1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Erken seçim mi?
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Erken seçim mi?

A+A-

Geri kalmış ülkelerle demokratik gelişme sürecini tamamlamış veya kalkınmış – çağdaş ülkeler arasındaki en belirgin farklardan biri “liyakat ilkesi” dediğimiz “şey”dir...

Liyakat ilkesi; yönetim biliminde çok önemli bir ilke olarak öğretilir... “Kişinin, işgal ettiği koltuğa layık olmadığından emin olması” hali olarak açıklayabiliriz...

Liyakat ilkesi’nde, bir kişiye bir makam verilir. Kişi gider o makama oturur. Ama farkındadır ve emindir ki; hiç bir açıdan o koltuğa layık değildir.

Ne eğitimi, ne tecrübesi (bilgi ve pratik birikimi) yeterlidir.

Kişi eksiktir.

Bu gibi durumlarda, o kişi kelimenin tam anlamıyla “sapıtır”... Ruhsal anlamda değil, fiziki ve fiili anlamda sapıtmadır bu... Sağa sola sekreterler, danışmanlar atar; yeni koltuklar, yeni masalar, yeni makam arabaları, yeni takım elbiseler, hatta yeni cep telefonları, yeni kucak bilgisayarları falan alınır...

Karşıdakini etkilemek için her türlü “görsel” materyalin bulunması gerekir... Ne yazık ki, “Alo” demeyi bilmez bu kişi. Yani telefonda bile konuşamaz...

Ve bulundukları ortamlarda da başkalarının “başarılı” olmasını asla istemezler...

Başkalarının başarısı, onların başarısızlığı olacaktır.

Asla çalışıp – uğraşıp – okuyup öğrenmek gibi bir tavırları da yoktur.

Çamur atmak, hakaret etmek, aşağılamak, kızarak ve de bağırarak konuşmak, entrikalarla boğuşmak, gombinacılık yapmak, herkesi huzursuz etmek de tavırları arasındadır.

Genellikle “huzursuzluk” en önemli gıdalarıdır.

Peki bu insanlar o koltuklara nasıl gelmişlerdir?

KKTC’deki seçim sistemi bunun en güzel örneğidir.

Mevcut delege sistemi, bilgiye, beceriye, eğitime ve tecrübeye değil; gece meyhanelerde kimin kimi daha iyi yedirdiğine bağlı bir sistemdir.

KKTC’de siyaset kurumunun en üst noktalarındaki koltuklara gelebilmek için ülkeye hizmet etmek, edebilecek kapasitede olmak gerekmez.

Çok iyi delege ilişkileri kurmak başarının esasıdır.

Delegelerle iyi ilişki kuramadığı için siyasetten çekilmek zorunda kalan gerçekten değerli çok insan vardır ve bir o kadarı da bu sistemi yırtamayacağını bildiği için “ana partilerimiz diyebileceğimiz” noktalarda siyasete girememektedir. Cesaret edememektedir.

Liyakat ilkesi, sadece seçilme noktasında değildir. “Atanma” noktasında da geçerlidir. Atamalar, kalibreye göre değil, rozete ve siyasi ahbaplığa göre yapılmaktadır.

Böyle olunca da başarısızlık kaçınılmazdır.

Başarısızlığı örtmek için propaganda yapmak da bir diğer rezalet olarak karşımıza çıkar.

Her bakan, başbakan bir basın mensubunu danışman – fotoğrafçı olarak istihdam eder ve “adım attım” dediği her yerden fotoğraf ve haberleri gazetelere dağıtır. TAK Ajansı zaten hizmettedir.

Aslında “devletin malı” TAK Ajansı’na da bu noktada büyük görev düşmektedir. Bu kurumun başına   yönetim kuruluna getirilecek olan kişi ya da kişilerin de “liyakat ilkesi” doğrultusunda çok titiz değerlendirilmesi gerekir.

Siyaset ve bürokrasinin en üst noktaları, yani ülkeyi yönetenler kabinesi; “kalite ve kalibre” aranmaksızın oluşturuluyorsa; o yönetimden medet ummak mümkün müdür?

Bence değildir...

Bu durumda, seçim yapmak, hükümeti değişmek, meclisi yenilemek, belediye başkanını değişmek çözüm olmaz. Evet, hükümet şu anda “propagandayla” idare ediyor, durum çok kötü. Meclis, belki de 1975’ten beri en kötü durumunda... Resmen çalışmıyor... Lefkoşa Belediyesi iflasın da ötesinde...

Ama “bunların değişmesi” değildir aslolan... Mesele; sistemi değişebilmektir.

Bu sistemi değişmek de imkânsız gibi bir şeydir...

Çok ciddi bir deprem veya doğal afet beklemek günahtır herhalde...

Ama her zaman söylediğimiz gibi Kıbrıs sorununun siyaseten çözümü; kesinlikle mümkündür...

Kıbrıs sorununun çözümüne odaklanmak ve bunu “tek amaç” haline çekmek benim en başından beri savunduğum tek tezimdir.

Çünkü bırakın liyakat ilkesi sıkıntısını; Kıbrıs sorununu çözemezsek; çözmezsek: elimizde yönetecek “Kuzey Kıbrıs” coğrafyası da kalmayacaktır...

(Bunun ne demek olduğunu da yarınki yazıya bırakalım isterseniz...)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.