1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Etin tadını unutuyoruz
Etin tadını unutuyoruz

Etin tadını unutuyoruz

Ülkede döviz kaynaklı ekonomik kriz vatandaşın beslenme ve giyinmesine kadar her şeye yansıdı.

A+A-

Eniz Orakcıoğlu

Bir süre öncesine kadar kasaptan 300-400 TL arası alışveriş yapan bir vatandaş, son günlerde yarım kilo et veya kıymayla yetinmek zorunda. Haftada bir kez kasaba uğrama alışkanlığı olan vatandaşlar ise artık bunu on beş günde bir ancak yapabiliyor.

Vatandaşın yaşadığı ekonomik krizin kendilerini de ciddi anlamda etkilediğinden dert yanan kasaplar ise, “Eskiden toptan et alıp buzdolabında depolardık, artık bu alışkanlık yok oldu.  Vatandaş ise  günlük ihtiyaç olarak bir avuç kıyma veya et almaya başladı. Bu ihtiyacını da kasaplar yerine büyük marketlerin kasap reyonlarından gideriyor” dedi.

Eskiden insanların daha fakir olmasına karşın hayatın da bununla orantılı olarak ucuz olduğunu anlatan kasaplar, et tüketiminin artan hayat pahalılığı ile git gide azaldığını belirterek, “2010 yılında ülkede genel olarak bin 200 dana kesilirdi. Şimdi ise turizm sezonu olmasına karşın aylık kesilen dana sayısı 700’e kadar düştü” dedi.

Kasaplar gibi insanların alım gücünün düşmesiyle satışlarının nerdeyse durduğunu anlatan esnaf ise, artık giyimin insanlar için lüks olduğunu belirterek, “Vatandaş zorunlu ihtiyacı olmadıkça konfeksiyon mağazalarına uğramıyor, çocukları için bile fuzuli giysi almıyorlar” şeklinde konuştu.

Ülkede yaşanan ekonomik kriz temel gıda ve konfeksiyon sektörüne de darbe vurdu.  Yeni Bakış’a konuşan kasaplar ve konfeksiyoncular ülkede yaşanan ekonomik krizin vatandaşın belini büktüğüne, dövizin de yükselmesiyle sıkıntıların tavan yaptığına vurgu yaparak, vatandaşın bu ortamda yemeden de giyinmeden de vazgeçtiğini savundu.

Kasaplar ne dedi?

Durdu Özdeğirmenci:

“İnsanlar kasapların yolunu unuttu”

“Dövizin yükselişi, insanların alım gücünün düşmesi biz kasapları da oldukça etkiliyor.  Ekonomik kriz sadece bizi değil tüm piyasayı, zincirleme olarak da bütün esnafı etkiliyor. Eskiyle kıyasladığımızda işlerde büyük düşüş yaşandığını söylemem mümkün. Kısacası insanlar kasapların yolunu unuttu. Eskiden kasaba gelen vatandaş 300-400 TL’lik et yanında da yarım kilo kıyma alıp gidiyordu. Ekonomik kriz yaşanmadan önce ayda 50 küçükbaş hayvan keserken şimdi 10 en fazla 15 küçükbaş hayvan kesiyoruz. Marketlerin de kasap reyonlarının olması bizim sektöre darbe vuran diğer bir etken, çünkü artık insanlar günlük et ihtiyacı kadar et alabiliyor. Örneğin bir avuç kıymayı ekmeğini sütünü aldığı yerden alıyor, bir avuç kıyma için kasaba gelmiyor.”

Halil Akbıçak:

“İnsanlar gıdalarından fedakarlık ediyor”

“Eskiden insanlar fakirdi, fakat hayat da bununla doğru orantılı olarak ucuzdu ve insanlar kasaba geldiğinde alışverişini toptan yapardı. 2-3 kilo et, birkaç kilo pirzola, kıyma ve ciğerini alırdı. Son zamanlarda ise ciddi şekilde satışlarda düşüş yaşanıyor, marketlerin de kasap reyonlarının olması ve insanların günlük ihtiyaçları kadar et alması kasapların işlerine darbe vurdu. Hem pahalılık, hem maaşların sabit kalması hem de dövizin yükselişi alım gücünü oldukça düşürdü ve insanların gıdalarından bile fedakarlık etmesine neden oldu. Ülkede ekonomik kriz bu kadar derin hissedilmeden önce müşterilerimiz haftada bir kasaba uğrar ihtiyacını alırdı, şimdi ise 2 haftada bir zar zor uğruyor yarım kilo kıyma veya yarım kilo et alıp gidiyorlar. 2010 yılında genel aylık bin 200 dana kesilirken, şimdi turizm sezonu olmasına, nüfusun ve öğrencilerin artmasına rağmen aylık 700 dana kesiliyor.”

Mehmet Kermeoğlu:

“İşler azaldı”

“Sektörde yaşanan durgunluk ve gerileme hem insanların alım gücünün azalmasından, hem de sıcakların gelmesiyle herkesin tatile gitmesinden kaynaklanıyor. Tabi ki dövizde patlama yaşanması insanlarında belini büktü, ev kirası ve araba taksidi ödeyen vatandaş doğal olarak yiyecek ve giyecek masraflarını en aza indirdi. Eskiden kasap alışverişi yapanlar olgun insanlardı, yeni nesil ise markerlerden gündelik et ihtiyaçlarını gideriyor. Eskiden her hafta kasaba uğrayıp haftalık alışverişini yapan müşterilerimiz, şimdilerde 2 haftada bir gelip ihtiyacı olduğu kadarını alıp gidiyor.”

Konfeksiyoncular ne dedi?

Özlem Bıçak: “Giyimden vazgeçtik”

“Ülkede yaşanan ekonomik kriz, dövizin yükselişi ile birlikte insanların belini büktü. İnsanlar giyimden vazgeçti. Artık gerçekten çok ihtiyaçlı olanlar üstüne başına kıyafet alıyor. Eskisi gibi bu bluzu beğendim alayım dolapta dursun giyerim alışkanlığı yok. İnsanların alım gücü müthiş düştü.”

Leyli Işısal: “Giyim lüks oldu”

“İnsanlar TL olarak maaş alıyor ama ülkemizde her şey döviz üzerinden hesaplanarak satışa çıkar. Bugün sterlin 4,50 TL’ye dayandı, ülke ekonomisi perişan oldu ve insanların alım gücü yerlerde sürünmeye başladı. Artık insanlar aldıkları maaşı biraz içecek, yiyecek ve çocuklarının okul masraflarına ancak harcayabiliyor. Hal böyle olunca giyim de lüks haline geldi.”

Münüre Akdeniz: “Çocuklara bile kıyafet alamıyoruz”

“Yiyecek, giyeceğin dışında çocuklar için harcamalardan bile kesildi. Alım gücü o kadar bir düştü ki artık insanlar zorunda olmadıkça çocuklarına bile kıyafet almıyor. Eskiden mağazaya uğrayan ebeveynler bir tişört almak için mağazaya gelir 3-4 tane alıp giderdi. Şimdi ise sadece gerçekten ihtiyaç duydukları için 1 tişörtü zar zor alıyorlar.”

Kaynak: Yeni Bakış Gazetesi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.