1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Evdeki hesap çarşıya uymadı
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Evdeki hesap çarşıya uymadı

A+A-

Bugün tehlikeli sularda yüzeceğiz.

Konu devlet olunca dikkatli olmak gerekiyor.

Çünkü devleti kuranların ve devletin yaşatılması için kanının son damlasına kadar mücadeleye vermeye hazır olduğunu söyleyenlerden ziyade, Kıbrıs'ta barışı ve çözümü arayanların devlet hakkında söyledikleri ve yaptıkları mercek altına alınıyor bizim  buralarda.

***

Devleti ne için kurmuştuk?

Ya da soruyu daha doğru bir düzlemde sormalı belki de:

Devletler ne için kurulur?

Cevaplayalım: Toplumların varlığını daha iyi koşullar altında kurgulayarak, düzenli koşulların varlığını ilkelere bağlayabilmek için.

Peki biz özellikle1983’ten bu yana devletin, hiç amaca yönelik çalışıp çalışmadığını ya da amaç etrafında faaliyet gösterip göstermediğini ölçmek adına ciddi ciddi kolları sıvadık mı?

Hadi devletin sosyal amaçları konusunda neler yapıp yapamadığı kolaylıkla ölçülemez. Peki ya iktisadi?

Yaşanmakta olan ekonomik sorunlar karşısında, sosyal imkânları daraltmak sureti ile çözüm aramakta olan devletimizin çözüm yaratmak ve devlet olmanın koşullarını yerine getirmek konusundaki yetersizliği ayyuka çıkmıştır.

Adeta devletin siyaset kurumu ve siyaset kurumu içerisinde görünür olan kişilerden ibaret olduğunu düşünmeye başlayan bir toplum olduğumuzdan dolayı, bahsi geçen kurumlara olan güvensizliğimizi devlete olan güvensizlik ile eş tutmaktayız.

Zaten kuruluş biçimi ve bunca zamandır tanınamamış olmasından kaynaklanan nedenlerle de halkın güvenini kazanamamış olan devletin, içine düştüğü durum, KKTC devleti adına konuştuğumuzda yürekler acısıdır.

Üniversitede okumak için ayrı, yurt dışından sağlık yardımı almak için başka, seyahat etmek için başka başka pasaport ve kimliklere muhtaç ediliyor oluşumuzun sebepleri de sonuçları da devletin kuruluşunu ve devletin sürekliliğini sorgulattırır hale getirmektedir.

Türklüğü ön plana çıkararak anavatan psikolojisi ve demagojisi ile bayrağı eklemledikleri gibi devleti de eklemlemek için ellerinden geleni artlarına koymayanlar ise bu kadar sıkı sıkıya bağlı oldukları, kurulsun diye canla başla çalıştıkları devletin kimlik belgelerini dağıtırken bu kadar hassas olamıyorlar. Hatta başkalarını KKTC yurttaşı yaparken de yürekleri tık etmiyor. kurduğumuz devletimizin sunduğu imkanlardan, bu toprakların sorunları ile nesiller boyu yaşayan insanlarla adeta herkesi eş tutuyorlar.

Sosyal,kültürel, ekonomik ve siyasal yaşam ile bilumum meselelerdeki sorunların ortadan kalkması için çaba sarf etmekte olanların devlet karşısındaki tutumlarını gözden geçirdikçe ürkmemek elde değil.

***

Kıbrıs sorunu görüşmelerinde de taraflar arasında bizim dışımızda KKTC'yi adı ve varlığı ile hesaba katan yok. Hatta bazı zamanlarda bizim bile belli koşullar doğrultusunda hesaba katmadığımız anlar olabiliyor.

Bilinen bir gerçek var ki, müzakereler Federal bir Kıbrıs’ın oluşturulması için gerçekleştiriliyor. Yani bir çözüm olması durumunda devletimizin mevcut adını korumayacağı, olası bir çözümde, yeni bir devlet yapılanması içine girebileceğimiz bilinen bir gerçek.

KKTC'nin geçici bir devlet izlenimi yarattığı hissine kapılıyoruz zaman zaman.

***

Eğri oturup doğru konuşmalı:

Devleti kurduk. Tarihsel süreç içerisinde çok uzun sayılmamakla birlikte, yaşanmakta olan sıkıntılar karşısında çok da uzun devam ettiğini kabul edebileceğimiz bir süredir yaşatıyoruz.

Müzakerelerin nasıl sonuç vereceğine bakılmaksızın, bir devlet olmanın gerekliliklerini yerine getirebileceğimiz bir takım düzenlemeler ve ilkeli bir duruş sergilenmesi çok önemli. Halkın saygısını kazanacak bir yapı oluşturmak şart.

Uzun zamandır peynir ekmek gibi dağıtılan bir yurttaşlık yerine bunu daha saygın bir hale getirecek düzenleme konusunda planlamalar, iktisadi denetlemeler, devletin sosyal yükümlülüklerini yerine getirmek için uygulamalar kaçınılmaz.

Yaşam devam ediyorsa ve her taraftan kilitlenmiş olduğumuz gerçeği gün gibi ortadaysa, artık bir devlet prensipliliği ve devletin devamlılığı ilkesine göre davranmak gerekmez mi?

***

Her gün Anavatan'dan destek aldık mı almadık mı; mektup yazıldı mı yazılacak mı; yurttaş edilecek yeni kafileler var mı yok mu; TC Başbakanı tebrik etti mi etmedi mi; Beşir Atalay gelmişti gelmemişti; TC Büyükelçiliği ile ilişkiler iyi mi kötü mü diye meraklanmaktan, maaşların ödenip ödenmeyeceğini sorgulayan haberlerle kamuoyu yaratılmasından sıkıldık.

Yepyeni bir hükümet var!

Hükümetin ortaklarından bir tanesi devletin sosyal yükümlülüklerine her zaman çok duyarlı olduğunu iddia eden bir siyasal 

Şimdi tamam mı, devam mı?

İzliyoruz...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.