1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Eroğlu: "Biz anlaşma için çok gayret gösterdik”
Eroğlu: "Biz anlaşma için çok gayret gösterdik”

Eroğlu: "Biz anlaşma için çok gayret gösterdik”

3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, “Bence anlaşamamızın başlıca sebebi Rum komşularımızın milli ve dini tutumlarının fanatizm boyutuna varacak boyutta yüksek olmaya devam etmesidir” dedi.

A+A-

3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak Kıbrıs’ta Rumlarla bir çözüm anlaşması yapmak için çok çaba gösterdiklerini ancak henüz başaramadıklarını belirterek, “Bence anlaşamamızın başlıca sebebi Rum komşularımızın milli ve dini tutumlarının fanatizm boyutuna varacak boyutta yüksek olmaya devam etmesidir” dedi.

Eroğlu, “Oysa biz, Kıbrıs meselesi gibi 50 yılı aşkın bir süredir devam eden bir konunun anlaşma ile noktalanmasının bölgemiz ve dünyamız için güzel bir örnek oluşturabileceği görüşündeyiz” diyerek, Kıbrıs’ta bir anlaşma sağlanması durumunda, bunun iki halkın refah seviyesinin yükselmesine de önemli katkı sağlayacağına işaret etti.

Derviş Eroğlu, dünyadaki her insanın yaşamını sürdürebilmesi için gereken temel ihtiyaçlarının sağlanması gerektiğine de vurgu yaparak, “Birileri yoksulluktan ölürken, diğerleri ultra lüks bir hayat sürerse ülkede de dünyada huzur olmaz” görüşünü kaydetti.

3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, “Uluslararası İşbirliği Platformu” tarafından İstanbul’da düzenlenen “6. Boğaziçi Zirvesine” onur konuğu olarak katıldı. Eroğlu burada “Daha az yoksulluk daha fazla refah” konulu bir konuşma yaptı, ayrıca Kıbrıs sorununa değindi.

Eroğlu, dünyada en büyük sorununun; gelir dağılımındaki adaletsizlikten, yeterli refah seviyesini yakalayamadıklarından yakınan kitlelerin yaratacağı problemler ve devlet otoritesine karşı gösterecekleri tepkiler olacağına dikkat çekti.

O nedenle yoksulluğun mutlaka azaltılması, hatta ortadan kaldırılması, refah seviyesinin de yukarı doğru çekilmesi gerektiğine değinen Eroğlu, bunun tek bir ülkenin veya bazı ülkelerin çabaları ile üstesinden gelinebilecek bir sorun olmadığını kaydetti.

Eroğlu, sorunun uluslararası örgütlenme ve uluslararası çabalarla koordinasyon içinde hareket edilerek ve özverili davranılarak giderilebileceğini ifade etti.

“Yoksulluğun ne olduğunu iyi bilen bir insan olduğunu” ifade eden Eroğlu, şöyle devam etti:

“Yoksulun halinden anlarım. İyi geliri olan epey hastası bulunan bir doktorken politikaya atılmamın başlıca sebebi insanlara olan sevgim ve ülkemin refahı için yapacaklarım olduğuna yürekten inanmam oldu.

36 yıl milletvekilliği, 24 yıl parti başkanlığı, 19 yıl Başbakanlık, 5 yıl da Cumhurbaşkanlığı yaptım. Çok şükür halkımızı 1977 yılında kişi başına 500 dolar olan Gayri Safi Milli Hasıla’dan 15 bin dolara ulaştırmak nasip oldu. Unutmayalım ki bu noktaya Rum-Yunan ikilisinin ambargo ve izolasyonuna rağmen sadece ve sadece Anavatan Türkiye’nin destek ve katkıları, halkımızın çalışkanlığı ile geldik.”

3. Cumhurbaşkanı Eroğlu, savaşların, yapılamayan anlaşmaların ve uluslararası gerginliklerin, terörizmin daha çok refahın önündeki başlıca engel olduğunu belirterek, “Savaş demek yıkım, yokluk yoksulluk demektir. Filistin, Afganistan, Irak, Suriye bunun günümüzdeki canlı örnekleri. Ve buralardaki savaşlar ve istikrarsızlık hem o ülkelerdeki insanların gelir seviyesini hem de tüm insanlığı olumsuz yönde etkiliyor. Bana göre bir ülkenin iç barışı ile dünya barışı, yoksulluğun ortadan kaldırılması , adaletli gelir dağılımı ve refah seviyesinin gerekli seviyeye yükseltilmesi ile son derece ilintilidir” diye konuştu.

“BİZ ANLAŞMA İÇİN ÇOK GAYRET GÖSTERDİK”

Kıbrıs konusuna da değinen Derviş Eroğlu, şunları söyledi:

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak Kıbrıs’ta Rumlarla bir çözüm anlaşması yapmak için çok çaba gösterdik ama henüz başaramadık. Çok detaya girmeyeceğim ama bence anlaşamamızın başlıca sebebi Rum komşularımızın milli ve dini tutumlarının fanatizm boyutuna varacak boyutta yüksek olmaya devam etmesidir. Oysa biz, Kıbrıs meselesi gibi 50 yılı aşkın bir süredir devam eden bir konunun antlaşma ile noktalanmasının bölgemiz ve dünyamız için güzel bir örnek oluşturabileceği görüşündeyiz.

Tabii ki eğer bir antlaşma sağlayabilirsek bu iki halkın refah seviyesinin yükselmesine de önemli katkı sağlayacaktır.”

Eroğlu, uzmanların raporlarına göre son yüz yılda yaşam süresi ve kalitesinin artmakta olduğunu, birçok ülkenin mili gelir seviyesinde ve bu milli gelir seviyesinin adil bir şekilde dağıtımında arzu edilen sonuçları elde ettiğini belirterek, fakat dünya genelinde ortada hala sosyal bir sorun ve yoksulluğun da söz konusu olduğunu kaydetti.

Eroğlu, zengin ve yoksul ülkeler arasındaki uçurum ve eşitsizliklerin de büyümekte olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

“Bugün bir milyarın üzerindeki kişi yaşamanın minimum standardı olan günlük kişi başına   1 dolar tüketim seviyesi altında harcama yapabilmektedir.

Yine uzman görüşlerine göre yoksul kesimlerin uygulanacak ekonomik ve sosyal programlarla refaha kavuşturulmaları mümkündür. Yeter ki uluslararası ölçekte karar verilsin ve samimi bir şekilde hayata geçirilsin.”

Dünyada yoksulluğu ortadan kaldıracak, refahı yükseltecek yeterince para ve kaynak olduğunu ifade eden Eroğlu, dünya nüfusunun 1961 yılında 3 milyar iken, 2011 yılında 7 milyar olduğunu, yani 50 yılda yüzde 133 artış gösterdiğini kaydetti.

Eroğlu, dünya nüfusunun 2020 yılında yani beş yıl sonra 8,3 milyara ulaşacağının hesaplandığını belirterek, “Bugünkü Dünya nüfusunun bir milyarın üzerindeki bölümü yani yaklaşık yüzde 15’i yoksuldur. Bence bu tablo insan olan herkesi üzmeli ve düşündürülmelidir. Birleri aç yatarken biz rahat uyumamalıyız. Eskilerin deyişi ile ‘biri yer diğeri bakar, kıyamet ondan kopar’. Sorun daha büyümeden bu gibi toplantılar daha sık yapılmalı ve Devletler, uluslararası örgütler konunun üzerinde daha fazla durmalıdır” dedi.

Eroğlu konuşmasını şöyle tamamladı:

“Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün veciz bir şekilde ifade ettiği üzere ‘Yurtta Barış, Dünyada Barış’ idealine ulaşmak bana göre yoksulluğun bitirilmesinden, daha adil bir ülke ve dünya düzeninden geçmektedir.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.