Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Farkında olmak…

A+A-

Dur durak bilmeyen IŞİD Suriye’de olduğu gibi Irak’ta da ilerlerken Şii Dini Lideri Ayetullah Ali Sistani talimat verdi…

IŞİD ile savaşmak üzere Türkmen öğrenciler savaş için eğitime alındı…

Anlaşılır bir coğrafya değil orası.

Haritayı kaç defa açtım, kaç defa baktım.

Kim, nerde yaşar, hangi güçler hâkim bilemedim.

Bazen katliam haberleri çıkar...

Bazen yoğun göç dalgası.

Çoluk çocuk bir taraftan bir tarafa kaçışır.

Can derdi bu.

Ne mal, ne toprak…

O anda önemsiz.

O göçte, o katliam haberlerinde, “Acaba oradakilerin hepsi de gitti mi” der üzülürüm.

Sonra bakarım o bölgede sorun yok gibi.

Derken haritanın diğer tarafından savaş sesleri gelir.

Yeni göç haberleri…

Ortalık toz duman sanırım.

Meğer havuza girenler bile varmış oralarda.

Bir tarafta göç eden, sefaleti bu çağda yaşayanlar.

Diğer tarafta korku ile sıranın ne zaman kendilerine geleceğini çaresizce bekleyenler.

İnsan bu…

Duymasa olmaz.

Üzülmese, korkmasa.

O haritaya bakarak, eski günlere dalarak, o günleri düşünürüm çoğu zaman.

Biz de öyleydik.

Uykusuz gecelerden sonra sabahları yorgun bitkin toprakta uyanırdık.

Toprakta yatarken dünyanın bizdeki yorgun bedenleri fark ettiğini sanırdık.

Sanki dünyanın her yeri karanlık, her yeri hüzündü.

Şarkılar artık eskisi gibi çalmıyordu.

Beatles işi bırakmıştı.

Tom Jones bildik güzel şarkılarını okumuyordu.

Elvis Presley, Bee Gees hele Demis Roussos’un o mest edici sesi…

Yunanca şarkılar girmiyordu artık odamıza.

Bir biz vardık yeryüzünde bir de sıkıntılarımız.

Sanırdık ki herkes farkında.

Sanırdık ki dünya yasta…

Oysa bugünkü teknolojilere, iletişim araçlarına anlık haber akışlarına rağmen Ortadoğu’da neler oluyor hala farkında değiliz.

Tam bunları düşünüp üzülürken Türkmen öğrencilerin savaş için eğitime alınması haberi ile Mandirga Ovasına gittim.

“Bu yaz Mandirga’da kampı kurulacak, orada eğitim yapılacak” demişlerdi.

Bütün sınıfı oraya götürmüşlerdi.

Çadır kurmuşlardı.

Hatta biz kurmuştuk.

Kampetlerde yatmıştık.

Bol bol haşlanmış patates, yumurta yemiştik.

Ve silah ile atış eğitimi almıştık.

Denize girmiştik.

Oyun gibi gelmişti eğitim.

Ve eğitimin bir dönem sonrası yıkım günleri başlamıştı.

Dünya farkında bile değilmiş…

Ortadoğu’daki katliamları görünce yeni yeni anladım.

Biz ağlarken dünya hep aynıydı.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.