1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Ersin Tatar konuşsun sendika uyusun!
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ersin Tatar konuşsun sendika uyusun!

A+A-

Farkındaysanız dün Maliye Bakanlığı önünde bir eylem yapıldı.

Hayatın pahalılığı karşısında eriyen kamu görevlisi maaşlarına Temmuz itibarı ile verilen artışın yetersizliğini anlatmak ve hak mücadelesi vermek amacı ile eylem düzenlenmişti.Fakat her ne hikmetse, bu eylem Maliye Bakanı’nın kendisini ifade ettiği ve maliye bakanlığı ile hükümetin başarılı icraatlarının sendikal eylem üzerinden kamu görevlileri ile ve toplumla paylaşıldığı bir toplantıya dönüştü.

***

Kamu görevlilerinin yıllardır ceplerini sömüren hayat pahalılığına rağmen artış alamadıklarını; maaşların ve geçim sıkıntılarının yansıması olan sosyal patlamaların sayısında artış olduğunu; üstüne üstlük eşel-mobil veriyoruz diyerek hiç utanmadan kamu görevlisine sadaka gibi ve alay edercesine 0.73 artış verildiğini normal yollardan hükümete anlatamadık.

Hiç kimse anlatamadı. Ne sendikal platform, ne de sendikal platformun içinde tutunamayan ama hükümete de çok veryansın edemeyenler anlatamadılar.

Tam da bu nedenle, yani normal yollardan anlatamıyoruz diye Kamu-Sen, Maliye Bakanlığı önünde bir eylem yapma yolunu seçti. Her ne hikmetse, eylem Maliye Bakanının şovuna dönüşüverdi. Madem bakan ile sendikacıların arası bu kadar iyiydi, eyleme ne gerek vardı diye sorgulamadan edemedim ben. Diyaloğun bu derece uzlaşımcı olduğu bir ortamda, eyleme gerek kalmadan da sohbet yolu ile niyetler anlatılabilirdi.

Neredeyse, Kamu-Sen özür dileyecekti Maliye Bakanı’ndan. Eylemde ve sonrasında Maliye Bakanı’nın misafirperverliği ve medyada söz hakkı tanınma oranı DİKKAT ÇEKİCİYDİ. Sendikadan çok bakan şov yaptı da dersek yanlış olmaz sanırım.

Anlayacağınız eylem sendikanın veya kamu görevlilerinin değil, sanki hükümetin ve Maliye Bakanının basın toplantısıydı.

Sayın bakan fazla fazla maaş dağıtamayacaklarını çünkü gelecek nesillerimizi korumak görev ve sorumluluğunu üzerlerinde taşıdıklarını anlattı. Onların da bol bol vermek istediklerini, fakat borçlanarak dağıtmanın hepimizi zarara sokacağını anlattı. Oysa gidişatın iyi olduğunu ve yapılan hesaplamalara göre tutulan yolun doğru olduğuna inandıklarını söyledi.Ekonominin daha iyiye gitmesi için var güçleri ile çalıştıklarını da anlattı Sayın Tatar.Hatta sendika yetkililerinin gözünün içine baka baka,ekonomik yaşamı düzen altına alırken hiç kimsenin gözünün yaşına da bakmadıklarını söyledi. Açık açık göz dağı verdi sayın bakan anlayacağınız.

Sendika yetkilileri de çok büyük iş yapmışçasına teşekkür edip, bakanla görüşmenin verdiği gururla ayrıldılar toplantıdan.

***

Bu tür eylem anlayışları ve direniş biçimleri oldukça kamu görevlisi daha çoook ezilir.

Bakan biraz daha konuşsa ve ne kadar can hıraç çalıştıklarını anlatsaydı, vallahi, billahi o sendika yetkilileri çalışanların maaşlarının yarısını vermeyi taahhüt edip o toplantıdan çıkabilirlerdi.

Çabuk hırsız ev sahibin bastırır diye boşuna söylemediler ya!

Şimdi Perşembe’ye de başka bir sendikanın aynı amaçla düzenlenecek eylemi var.

Her nedense aynı amaçla yapılacak bir eylemin nedenayrı ayrı yapıldığını da sorgulamak istiyorum ama alacağım yanıtların beni tatmin etmeyeceğini bildiğimden sormaya dilim varmıyor.

Yine de maliye bakanının Kamu-Sen ile kurduğu diyaloğu aynen KTAMS ile de kurup kurmayacağını merakla bekleyeceğim doğrusu.

Dilerseniz gelin hep birlikte izleyelim: Aynı amaç için, aynı alanda örgütlü iki sendikanın bakan ile ilişkilerini ve bu ilişki arasındaki farkı birlikte izleyelim.Sonra da bunun sebepleri ile sonuçlarını birlikte tartışalım. Ne dersiniz?

***

Ben iddialarımı şimdiden söyleyebilirim: Bakan Perşembe gün makamında olmayabilir. Hatta bakan “avaracı” olmadığını, zaten bu konu ile ilgili bir sendika ile görüştüğü için yeniden buna zaman ayırmak istemediğini de söyleyebilir.

Ya da sendika yetkililerini kabul edemeyecek kadar meşgul de olabilir.

Eğer KTAMS ile görüşecek olursa, KTAMS, Kamu-Sen kadar “anlayışlı” olmayacağından, taraflardan bir tanesi kapıyı çarpıp görüşmeden çıkarsa hiç şaşırmam.

Ya da bunun bile çok olduğunu, buna da şükretmemiz gerektiğini söyleyebilir bakan. Ve hatta bizleri, -pardon “beyleri”- Cuma namazına göndererek daha fazlası için Allah’a dua etmemizi de isteyebilir. Böylece “Allah versin” noktasında alnının teri ile ezilen kamu görevlisine dilenci muamelesi yapabilir.

Fakat her ne olursa olsun, Salı günkü kadar uzlaşımcı ve anlayışlı bir görüşme geçmeyeceğine bahse girerim.

Hadi izleyelim ve tartışalım bakalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.