1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Fransa seçimleri
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Fransa seçimleri

A+A-

   Fransa’da seçimlerin ilk turunda sürpriz olmadı… Sol cephenin adayı Jean-Luc Mélenchon’dan “belki” diye söz edenler vardı ama yüzde 11,10 oy oranını geçemedi.

   Bazı çevreler, faşist partinin (Milliyetçi Cephe) oy oranını yükseltmesini “tehlike” olarak görüyor… Oysa, bilinen bir gerçeğin, yabancı düşmanlığının bence bu oranda kalması sevindiricidir… 

   Asıl tehlike, faşist babası Jean Marie Le  Pen’den liderliği devralan faşist kız Marine Le Pen’in olası ikinci tur durumuydu…Le – Pen, yüzde 17,90 oya ulaştı…

   Fransa’da değil sadece, Avrupa’nın birçok ülkesinde ekonomik krizle birlikte, “paylaşmayı beceremeyen”lerin ırkçılaşması ya da yabancı düşmanlığına soyunması yeni bir durum değil.

   Fransa bizim için çok önemli bir ülke… Bir kere, vatandaşı olduğumuz AB’nin iki liderinden biri… İkincisi, Kıbrıs sorununun çözümü noktasında ağırlığını perde önünde koymasa da; perde gerisindeki ağırlığının var olduğunu bildiğimiz AB’de; Türk tezleri karşısında duran bir güç…

   Bu ülkede kimin başkan seçileceği haliyle bizi yakından ilgilendirmeli.

   İlk turda yüzde 27,18 oy alan merkez sağın adayı ve halen başkan olan Nicolas Sarkozy ile yüzde 28,63 oy alan Sosyalist Parti’nin adayı François Hollande “başkanlık” finalinde koşacak…

   Eleştirilere bakalım… Sarkozy’nin dünyadaki en ciddi narsist olduğuna inanılıyor. Yani bizimkiler için fazla üzülmemize gerek yok. Koskoca Fransa’nın başkanı da kendi kendine aşık… Hollande’nin ise ciddi anlamda “ekonomi cahili” olduğu kaydediliyor… Bu konuda da kendimizi aşağılamayalım. Bakın Fransa’da neler varmış!

   Sarkozy, ciddi anlamda popülaritesini yitirmiş durumda seçime girdi. İşsizlik oranı yüzde 10’u ilk defa aştı. Carla Bruni adlı model – şarkıcı ve botox hastası eşinden dolayı ciddi tepki aldığı da biliniyor ama Fransız basını, kimsenin özel yaşantısıyla ilgili dedikoduları yazmıyor.

   Hollande, takip edebildiğimiz ve okuduğumuz kadarıyla, “geri planda” bir propaganda dönemi götürdü.

   Daha çok, tıpkı son genel seçimlerimizle başkanlık seçimlerimizde UBP’nin ve Derviş Eroğlu’nun CTP ile Talat’ın başarısızlığına oynadığı gibi; Hollande de Sarkozy’nin başarısızlığına tepkileri bekledi. Başarılı da oldu.

   Fransa, batan AB üyesi diğer ülkelerden pek farklı bir durumda değil. Parlak bir ekonomik görüntüsü yok. Hollande’nin en ağır eleştirilme noktası da “ekonomik cahilliği”… 

   Hollande, bir önceki seçimlerde Sarkozy’nin yendiği Ségolène Royal ile evliydi… 2007’de boşandılar. Hollande şu anda üç çocuk annesi 47 yaşındaki Valérie Trierweiler ile birlikte yaşıyor… Bu da benden size bir dedikodu olsun… Kabul buyurun…

   Evet; gelelim sonuca… 

   Sarkozy ve Holllande’nin finalde kazanması için faşist Marine Le Pen ve solcu Jean-Luc Mélenchon’un yanı sıra, ilk turda yüzde 9,13 oy alan François Bayrou’ya ihtiyaçları var… 

   Bayrou, merkezi temsil ediyor… 

   Le Pen aşırı sağı; Mélenchon ise solu…

   Mélenchon’un 10’u, çok büyük olasılıkla Hollande’nin yüzde 28,63’ünü, 38, 63 yapacak.

   Bayrou’nun oyları, çağrı yapsa dahi, ortadan bölünme yaşayacak… Hollande, yüzde 42’ye ulaşacak… 

   Ve faşistler… Le Pen’e oy verenlerin tümü illa ki milliyetçi – faşist mi?

   Siyasi gözlemciler buna katılmıyor aslında…

   Bu durumda, yüzde 17,90’lık Le Pen oyları ortadan bölünürse; Sarkozy kesinlikle kaybedecek.

   Aksi durumda, yani “faşist faşisti asla ısırmaz” deyip, Le Pen’in oylarının büyük kısmı Sarkozy’ye akarsa, Hollande’nin siyasi geleceği tamamlanacak.

   İngiliz Daily Mail gazetesinden siyaset yorumcusu Stephen Pollard, “Le Pen’in desteğinin doğal olarak Sarkozy’ye gideceğini düşünmek hata olur” diyor…

   Neden mi?

   Çünkü Hollande, “Fransa modern kapitalizmi denedi ve başarısız oldu, bu sistemin çalışmadığını gördü, ülkeyi bankaların çengeline taktı” diyor…

   Tıpatıp aynısını Le Pen de ağzından düşürmüyor… 

   6 Mayıs’ta İngilizlerin “neck and neck” dediği; “başabaş” bir yarış olacağı kesin…

   Sarkozy’nin ya da Hollande’nin kazanmasının Kıbrıs sorunu açısından bir önemi var mı? Fransa’nın tavrı değişir mi? Elbette değişmez… Ama “hiç bir şeyin değişmeyeceği” de söylenemez… Hollande’nin Türkiye’ye yaklaşımı ile Sarkozy’ninki çok farklı… Ve bu çok şeyi değiştirebilir diye düşünenlerdenim… 

   Benim adayım mı? 

   Jean-Luc Mélenchon’du elbette… Fransız olsaydım; ikinci turda “Hollande” derdim tabii ki…  

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.