1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Ey belediye…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ey belediye…

A+A-

Başkentimizdeki büyük belediye boşluğu kendini çeşitli şekillerde duyumsatırken, etik olmayan mazeretlerle de karşılaşmaktayız…

   Bakın şimdi, yeni bir Lefkoşa yaşanmışlığı:

   Lefkoşa Ortaköy Bölgesi’nde Necdet Osman İlter Sokak… Şimdi kapatılmış olan Önder Elit’in Lefkoşa’ya bakan yan tarafındaki sokak… İşte bu sokağın kenarında, hem de sokak levhasının tam altında, patlayan bir su borusundan tarlanın içine günlerdir su sızmakta. Tarla çirkefe dönüştü, sinek üretim alanı haline geldi… 

   Benim de oturduğum bölgenin sakinleri sayısız kez Lefkoşa Belediyesi’ne telefon ederek ve hatta oraya kadar giderek bu sorunu anlattılar. Kimi zaman duyarsızlıkla, kimi zaman istihzayla, kimi zaman da isteksizlik ve ilgisizlikle karşılandılar…

   En sonunda bazı görevliler gelip baktılar ve şu açıklamada bulundular: “Evet su sızıntısı var ama asgari düzeydedir, bir şey yapmaya değmez.”

   Nasıl değmez? Kimi mahalle sakinleri toprağın geçirgen zemininden sızan suların evlerinin bodrumuna kadar ulaştığından yakınıyorlar...

   Peki, bataklığın sinek üretim merkezine dönüşmesine ne buyrulur? 

   Ve hani bu kurak ülkede tek damla suyun kaybına bile tahammülümüz olmadığını vurgulayan o klasik sloganlarımıza ne oldu?..

   Israr sürdü soruna el atılması için… Bu kez Lefkoşa Türk Belediyesi’ndeki bir ilgilinin verdiği yanıt sanki de dilin altındaki baklanın çıkarılmasıydı: “Doğrusu o tamiratı yapabilecek araç ve malzemeden yoksunuz!..” 

   Ört ki ölem!.. Böylesine sıradan bir su sızıntısıyla başa çıkamayan o belediye, vergileriyle kendisini yaşatmaya çalışan Lefkoşalıların kâbusu olmaktan başka bir işe yarayamaz…

     *       *       *  

   Yine bu bölgenin ve tüm diğer Lefkoşa bölgelerinin bir diğer ortak sorunu da sayıları gittikçe artmakta olan başıboş köpekler…

   Tasmalarına bakıldığında bu köpeklerin bir kısmının sahipli olduğu da anlaşılıyor. Ama sahipleri bunları evlerinde, denetimleri altında tutmuyorlar, ya da tutamıyorlar… Onlar da sokaklardaki sahipsiz köpek sürülerine karışarak bölgelerde sürüler halinde kol geziyorlar, dehşet saçıyorlar... Aralarında çocukların ve yaşlıların da bulunduğu insanlar sık sık bu köpeklerin saldırılarından nasiplerini alıyorlar… Bizim bölgede kaç kez kedilerin ve daha küçük köpeklerin bu azgın sürüler tarafından parçalandığına tanık olduk.

   Bayram arifesinde, balkonunda, işte o su sızıntısından bataklığa dönüşen tarlanın içinde, köpek sürüsünün ortasında savunmasız kalan bir kedinin acıklı durumuna tanık olan bir komşum, kedinin yardımına koşmuşsa da onu kurtarmayı başaramadı. Dahası müdahale etmek istediği köpek sürüsünün saldırısına da uğradı…

   Burası başkent, bir taşra bölgesi değil… Böyle şeyler nasıl olabiliyor başkentte?.. Belediyemizin başıboş köpek sürüleriyle ilgilenmesi de mi masrafı ve malzemeyi gerektirir?..

     *       *       *

   Ey belediye, ey başkent belediyemiz… Hiç değilse bu sıradan sorunların çözümünde olsun varlığını duyumsat şu bağrı yanık Lefkoşalılara… Bu kadar motivasyonsuzluk, bu kadar ölü toprağı altına çekilmek olacak şey değildir…

   Çatısı altında sadece para kavgası verilen, Lefkoşalının ödediği vergilerin nasıl paylaşılacağının tartışmaları içinde değerli zamanını habire yitiren bu belediye, bu manzaranın artık tiksinti yaratmaması adına Lefkoşa’ya dönük bazı hizmetleri de elinden geldiğince yapmaya çalışsın… Bu kadar pasiflik de olmaz yani!..    

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.