1. YAZARLAR

  2. Yurdagül Beyoğlu Atun

  3. Fotoğraflar haklı davamızı dünyaya anlatabilir
Yurdagül Beyoğlu Atun

Yurdagül Beyoğlu Atun

Haberal Kıbrıslı Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Fotoğraflar haklı davamızı dünyaya anlatabilir

A+A-

Cumhuriyetimizin 28. Yılı dolayısıyla Yakın Doğu Üniversitesinde bir sergi açılmış.

Sergiyi açan Malatyalı bir Kıbrıs Gazisi; Bayram Akdemir.

Araştırmış, biriktirmiş, Kıbrıs Türk Halkının yaşadığı acıları unutturmama adına bu sergiyi açmış.

"Acılardan Cumhuriyete" isimli fotoğraf sergisinde Kıbrıs Türk Halkının çektiği acıları görüyorsunuz.

Sürgünü, ayrılığı, ezayı, soğuğu, fakirliği, umutsuzluğu.

Gözler acıyla açılmış…

Bakmıyor, görmüyor, sadece medet umuyor.

***

Bayram Akdemir serginin yeterince ilgi görmediğinden yakındı bize.

“Bir gezin sergiyi” dedi.

İyi ki gitmişiz.

Kıbrıs Türk Halkının özgürlüğüne kavuşması için canlarını vermeye ant içmiş gazilerimizin yanında, Dışişleri Bakanlığının davetlisi olarak ülkemize gelen yabancı basın mensupları da sergideymiş.

Dışişleri Bakanlığında görevli olduğunu sandığım tercüman teker teker fotoğrafları gösteriyor.

Her bir fotoğrafı hikayesiyle anlatıyor yabancı basın mensuplarına.

Bende yanaşıp hislerini soruyorum.

Rus ve Arnavut basın mensuplarının söyledikleri tüylerimi diken diken ediyor.

Rus Gazeteci Seryei Strokan“Kıbrıs meselesinin ısınmaya başladığı şu günlerde bu fotoğraflar kullanılmalı” diyor.

Haklı davamızı savunamadığımızı söylüyor.

“Bu, geçmiş değildir.

Geçmişin içinde günceldir.

Kıbrıs Türk Halkı haklılığını anlatmak için bu fotoğraflar en büyük silahınızdır” sözleriyle sanki aczimizi yüzümüze vuruyor.

Albanian Daily News Gazetesi’nden Genc Mlloja’nın söyledikleri de çok farklı değil.

“Fotoğraflarda acıyı gördüm.

O fotoğraflardan Kıbrıs Türk Halkının nasıl bugünlere geldiğini anladım…”

Yine Strokan’ın dediği gibi, bir fotoğraf, günlerce dil dökmeye bedel.

İnsanlar sözcüklerin arasına yalan katabiliyorlar ama fotoğraflar öyle değil.

Fotoğraf aracısız, yalansız konuşuyor…

Haklılıklarını teslim ediyor, oradan ayrılıyorum.

***

Ermeni soykırımı iddialarında uğradığımız haksızlıklar, Kıbrıs’ta uğradığımız mezalim apaçık ortada iken tarihin ışığında çok aşikar olan haklılığımız dünya kamuoyunda tartışılabilmekte.

Haklı olduğumuz konularda sorgulanıyoruz.

Ermeniler, Rumlar, Yunanlar haklı gösterilirken, haklılığı tescilli olan bizler suçlu gibi lanse ediliyoruz.

Sebebi lobiciliği bilmememiz.

Ne vatandaş olarak, ne de devlet olarak yeterli derecede lobi çalışması yapmıyoruz.

Bahsi geçen ülkelerin hepsi her ülkede siyasi kurumları, vatandaşları, sivil örgütleri ile yoğun kulis çalışması içinde.

Rumlar ve Ermeniler bu iş için gerek Avrupa Birliği’nde gerekse ABD de milyonlarca Euroyu gözden çıkarabiliyorlar.

Ve bu işi çok iyi bilen Rumlar dünyadaki diplomatlarla, devlet başkanlarıyla çok iyi ilişkiler halindeler.

Türklerin aleyhine olacak her konuyu didikliyor ve kendi çıkarına göre bir sonuç üretiyor.

Her yerde grupları var.

Kulakları delik, dolayısıyla ani manevra kabiliyetine sahipler.

O yüzden ki biz duyana kadar birçok tasarıyı Amerikan Temsilciler Meclisinde kabul ettirebiliyorlar.

Sözün özü, haklıyız deyip, dünyanın da bunu bildiğini düşünmemiz büyük yanılgı.

Ne kadar haklı olursak olalım, haklılığımız karşımızdakine anlatabildiğimiz kadar.

Ermeni lobisi yalan dolanlarla süslediği yaygın çalışmalar sonucu “Barbar Türk” imajını yerleştirmeye muvaffak olduysa, biz elimizdeki bu fotoğraflarla haklı davamızı haydi haydi anlatabiliriz.

Yeter ki lobiciliğin, savaşı kazanmamızda en etkin silah olduğunu bilelim.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.