1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Ertuğruloğlu'dan Denktaş'a: “Bir insan bu kadar pişkin olabilir”
Ertuğruloğlu'dan Denktaş'a: “Bir insan bu kadar pişkin olabilir”

Ertuğruloğlu'dan Denktaş'a: “Bir insan bu kadar pişkin olabilir”

UBP Milletvekili Tahsin Ertuğruloğlu, görevinden istifa eden Serdar Denktaş’ı çok ağır sözlerle eleştirdi ve “pişkinlikle” suçladı.

A+A-

Züleyha Karaman

UBP Milletvekili Tahsin Ertuğruloğlu, DP Genel Başkanı Serdar Denktaş’ın, Yardım Heyeti’ni suçlayarak uhdesindeki bakanlıklardan istifa etmesini hiç samimi bulmadığını ifade ederek, Serdar Denktaş’ın, alıştığı düzenin önünde engel olduğu ve “kaynaklarını” kestiği için ancak Yardım Heyeti’ne tepki gösterebileceğini söyledi.

Halkın Sesi’ne açıklama yapan Tahsin Ertuğruloğlu, Serdar Denktaş için “içi boş bir çuval” nitelemesi yaparak, içi boş bir çuvalın dik duramayacağını belirtti. Ertuğruloğlu, “Yardım Heyeti’ni eleştirerek Anavatan’a dik duruştan bahsetmeye çalışması da acizliğini ve samimiyetsizliği ile siyasi sahtekarlığını sergilemekten başka bir şey değildir” dedi.

Serdar Denktaş’ın bakanlık görevinden istifa ederken yaptığı açıklamaları hiç samimi bulmadığını, halkı aptal yerine koyma olarak gördüğünü kaydeden Ertuğruloğlu,  “Aslında trajikomik bir durum. Bu hükümetin gelişi ne kadar komik olmuşsa gidişi de en az onun kadar komik oldu. Bu ülkeye hiç bir şey katmayan, tam tersine, ülke halkıyla alay edercesine bir koalisyon dönemi yaşandı” diye konuştu.

Olası bir Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP)-Ulusal Birlik Partisi (UBP) koalisyon hükümetine, gerektiğinde acı reçeteleri de onaylayacak bir hükümet olacaksa destek vereceğini vurgulayan Ertuğruoğlu, CTP-UBP koalisyonun anayasayı da değiştirecek meclis çoğunluğuna erişeceğini, sırf hükümet olmak için hükümete gelmemek gerektiğini kaydetti.

“HER SİYASİ KARMAŞANIN ARKASINDA”

Serdar Denktaş’ın, “siyasete girdiği 1990 yılından bu yana, iç siyasette her karmaşanın arkasındaki isim olduğunun inkar edilemeyecek bir gerçek olduğunu”, DP’nin iktidarda olduğu yılların yaklaşık 15 yılı bulduğunu, 1994-1996 arasında iktidarın büyük ortağı, ondan sonra da hep küçük ortağı olduğunu anlatan Ertuğruloğlu, “Serdar Bey’in ülkeye en ufak katkıları olmadı, bana göre tam tersine, halkın siyasetten soğumasına, halkın siyasetçiye olan güveninin azalmasına olabildiğinde katkı koyan bir kişi olarak siyaset dünyamızda yer aldı, almaya devam ediyor” ifadesini kullandı.

Serdar Denktaş’ın kendi kendine bir senaryo yazdığını kaydeden Tahsin Ertuğruloğlu, şöyle devam etti:

“ULUSAL GÜÇLERİ SIFIRLA ÇARPTI”

“Sütten çıkmış ak kaşık, ‘almam gereken mesajları halktan aldım, ey halk bizden umudunuzu kesmeyin, biz sizin mesajınızı aldık, diğer partilere bakmayın, esas olan şimdi biziz. Ben bu bakanlıklardan da vazgeçtim, çünkü hükümeti bu kadar eleştirdikten sonra burada oturursam kendi itibarımdan kaybederim’ dedi ama ‘arkadaşlarım görevlerine devam etsin’ de dedi. Yani, ‘onlar zaten itibarsız insanlardı, itibarsızlaşmaya devam etsinler’ demek istedi.

Ulusal Güçler denen olayı sıfırla çarptı. Kendisinin son genel seçimlerde barajı geçip geçmeme tehlikesi yaşayan noktada olmasına rağmen, Ulusal Güçler denen olguyla 12 milletvekili çıkarmasını sağlayan Ulusal Güçler’i biranda sıfırla çarptı, ‘partinin adından da çıkardım, zaten parti içinde öyle bir yapı da yoktu’ dedi.”

“BUNU NASIL HAZMEDECEKLER?”

Ulusal Güçler olarak DP’ye gidip, oy veren, sandıktan çıkıp milletvekili ve bakan olanların bunun nasıl hazmedeceğinin muamma olduğunu, Serdar Denktaş’ın halkın verdiği bütün mesajları aldığını, yeni vizyon ile yola devam edeceğini söylediğini aktaran Ertuğruloğlu, “Buna insan güler mi, ağlar mı? Bu halk hala daha bu kadar mı aptal yerine konuyor. Bana göre, Serdar Denktaş, halkın verdiği mesajların hiç birini almadı.  Almış olsa Perşembe günü yaptığını yapmazdı, başka kararlar alması gerekirdi. Demek ki halkın verdiği hiç bir mesajı algılayamadı” dedi.

“BİR İNSAN BU KADAR PİŞKİN OLABİLİR”

Serdar Denktaş’ın Yardım Heyeti’ni eleştirmesinin ise “ayrı bir komedi olduğunu” vurgulayan Tahsin Ertuğruloğlu, sert eleştirilerini şöyle sürdürdü:

“Kıs süre önce Koordinasyon Ofisi açılması için Ankara’da imza koyan Bakan kendisi değimliydi. Yıllardır bu ülkede yatırımlar yapılmasına, bu ülkeye katkı konmasına aracı olan, yardım eden Yardım Heyeti değimliydi. Yardım Heyeti, Sayın Serdar Denktaş’ı ancak bir nedenle rahatsız edebilir, o da; alıştığı düzeni engelletici noktaya gelen bir Yardım Heyeti olduğu için. Bunun ne anlama gittiğini anlayan anlar, daha fazlasını söyleyecek değilim. Bir insan bu kadar pişkin olabilir, kendisini çok akıllı, başka herkesi de aptal yerine koyma pişkinliğini sergileyebilir. Olacak şey değil, trajedinin ta kendisi. Cumhurbaşkanı Akıncı ile gündeme gelen Anavatan Türkiye’ye karşı sözde dik duruş havasını sezinleyen Serdar Denktaş, aklınca bundan faydalanma adına böyle bir eleştiriyi gündeme getirdi. Şimdi, içi boş bir çuvalı siz dik tutabilir misiniz. Çuvalın içi boşsa o çuval dik duramaz. Sayın Serdar Denktaş da aynen odur, boş bir çuval. Dik duruşu simgeleyen bir isim olamaz.

"DİK DURACAK EN SON İSİM BİLE OLAMAZ"

Sayın Serdar Denktaş, bu ülkede dik duruşu simgeleyen en son isim bile olamaz. Annan Planı gibi bu ülkenin tarihinde bir dönüm noktası olan referandumda ‘havet’çi olan ve partisini ‘serbest bıraktım, isteyen evet isteyen hayır desin’ diyen Serdar Denktaş’ın dik duruştan bahsedecek hali yoktur. Şimdi de aklınca Yardım Heyeti’ni eleştirerek Anavatana dik duruştan bahsetmeye çalışması da acizliğini ve samimiyetsizliği ile siyasi sahtekarlığını sergilemekten başka bir şey değildir.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum