1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Eve Dönme Hayali…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Eve Dönme Hayali…

A+A-

 

Dokuz günlük tatilin ardından, ilk iş günü trafik nasıl olur sanıyorsunuz, İstanbul’da.

Evden çıkarken o berbat başlangıcı düşünerek, kabusu hayal ederek çıktım.

Ki ne göreyim.

Millet uyanamamış hala…

Demek ki uzun süren tatiller sonrasında tatilcilere birkaç gün de uyum izni vermek gerekir.

Neyse deyip İstanbul’dan, “turizmde bu sene rekor kırdık” dedikleri Kıbrıs’a dönelim

İkiye böldükleri memleketimizde artık kimsenin dönüp de bakmadığı, yeniden birleştirme görüşmeleri tam gaz (!) giderken...

İki liderin son buluşmalarında öğrendik ki, Kıbrıslırum göçmenlerin Girne’ye dönmeleri meselesi de görüşülmüş.

Gerçi Türk tarafının buna onay vermeyeceğini düşünüyorum -iyi niyet olsa, boş duran Maraş’ı açarlardı- ama yine de masaya böyle bir cümleciğin düşmesi, hoş.

Diyelim ki bu konuda anlaştılar ve göçmen Rumlar da, kasabalarına geri dönmeye “evet” dediler.

Ve yine diyelim ki asker, elinde tuttuğu “forbidden area” lardan, gelecek olanlara ev yapılsın diye, çekilmeyi kabul etti.

Hayal edin o anı…

Bir daha canlandırın beyninizde…

En azından güneyden göç eden Kıbrıslıtürkler hayal edebilirler.

Mesela ben…

Kapılar açıldığında yaşamıştım bu duyguyu.

Annem, babam, kardeşler ilk gittiğimizde, apar topar kaçtığımız evimize, yaşamıştım acıyı.

Büyüdüğüm sokak yabancıydı bana.

Velesbitle yiro attığım mahallede, birkaç saat daha fazla geçiremedim çünkü geri dönmeliydim, bana ait olmayan yere.

Ve doğduğum evde bir kuzey göçmeni oturuyordu, o da mecburen…

-Ela re, demişti bize…

Kahve, limonata ikram etmiş daha da oturun demişti ama  fazla oturamamıştık bizim evimizde ayıp olmasın, rahatsızlık vermeyelim diye…

Siz, elinde sahte tapusuyla gelenlerin evlerini işgal eden Trabzonlunun, 1974’te evinden can havliyle göç edip 2011 ‘de evine  yine göçmen olarak dönecek Rum’a, “günaydın” deyişini bir düşünün.

Veya Hataylı,Adanalı, sabah gerine gerine “ev” inden çıkıp yeni komşusuna el sallayarak, “ne yapıyong lan” diyeceğini.

Ne mide kaldırır bunu, ne de haz duyulacak bir olaydır.

Kolay mı sanıyorsunuz yıllarca cebinizde fotoğrafını saklayıp, her an yanınızda hissetmeye çalıştığınız sevgilinizi bir gün başkasının kollarında görmek.

Kolay mı tüm kış boyun düşünü kurduğunuz güneşin doğması yerine, kar yağsın hayatınıza.

Çoğumuz, “olsun da bir başlangıçtır” diyebiliriz.

Elbette ki bir yerden başlanmalı işe.

Ama başlarken de gerçekçi olunmalı.

Yerleşikler ellerinde tuttukları evleri ne zaman boşaltıp gidecekler sorusunu boş vermemeli bu arada..

Yeni yerleşim evleri inşasını düşünene kadar, herkes kendi evine gelse fazla bile çıkar şu andaki evler yerleşikler gitseler.

Hele sahilleri işgal eden yandaş kumarhanelere ne demeli…

Yapılacak o kadar çok iş var ki…

Bir öneri bile hayallere daldırabilir insanı.

Ama o kadar çok hayaller kuruldu ki bu topraklarda…

Gerçekleri ne zaman düşünsem hayaldir derim…

Buna rağmen eve dönmek hayali gerçekleşecek gibi devam ediyor…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.