Özgün Kutalmış

Özgün Kutalmış

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Gaile

A+A-

Türk Dil Kurumu Sözlüğüne göre “Gaile’nin” kelime anlamı “Dert, keder, üzüntü”dür. Kıbrıslılar gaile kelimesini gayle olarak kullanırlar. Bunu da genellikle “Gaylesi seni mi tuttu?” diye soru şeklinde kullanırlar. Burada gayleden kast edilen, olmayan veya yanlış yapılan bir işin derdi kederi sana mı kaldığıdır. Cumartesi günü yapılan UBP Parti Meclisi toplantısında hükümetten çekilme kararı alınması, başta C.başkanı Akıncı olmak üzere, hükümetten giden CTP Genel Başkanı MA Talat’ı gaileler aldı. Ya UBP Hükümeti DP ile kurar ve çözüm çabalarını baltalarsaymış. Sanki de DP bu ülkenin parlamentosunda yer alan bir parti değilmiş gibi. Sanki de Annan Plânı referandumunda hükümette UBP yokmuş ve de DP ile “Hayır” kampanyası yürütmemişler gibi. UBP-CTP Hükümetini Türkiye bozdurmuş. Eğer doğruysa, Türkiye çözüm sürecini niye baltalasın? Lider Akıncı günde beş vakit “Türkiye çözüm istiyor” demiyor mu? Diyor. Hatta Akıncı daha da ileri giderek TC ile AB arasında mültecilerle ilgili imzalanan, ahlâksız anlaşmanın da çözüm sürecine olumlu katı yapacağını da söylemedi mi? Öyle ise bu gaileler de ne oluyor? Türkiye her istediğini CTP’nin hükümetin büyük ortağı olduğu hükümetlere yaptırmadı mı? Son örneğini su konusunda görmedik mi? Başbakan Kalyoncu su tekeli yaratan anlaşmaya kuzu kuzu imza koymadı mı? Biraz daha geriye gidecek olursak, MA Talat değil miydi c.başkanı iken “Türkiye bana müzakerelere otur dedi oturdum. Kalk derse kalkarım” diyen? Öyleyse tekrar sorayım. Bu gaileler ne içindir? Hükümet bozulmasaydı, ekonomik protokol bu hafta imzalanacaktı. Zaten genç ve de yakışıklı İçişleri Bakanı Asım Akansoy da paketi överken, “Pakette yazılanlar Dünya Bankası ile AB’nin bizden yapmamızı istedikleridir” demiyor mu?

                                       ***

Kimseyi CTP hükümette olmadığı için çözüm süreci çökecek diye gaileler almasın. Zaten bizi çözüme götürecek görüşme süreci tıkanma noktasındadır. İki taraf da dünya tarafından masadan kalkan taraf olarak suçlanmamak için görüşmelerde uzatmaları oynuyorlar. Rum basınında okuduklarımızdan görüşmelerin tıkandığını öğreniyoruz. Yine Rum Basını bir yandan Eide’nin yeni yakınlaşmalar sağlandığı açıklamasını eleştirirken, diğer yandan da müzakerelerin yönetiminin Akıncı’nın elinden çıktığını yazıyor. Rum siyasi kaynakları ise, müzakerelerin yönetimi Ankara’nın tezlerine uygun hareket eden müzakere heyetinin eline geçmiştir diyor. Bu iddia 4 Nisan’da yayınlanan bizim yerel gazetelerde de yer aldı. C.Başkanlığının acar sözcüsünden, bu iddianın yalanlanması ile ilgili bir açıklama da duymuş değilim. Zaten müzakereci olarak Özdil Nami’nin seçilmesi de Ankara’nın tercihiydi, Akıncı’nın değil. Yine Akıncı’nın tüm hayali iyimser açıklamalarına rağmen, Rum tarafının çözüm müzakereleri ile açıklamaları da örtüşmüyor. Mülkiyetteki sorunlar ile toprak ve 4 özgürlükle ilgili konularda milim mesafe kat edilmemiştir. Türkiye’nin garantörlüğü ile dönüşümlü başkanlık konusuna girmiyorum bile. Bundan dolayı KKTC’de hangi parti hükümet olursa olsun, çözüm sürecine zarar verebilir diye kimse gaile çekmesin.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.