekledi:

A+A-

“İllaki hükümet olalım diye bir ısrarımız yok. Hazırladığımız çalışmaya bir ortak bulursak biz bu hükümette varız. Ama ortak olmazlarsa hükümette olalım da ne olursa olsun demeyiz”

“Bugünkü CTP’yi, kurulduğu dönemdeki CTP’yle kıyaslayamazsınız. Büyüdükçe partideki sorunlar da büyür. Küçük partiyi yönetmek kolaydır”

“Biz yeterince tartışamadığımız için bu durumdayız. Siz üretir ve tartışmaya açarsanız, üyeler küçük küçük krallıklar kurmazlar”

“Siz özel bir sektörseniz kimi isterseniz onu çalıştırırsınız. Para sizindir. Ana devletin parasını kullanıyorsanız asla ve kata münhalsiz istihdam yapamazsınız”

“Hükümet ortağı, kendine verilen bakanlıklarda istediğini yapma hakkına sahip değil. Çünkü hükümet bir bütündür”

Yurdagül Atun

CTP Genel Sekreteri Erhürman, bazı partililerin fikirlerini parti içinde tartışmak yerine medya aracılığıyla duyurma yolunu seçtiklerini belirtti. Tüm üyelerin parti içinde fikirlerini ortaya koyabileceği, verimli ve etkili bir şekilde tartışılabileceği bir ortamın yaratılması ve parti kararlarının disiplin içinde savunulması gerektiğini ifade eden Erhürman, “Buna tek bir şartta karşı çıkılabilir, hukuka aykırılıkta… Üretilen karar hukuka aykırıysa üyeler karşı çıkabilir. Hukuka ahlaka aykırılık içermiyorsa tüm partililer bu kararın arkasında yer almalıdır. Bir karar çıktı diyelim, hukuka, ahlaka aykırı değil. Bunu desteklemesem bile bu kararın arkasında durmam gerekir” dedi. 

CTP-BG Genel sekreteri Tufan Erhürman, konuk olduğu bir televizyon programında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Parti içi sıkıntılardan, yeni kurulacak hükümete kadar birçok konuda değerlendirmeler yapan Erhürman, kendisini Genel Sekreterlik görevine layık gören tüm partililere teşekkür etti. “Genel sekreterlik önemli ve sorumluluğu olan bir mevki. Dolayısıyla o makama oturmanın yarattığı sorumluluk duygusu çok fazla” diyen Erhürman,  bunun bilinciyle hareket etmek gerektiğini vurguladı. 

“Parti içi alınan kararlar savunulmalı”

CTP içinde yaşanan ve medyada da geniş yer bulan sıkıntılarla ilgili olarak konuşan Erhürman, sıkıntıların birçoğunu parti disiplinine uyulmamasına bağladı. Yeni başkan Mehmet Ali Talat’ın 25 maddelik manifestosundaki en önemli noktanın disiplin olduğunu anımsatan Erhürman şunları söyledi: “Manifestoda şu var; Bir siyasi parti tüm organlarında doyurucu tartışmalar yapılabilirse, tüm üyeler fikirlerini özgürce ortaya koyabilirse, verimli ve etkili bir şekilde tartışabiliyorsak, ortaya çıkan karar disiplin içinde savunulmalıdır. Buna tek bir şartta karşı çıkılabilir, hukuka aykırılıkta. Üretilen karar hukuka aykırıysa üyeler karşı çıkabilir. Hukuka ahlaka aykırılık içermiyorsa tüm partililer bu kararın arkasında yer alır. Bir karar çıktı diyelim, hukuka, ahlaka aykırı değil... Bunu desteklemesem bile bu kararın arkasında durmam gerekir. Dolayısıyla, ahlaka etiğe, hukuka aykırı karar üretmemiz mümkün değildir. İhale yapılacaksa da, istihdam yapılacaksa da, terfi yapılacaksa da adil yapılacaktır. Organlardan bunlara aykırı karar çıkmamalıdır. Bunun dışında benim katılmadığım, genel başkanın da katılmadığı bir karar olsa dahi hukuka aykırı değilse çıkmalıdır.

“Partimiz disiplini sağlayamadı”

İki yıldır parti organları içindeyim ama eleştiri var. Partimiz gerçekten disiplin içinde duramadı. Bugün yaşananlar bunun sonucudur. Bizler bu mekanizmaları çalıştırabilirsek, toplantılar düzenli yapılır, kararlar düzenli alınırsa ve parti organları içinde tartışmak yerine, yine sosyal medya üzerinden, medya üzerinden konuşulursa disiplin süreci işler. Bizim yapmamız gereken parti tezleri içinde yer alan konuları o bağlamda tartışmak. Örneğin parti tezi özelleştirmeyi desteklemez. Bunun aksini söyleyemeyiz ama filanca kurum, şu sebepten özelleştirilebilir denebilir. Yalnız bu parti içinde konuşulur, medyada değil. Kamuoyu önünde tartışmak doğru değil. Siyasi parti olmanın asgari tezidir. Konuların buralara taşınmasının birinci sebebi, parti organlarında fikirlerini sunma fırsatı vermemiş olmamızdır. Bunlar verilirse, yaşanmaz. Tüm bunlar yerine geldikten sonra, parti içinde tartışma yerine sosyal medyayı kullanmakta ısrar ederlerse parti disiplini işletilecek.”

“Üyeler mali olarak da katkıda bulunmalı”

Partiye üye olanların birtakım sorumlulukları olduğunu hatırlatan Tufan Erhürman, üye olmanın, partinin mali sorumluluklarına da katılmak anlamına geldiğini belirterek şunları söyledi: “Partinin üyesiysem mali katkıda bulunmam lazım. Üye mali katkısıyla da partinin parçası olacağını bilecek. Üye aidatı toplamamanız demek, parasal yükümlülüklerinizi karşılamanız için işadamlarından veya başka kişilerden para almanız, başka kaynaklara ihtiyaç duymanız demektir. CTP’nin üyesi olan kili CTP’nin ilkelerini ve yükünü paylaşan bir yapıda olacak. Kimse, ‘Ben CTP üyesiyim ama adalet madalet beni ilgilendirmez, çocuklarıma iş bulsun yeter’ diyemez. Partiyi çıkar ilişkilerinden kurtarmak durumundayız. Şimdi Siyasal Partiler Yasasında değişiklikler yapıldı. Bu değişiklikle, seçim öncesi partiler YSK’ya liste gönderecekler ki, hem orda hem burada üyeliği olanların üyeliği düşecek.

“Partinin etkinliklerine katılacaklar”

 Ayrıca ideolojik sorumluluğa da katılmak gerek. Üye olmak isteyen kişiler partinin düzenlediği birkaç etkinliğe katılıp sertifika getirecek. Bu bir yerde ideolojik formasyon.  Oy kullanacak kişi bizim sahip olduğumuz değerleri korumalı. Herkes bilecek ki, partiye üye olur olmaz bir ay sonra oy kullanamayacak. Kongrelere kurultaylara yönelik üyelik ortadan kalkacak. Temel hedef şu. Partide söz sahibi olacak kişi, partinin sorumluluk ve ilkelerine sahip bir kişi olmalı. Bütün siyasi partiler sorumluluktan çıkıp, çıkardan pay alma durumuna gelmiştir. Bu hiyerarşinin basamaklarından ne kadar yukarı çıkarsanız sorumluluk artar. Bu çıkar ilişkisi içinde herkes bu yozlaşmadan suçludur. Sistem sadece delegeden üyeye geçmekle düzelecek boyutta değil.”

“CTP büyüdükçe sorunu büyüdü”

Erhürman, parti içindeki sorunların artmasının nedenlerine yönelik bir soruyu da şöyle yanıtladı: “CTP’yi küçük ve büyük parti olarak ayırmak lazım. Bu partinin yüzde 40’ları aştığını, adadaki tüm belediyeleri aldığını gördük. Şimdi böyle bir dönemi, kurulduğu dönemdeki CTP’yle kıyaslayamazsınız. Büyüdükçe partideki sorunlar da büyür. Büyüyüp sorunlarla boğuşmak yerine, küçülüp sorunsuz mu yaşayalım? Hayır, biz büyüyüp, sorunları yenelim. Küçük partiyi yönetmek kolaydır. En kolay şey sürekli muhalefette kalıp, ‘ben iktidarda olsaydım’ demektir. Büyümenin yarattığı sorunlarımız var. Biz yeterince tartışamadığımız için bu durumdayız. Siz üretir ve tartışmaya açarsanız üyeler küçük küçük krallıklar kurmazlar. İnsanlar daha çok düşünce ve iş üretmeli. İş ve düşünce üretirseniz, tartışma kişiler üzerinden olmaz. 

“Kim layıksa o istihdam edilecek”

Şimdi yapmamız gereken tüm organlarımızla daha çok iş üretmek, tüm meseleye toplumsal yönüyle bakmaktır. Çıkar, Kıbrıslı Türklerin çıkarı olmalıdır. CTP buna odaklandı. Hasanı işe alırsam bana oy verecek, bölgelimdir veya UBP’li alayım da bir dahaki seçimde bana oy versin dönemi bitti. Kim layıksa o istihdam edilmeli. Bunun koşulu da münhal ve yazılı sınavdır. Bu ikisi olmazsa dünyanın hiçbir yerinde liyakat sağlanamaz.

“Asla ve kata münhalsız istihdam yapamazsınız”

Geçicilerle ilgili konuşma yaptım, geçiciler konusu meclisin gündeminden çıkarıldı. Bunu çözmek, istihdam aracılığıyla yapılan adaletsizliği çözmeye yetmiyor. Bir baktık oradaki kara delik kapatıldı, başka yerlerden açıldı. Mesela belediyelerde. Mesele kamu bankalarında... Kalkınma Bankası, Kıb-Tek Kooperatif. Baktık ki münhalsiz istihdam yapılan noktalar oldu. Siz özel bir sektörseniz kimi isterseniz onu çalıştırırsınız. Para sizindir. Ana devletin parasını kullanıyorsanız asla ve kata münhalsız istihdam yapamazsınız.

“Geçmişe yönelik huzursuzluklar sorgulanacak”

CTP’nin yeni başkanı (Talat) bu taahhütle işbaşına geldi… Münhalsiz istihdam olmayacağı taahhüdüyle geldi. Rüşvetin her türlüsünü parti makamlarına ileteceğimiz konusunda kimsenin kuşkusu olmasın. Bu çalışma bir çizgi çekme çalışmasıdır. Bundan sonra yeni bir sayfa açmak zorundayız. Zaman, yeni bir şeyler yapma zamanıdır. Adaletsiz olan ne varsa onu yapmamak zorundayız. Bu toplumun çok umudu kalmadı, huzursuz bir hale geldi. O yüzden bunu uygulamama gibi bir lüksümüz yoktur. Geçmişe yönelik huzursuzluklar da sorgulanacak.”

“İllaki hükümet kuralım diye bir ısrarımız yok”

Erhürman, hükümetin hangi partilerden oluşacağı ve başbakanın kim olacağı şeklindeki soruya da şu yanıtı verdi: “Genel Başkan (Talat), kurultaya gitmeden çok önce hükümet programıyla ilgili bir çalışma başlattı, uzmanlarla birlikte… Bu çalışma sadece güzel sözler içeren değil, somut, neyin nasıl yapılacağına dair bir çalışma. Dolayısıyla biz pazartesiden itibaren, koalisyon yapabilecek partilerle görüşeceğiz. İllaki hükümet olalım diye bir ısrarımız yok. Hazırladığımız çalışmaya bir ortak bulursak biz bu hükümette varız. Ama ortak olmazlarsa hükümette olalım da ne olursa olsun demeyiz.

Sadece şu partiyle görüşürüz, şunla görüşmeyiz diye de bir şey yok. UBP’le de, DP’yle de görüşürüz. Hangi siyasi grupla koalisyon kurmamız değil, bizimle hazırladığımız program üzerinde çalışacak ortağa ihtiyacımız var. Biz halktan, ‘Gerçekten bir şeyleri değişebilecekseniz hükümet olun’ mesajını aldık. 

“Erken seçim de ihtimallerden biri…”

Erken seçim de ihtimallerden biri. Yakın değil ama bertaraf edilecek bir ihtimal değil. Bize en çok bakanlık veren kimse onla olalım gibi bir düşünce yok. (Bakanlıklar konusunda talepleri olup olmadığı yönündeki soru üzerine) Biz bir sol parti olarak bazı bakanlıkların bizde olmasını isteriz ama baktığınızda hepsi önemli. Ekonomi Bakanlığı önemli, çünkü küçükleri büyükler tarafından koruyan bir yapıya ihtiyaç var. Maliye önemli, Eğitim önemli… Çalışma önemli, Turizm önemli, hepsi önemli. Hükümet ortağı, kendine verilen bakanlıklarda istediğini yapma hakkına sahip değil. Çünkü hükümet bir bütündür. Ortağın bakanının kim olacağı bizi, bizim bakanlıklarımızın kim olacağı onu ilgilendirir. Bizim kimi bakan yapacağımız yönünde söyleyecek sözü varsa dinleriz.”

“Teknokrat kabinenin avantajları”

Hükümet ortaklarının sorumluluk içinde ve bir bütün halinde hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Tufan Erhürman, bunu “Fren sistemi” sözleriyle nitelendirdi… “O, o yanlışı yaparsa ben de bu yanlışı yaparım denmeyecek. Küçük küçük krallıkla istediğimi yaparım düzeni olmayacak” diyen Erhürman kabinenin oluşumu konusunda da şunları söyledi: “Herkes, teknokrat olsun veya herkes milletvekili olsun tavrı içinde değil. Milletvekillerin Bakan olması bazen sıkıntı yaratabiliyor. Özellikle komite çalışmalarında… Bizim milletvekili sayımıza göre Bakanlık verdiğinizde komite çalışmalarını nasıl yürüteceksiniz?”

“Başbakanın kim olacağı belli değil”

“Başbakan kim olacak” sorusunun henüz yanıtı olmadığını ifade eden Erhürman, bununla ilgili istişarelerin sürdüğünü kaydetti. “İstişarelerin sonunda bir başbakan olacak. Tabi biz koalisyonda yer alırsak” diyen Erhürman sözlerini şöyle tamamladı: “Zaten başkan karar verdi, saklıyor deniyor ama yok. Hangi arkadaşımız bu görevi en iyi yapabilecekse ona verecektir. Ayrıca Başbakan Yorgancıoğlu’yla ilgili olarak “kim gelirse gelsin kurultaya kadar ben yürüteceğim dedi” ifadeleri gerçeği yansıtmıyor. Başbakanla ilgili yapılan bu spekülasyonlar kendisini üzdü. Başbakan’ın, hiçbir zaman böyle bir talebi ve açıklaması olmadı. Biz palas pandıras bir hükümet kuralım düşüncesinde olmadık.. Aynı anda hem koalisyon görüşmesi yapacaksınız, hem de hükümet programı hazırlayacaksınız, bu yüzden Genel Başkan (Talat) rica etti. Yorgancıoğlu da bu ricayı kırmadı. 

“Yakamızı bırakmasınlar”

Yeni bir döneme girdik. Bu yeni dönemde bir takım taahhütler ve bu çerçevede kenetlenme arzusu var. Alışılmış olmayan bir şey yaptı genel başkan; Manifesto. Yeni sayfada her şeyi çok net ortaya koyarak çalışacağız. Halkın denetlemesini istiyoruz. Bunu ilan ediyoruz. Talat, manifesto ilan etmeseydi seçilmeyecek miydi, seçilecekti. Bunu yapmadı. Halkımızdan talep ettiğimiz, güvensinler ve denetlesinler, biz sözlerimizi tutuyor muyuz, yakamızı bırakmasınlar.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.