1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Ezber bozmaya devam etsek…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ezber bozmaya devam etsek…

A+A-

“Ne haber sizin cumhurbaşkanı diklendi ama fırçayı yedi… Ankara’ya geliyor, ilk ziyaretini diğerleri gibi buraya yapıyor… İyi mi?

Öyle dedi başkaları gibi Kıbrıs’tan bihaber tanıdık.

Haklı mıydı diye düşündüm.

Akıncı ne yapmalıydı diye de sordum kendime.

Türkiye bugün Kıbrıs Cumhuriyeti’nin diğer iki ülke gibi garantörü...

İmzası olmadan işlerin yürümeyeceğini ben de biliyorum, Akıncı da.

Diklenmek, size ne demek kolay aslında…

Arkanı döner gidersin.

Ancak garantör olmaz derse, ne olacak?

Diplomasi böyle bir şey…

Eğri oturmak, doğru konuşmak gerekirse…

Akıncı’nın ilk ziyaretinin Ankara oluşu doğru hamle.

Aynı şekilde Anastasiadis’in Atina’ya gidişi de doğru.

Çünkü kuruluşumuz böyle.

Kaderimizi onlar işlerine geldiği şekilde kendi elleri ile yazdılar.

Kuralları koydular.

Sonra “serbestsiniz, gidin” dediler.

Ki serbestliğimizin ne kadar olduğunu sonraları anladık.

Şimdi iki toplum lideri bir araya gelseler.

Odaya kapansalar.

Deseler ki “biz karar verdik, Kıbrıs böyle çözülecek.”

Bitmez.

Unuttuğumuz çözüm meselesi orada son bulmaz.

Araya yine garantörler girerler.

İngiliz mesela.

Beğenmezse alınan “üslerden arındırılmış Kıbrıs” kararını, veto eder.

Türkiye mesela…

“Tüm askerler ve yerleşikler gitmelidir” kararına uymaz…

Ve Yunanistan Kıbrıs’ta askeri tüm yetkileri alınacak karara anında tepki koyar.

İşi yokuşa girer.

Akıncı, “artık yeter biz de büyümek istiyoruz dedi, kıyamet kotu.

Çünkü ezber uyumak üzereydi.

Uyku düzenleri bozulanlar tepkilerini koydular.

Ve Akıncı’nın ilk ziyaretini Ankara’ya yapmasına güldüler.

“İşte” dediler, “diklenmenin karşılığı boyun eğmektir.”

Bilmeyen için bu yorum anlaşıla bilinir.

Ancak ezber bozmaya başlayan Akıncı’nın bir ezber daha bozmasında sakınca görmüyorum.

Ve ondan belki ütopyadır belki fantezi…

Atina’yı arayıp Çipras’a, “arkadaş sen de solcusun, ben de…

Sen de insana değer veriyorsun, ben de.

Ve sen de Türkiye, İngiltere gibi garantörümüzsün.

Öyleyse ikinci ziyaretimi de diğer garantörüm İngiltere’den önce sana yapmak istiyorum…

Dese…

Mesela yani.

Neden olmasın?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.