1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Eşşekler yalnız değildi...
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Eşşekler yalnız değildi...

A+A-

Arkeoloji bilimine göre, insan denilen akıllı hayvanın dünya yüzünde görünmesinden bu yana, 250 ilâ 500 bin yıl geçmiştir. Ve bu mahlûk, dünya üzerinde görünmesinden günümüze, tarihinin %98’ini, arkeologların Paleolotik Çağ, yâni Taş Devri; jeologların ise Pleistoesen Çağ yâni Buzul Devri dedikleri, dönemde yaşamış, geçim kaynağı, toplayıcılık ve avcılık oluştur.

Bu 250-500 bin yılın son 10 bin yılından uzak olmayan bir tarihte, insanlar muhtemelen ilk defa Mezopotamya’da, hayvanları evcilleştirmeye ve tarıma başladılar. Yâni doğada hazır bulduklarından yararlanma yerine, doğayı, kendi yararlarına değiştirmeye giriştiler. Ekonomide, buna üretim deniliyor… Arkeologlar bu zamana, Neolitik Çağ ( Yeni Taş Devri) diyorlar. Mektep kitaplarında, Cilalı Taş Devri olarak geçiyor… 5 bin yıl kadar sürüyor…

İlk ekonomik faaliyetin görüldüğü zaman, bundan 140 bin yıl öncedir. Mahlûk da henüz bir Hominid’dir. Yâni, “insansı”! Zaman, Buzul Çağı’nın sonlarıdır… Örgütlü bir toplayıcılık ve avcılıktan bahsediyoruz… Bireysel değil… Bunlar, kemikten, taştan falan aletler de yapmayı öğrenmiş, Neonderthal, dediğimiz insanî mahlûklar. Kimi antropologlar, bunun insan ırkının atası olduğunu, bazılarıysa, evrim içinde yok olmuş, Homo Sapiens’e akraba bir ırk olduğunu düşünüyor!  Jeolojik olarak, Üçüncü Buzul Çağı ile Dördüncü Buzul Çağı arasında yaşamışlar. Ama öte yandan Filistin’de ilk Homo Sapiens’lerin, yâni bizim atalarımızın görüldükleri çağ da, bu çağdır! Bu insanların belirli bir kültüre sahip oldukları biliniyor. Ortak gömme adetleri, inançları v.s. var… Moda da o çağdan kalmış!

Günümüzden 5 bin yıl önce de Mezopotamya, Nil ve İndüs vadilerinde bazı nehir kıyısı köyler, şehirleşmeye başlıyorlar. Yâni kentleşme, insanlığın bilinen tarihinin son  %1’lik dönemini kapsıyor… Bunun ilk 2 bin yılı, insanların bugün Tunç Çağı dedikleri zamandır. Bu dönemde şehirlerde yavaş, yavaş artık ürün elde edilmeye ve ilk rahiplerle ilk memurlar da boy göstermeye başlıyorlar… Yâni yönetenler/yönetilenler meselesi, uç vermeye başlıyor…

3 bin küsur yıl önce de insanoğlu, demiri kullanmayı öğreniyor. Demir Çağı… 2500 yıl önce, insan parayı da keşfediyor ve tarım, avcılık, yöneticilik sınıflarının yanında, Akdeniz çevresinde dolaşmaya başlayan bir de tacir sınıfı doğuyor. Ama daha Demir Çağındayız! Aşağı yukarı o çağlardan başlayarak, son 3bin yılın içine, Eski Yunan ve Roma Köleciliğini, son birkaç yüz yıl Avrupa Feodalizmi ve Kapitalizmi sığdırdık, geliyoruz.

Kıbrıs’ta Neolitik Çağ’dan beri insan yaşadığını biliyoruz.  Gordone Childe da Tarihte Neler Oldu isimli başyapıtında, bunların Bakır Çağı’ndan beri, uygar olduklarını yazıyor. Kutsal Kitaplar’da Nuh Tufanı diye geçen, eriyerek kuzeye doğru çekilen buzulların yarattığı; Avrasya’dan başlayarak, İstanbul Boğazlarını, Cebeli Tarık Boğazını meydana getiren ve Akdeniz’in seviyesini yükselten o devasa sel, Buzul Çağı’nın sonunda yaşandı.

O zamana kadar jeolojik gelişim açısından, Suriye ve Güney Anadolu ile bağlı, Asya’nın batıya uzanmış bir yarım ada halinde bulunan Kıbrıs, ondan sonra bir ada haline geldi. Oysa, Üçüncü ve Dördüncü Buzul Çağları arasında, Neolitik Çağ’da, bu yerde insan var! Ada olmazdan önce yani…

“Kıbrıslı” denilince, sadece eşşekler yok!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.