1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Erken seçim söylentileri ve bir uyarı
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Erken seçim söylentileri ve bir uyarı

A+A-

Bir 20 Temmuz kutlamasıydı… Meclis başkanının verdiği resepsiyonda, birkaç arkadaş otelin kafesine geçip, birer kahve içmeye karar verdik. Tam çıkıyoruz, başkan beni çağırdı. Dedi ki:

“ Bir Pakistan milletvekili var, yalnız kaldı. Kimse ilgilenmiyor. İlgilenir misin lütfen…”

İçimden bir derin hayda çektim. Tam da çıkıp bir dost meclisine gidiyoruz. Reddetmek de mümkün değil, “Peki” dedim… “ Tanıştırsınlar beni, konuşur oyalarız sayın vekili… N’apalım?” Meclis görevlileri, bir koşu gittiler ve sonra yanlarında “Pakistan milletvekili” ile döndüler… Giden arkadaşlar, gitti gider ama kalanlar, kahveye gitmekten vazgeçti. Ben de önyargılarımdan mahcup, ağzım bir karış açık, sayın vekilin elini sıkıp, “ Nice to meet you” dan başladım şaşkınlıkla… Efendim, meğer vekil bir hanımmış… Ama nasıl hanım? Türkân Şoray, yanında halt etmiş… Bizim grubun kadınları da işi gücü bırakıp, etrafımıza toplanmaya başladılar, kadının güzelliğini onlar bile övüyorlar…

Biz vekille sohbete başladık… İşte mesleğiniz nedir? Nerenin milletvekilisiniz? Hangi partidensiniz? Partinizin eğilimleri nelerdir? Kıbrıs hakkında neler biliyorsunuz? Peki, Pakistan’da olanlar nelerdir? Bildik sohbet konuları… Bu meyanda, sayın vekil bana sordu:

“ Siz kaç oy alarak milletvekili oldunuz?”

“ Seçim bölgem, 20 bin seçmendir, 10binin üzerinde aldım” dedim…

“ Ben kaç oyla vekil oldum biliyor musunuz?” Elbette pakistan’ın nüfusu ile bizimkini kıyaslamak da mümkün değil ve seçim sistemlerini de bilmiyorum ama tabii nezaketen sordum:

“ Yediyüz bin, küsur…” Bre aman! Pakistan gibi tutucu bir İslâm ülkesinde, bu başı açık güzel kadına bir milyona yakın kişi oy mu verdi? Efendim, Pakistan’da, insanlar oy verirken, ileri sürdüğünüz görüşü nasıl savunduğunuza bakarlarmış! Yani, ev ev dolaşıp da insanları bir bir ikna etmek gibi gelenekleri, yokmuş… Seçmenleri, siyasi görüşünü iyi savunduğu için, kendisini tercih etmişler… O kadar oy alan kadının karşısında, “vekilim” demeye, utandım doğrusu… Biz, ekonomiyi nasıl atomize ettikse, siyaseti de ediyoruz. Bilinir ki ekonomide verimliliğin şartı, sermayeyi ve emeği yoğunlaştırmaktan geçer. Oysa bizde, KOBİ’ler bile atomize oluyorlar. Beş sene içinde küçük işletmelerimizin sayısı, beşe katlandı. Siyasette de aynıdır… Birimi küçülttükçe, genel temsil niteliği ortadan kalkıp, önce meclis, sonra partiler, yerel birimlerin konfederal birliğine dönüyor. Sanki de bakanlar kurulu, ilçelerin federal temsil organıdır. Bilmem hangi ilçenin, “kontenjanı”! Yakında bucaklar da ilçe içinde kontenjan istemeye başlayacaklar. Bir kabinede, başbakandan sonraki protokol, sırasıyla Dışişleri, Maliye ve İçişleri bakanlıklarıdır. Ve farkındaysanız, bunların talibi yok…

Ekonomide olduğu gibi, siyasette de ölçeği büyütmezsek, burası yönetilebilinir olamaz… Zaten ondan değil… Herhangi bir şey ufaladıkça güçsüzleşmez mi? Ekonomide de ufalanıyoruz, siyasette de… Elin kızı Pakistan gibi memlekette 700bin oy alabiliyor da 165bin seçmeni olan bir memlekette, seçmenin bütününe hitap ederek siyaset yapılmasından korkuluyorsa, hiç konuşmayalım.

Erken seçim lâfları başladı… Seçim Yasası süratle düzenlenerek, çarşaf liste uygulanmasına da gidilmelidir. Yoksa gene ayni tablo ile oluşacak bir meclisten de hayır gelmez.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum