1. YAZARLAR

  2. Ali Kişmir

  3. “GAME CHANGE”
Ali Kişmir

Ali Kişmir

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

“GAME CHANGE”

A+A-

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yeni müzakerecisi Andreas Mavroyannis ile dün çok güzel bir sohbet gerçekleştirdik…

Bildiğiniz gibi Mavroyannis, Rum Ulusal Konseyi tarafından Kıbrıs müzakerelerine görüşmeci olarak atanmıştı…

Ancak resmi olarak göreve başlamadığı için, resmi bir röportaj vermek istemedi…

Bunun nedeni ise, şuan dışişleri bakanlığında yürüttüğü görevi…

Kıbrıs Cumhuriyeti yasalarına göre, hem dışişleri bakanlığında müdürlük yapıp hem de müzakere masasındaki görüşmeci görevini ayni anda yürütemiyor…

Dolayısıyla yeni görevi olan müzakereciliğe resmi olarak başladığı ilk gün, dışişleri bakanlığındaki görevinden istifa edecek…

Sırf bu yüzden konuşmamız röportaj gibi değil, daha çok bir sohbet şeklinde geçti…

Mavroyannis şuan yeni görevi için büyük bir çalışma içerisinde olduklarını paylaştı…

Amaçlarının tüm konuların özüne inmek olduğunu belirtti ve artık iki toplum arasında değil, daha geniş müzakereler hedeflediklerini söyledi…

Özellikle asker, yerleşikler ve garantiler meselelerinin direk olarak Türkiye’yi ilgilendirdiğini, dolayısıyla bu konuların birebir Türkiye ile konuşulması gerektiğini de dile getirdi…

Kendisine, “Türk tarafı müzakerelerin bir takvim çerçevesinde olması gerektiğini vurguluyor” diye hatırlattığımda, bana “biz suni takvimlere karşıyız ancak çözümün de en erken zamanda olması gerektiğini düşünüyoruz” diye cevap verdi…

“Mesela yılsonuna kadar çözüm olursa olur, olmazsa olmaz” demek, “taksimi” istemektir. Biz bunun için takvimi kabul etmiyoruz” diye de ekledi…

_al___2.jpg

Ve çok net olarak Kıbrıs’ın birleşmesi için BM parametrelerinden başka bir çözüm şeklinin mümkün olmadığını da vurguladı…

“Görüşmeci atanması seviyeyi düşürecek” eleştirilerine katılmadığını dile getirirken, tam tersi bir durum yaşanacağını, toplumun bir temsilcisinin “full time” bu konu ile ilgilenmesinin sürecin seviyesini yukarılara çıkartacağını savundu...

Mavroyannis, en baştan itibaren BM parametrelerini savunduklarını ancak son yıllarda görüşülen bazı konuların detaylarında bazı değişikliklerin olabileceğine de dikkat çekti…

Ancak BM kararları ve anlaşılmış zeminin kesinlikle aynı kalacağını da sözlerine ekledi…

Mavroyannis, en büyük korkularının, Eroğlu’nun görüşmek istediğini açıklamasına rağmen, yaptığı açıklamalar ile ayrılıkçı bir yapı istemini ortaya koymasının olduğunu vurguladı…

Bazı başlıkların çıkmaza girdiğine de dikkat çeken Mavroyannis, özellikle “mülkiyet” ve “garantiler” konusunun şuanda çıkmaza giren başlıklar arasında olduğunu söyledi.

Ancak her iki tarafında yaklaşımlarını değiştirmesi durumunda, bu başlıkların çözümünün daha kolay olacağına inandığını da dile getirdi...

“Dönüşümlü başkanlık” ve “50 bin yerleşiğin” kalmasını Sayın Hristofyas’ın açılım olarak nitelendirdiğini, ancak Hristofyas’ın, bu konuların Türk yönetimi tarafından cevapsız bırakıldığını kendilerine söylediğini, dolayısıyla bu konunun şuanda masa da olmadığını, ileriye dönük yeni öneriler sunacaklarını da sözlerine ekliyor…

_al_____3.jpg

Ve kesinlikle kapsamlı bir çözümün olması gerektiğini ancak çözüm olmadan önce yardımcı bazı adımların atılarak çözümün tetiklenmesinin sağlanabileceğine inandığını da vurguluyor.

Özellikle Maraş konusunun çözümün tetikleyicisi olabileceğini ve bu öneriler ile oyunu değiştireceklerini iddia ediyor…

“Maraş meselesi “game change” (oyunu değiştirecek) unsurlardan bir tanesidir” diyen Mavroyannis,  “Maraş paketinde, Maraş kentinin BM gözetiminde yasal sahiplerine iade edilmesi var. Bu konuda anlaşma sağlandığı takdirde çözüm beklenmeden hemen çalışmalara başlanılmalı. Bu Kıbrıslı Rumların lehine olacak bir durumdur” diyor…

Ve devam ediyor…

“Maraş paketinde ikinci olarak Kıbrıslı Türklerin limanları AB’ye açılacak ve bu da Kıbrıslı Türklerin bir kazanımı olacaktır. Aynı zamanda Türkiye’de “Ankara protokolünü” devreye sokacaktır. Bu da donmuş bazı fasıllarının açılmasına katkı sağlayacaktır. Tüm bu sorunların ortadan kalması ve Maraş konusunda bir anlaşmaya varılması, mülkiyet ve toprak sorunun da çözümünü kolaylaştıracaktır. Dolayısıyla çözüme de katkı sağlayacaktır” diyor…

Ben son olarak “Ercan Havaalanı “Maraş paketinin” içine girer mi, bu konuda karşı taraf teklif sunarsa ne yaparsınız” diye sordum…

Bana verdiği cevap, “bizim önerilerimiz içinde yok ama karşı taraf uluslararası hukuk çerçevesinde bir öneri sunarsa bunu müzakere edebiliriz” oldu…

Gerçekten çok sempatik ve düzgün bir kişiliğe sahip olan Mavroyannis ile bu benim 3. buluşmam…

Mavroyannis, resmen göreve gelmesinden sonraki ilk röportajını bize vereceğini söyledi…

Daha pek çok şey konuştuk ama kendisine söz verdiğim için Eylül sonrasını bekleyeceğim…

Ama çok net şunu söyleyebilirim ki, Rumlar şuanda harıl harıl müzakereler için çalışıyorlar ve çok önemli öneriler sunmaya hazırlanıyorlar…

Ben Sayın Mavroyannis’in samimiyetine güveniyorum, tabii ki o da benim…

O yüzden yazacaklarımı bu kadarla bırakıp, yeni görevine resmen başlamasıyla ilk gerçekleştireceğimiz röportajı beklemeye koyuluyorum…

Tabii bu arada biz dost olarak görüşmeye devam edeceğiz…         

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.