Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Fuhuş

A+A-

“Ya Allah Bismillah” deyip kapıdan çıktığınızda…

İlk olarak duyduğunuz, ne özlediğiniz Kıbrıs’ın sıcaklığı…

Ne de Kıbrıs’a has dokunun ciğerlere dolan kokusu…

Duyduğumuz Mesarya’dan Mağusa’ya doğru akan lağımın buharlaşmış halidir.

Bu doğayı katletmektir, doğayı tacizdir.

Bu tabiatın içine etmektir.

Ki bunun adını ne koyarsanız koyun, tecavüzdür.

İndiniz, ilerlediniz…

Aman dikkat ileride hız tespit kamerası var yakalanırsanız cebinizdeki para uçabilir…

Tedirginlik yaşarsınız…  

Karşıda heybetiyle Beşparmaklar…

Arkasında tertemiz Akdeniz…

Gevşediniz…

İlerlediniz.

Ama sakinsiniz.

Baktınız ki ne göresiniz…

Beşparmak diye gördüğünüz aslında dört parmak…

Götürmüşler birini…

Koymuşlar koskoca dağınızı Ankara plakalı kamyonlara, doldurmuşlar Mersin’e kayıtlı gemilere, götürmüşler başka yerlere…

Döviz gelecek diyor bir ağız…

Köşeyi dönüyoruz diyor diğeri…

 Öteki ise tepeye çıkarak aşağıdaki ovalara doldurulan “villalara” bakıp, “Bu sene inşaat sektörü iyi” diyerek purosundan bir nefes çekiyor…

Ki puro içen ağız da diğer “iş” adamları gibi Kıbrıslı değil.

Öfkeleneceksiniz de hayalinizde hala Akdeniz’in tertemiz suları sizi engelliyor.

İlk kamerayı geçtiniz gevşediniz ama ileride başkaları var.

Yine gerildiniz…

İçinizden,” Sakin ol güzelliğe az kaldı ” dediniz olmadı.

Dağdan mı ovadan mı diye sordunuz sonra kendinize…

Biliyorsunuz dağ yolu kestirme…

Ama uyarmışlardı,  ” Ağır tonajlı kamyonlar yolları dalgalandırdı her an uçabilirsin”.

Lefkoşa yolu da hep kamera git git bitmez…

Yürü dediniz kameraya doğru.

Yürüdünüz…

Mayınlı tarladan geçer gibi parmak uçlarına basarak Lefkoşa’yı teğet geçtiniz cebinize zarar gelmeden…

Tam mutluydunuz ki o ne?

Gözleriniz fırladı yerinden, inanamadınız…

Dağın üzerinde daha önce hiç görmediğiniz büyüklükte ışık saçan bayrak…

Ve biraz sonra her tarafa dikilmiş minarelerle diğer bayraklar…

 Çok fazla anlatmaya gerek yok…

Ertesi gün de hem de kirletilmiş denize gireceğim diye parasız yer bulamayınca adam kudurup…

İlk acenteye giderek dönüş biletini aldı…

Döndü de…

Dönerken sabah aldığı ilk gazetede gözüne ilişen haber Moldovalı kadınlardı…

Fuhuş yaparken yakalanmışlar…

Hem de  50 TL’ye…

Türk polisi emniyete götürmüş…

İfadelerini almış…

Pasaportlarına el koymuş…

Bir KKTC’liden teminat istenmiş…

Ve kadınlar yurtdışına kaçmasınlar diye çıkış yasağı konulmuş.

Düşündü…

Fuhuş; para karşılığında iki tarafın rızası olarak üçüncü bir kişiye her hangi bir menfaat temin etmeden yapılan eylem…

Adam gördüğü rezilliği içine sindiremedi, uçtu…

Oysaki siz oradasınız…

Tam fuhuşun merkezinde…

Mal sizin, ama içine eden de menfaati cebine indiren de başkası…

Bunu herkes biliyor…

Ama nedense gitmişler iki gariban Moldovyalı kadını yakalamışlar…

Ki yakalayan da siz değilsiniz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.