1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Garkariyanlar sarmış her yanı…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Garkariyanlar sarmış her yanı…

A+A-

Bakkaliyesi var adamın.

Sabahın dördünde kalkar,  beşte dükkânı açar.

Ekmek gelir o saatte sıcak.

Çünkü işçiler o saatlerde ya paketleme işine giderler, ya bir bahçede güneş doğmadan işe başlarlar… Belki de gidecek olanlar balıkçılardır.

Yok ki sanayi, fabrikaya gidecekler, diyebileyim…

Bakkal, ekmek, belki birkaç parça da peynir satarsa o günlük yevmiyesini çıkartacak ki gece başını yastığa koyduğunda düşüncesiz dalsın derin uykulara…

Yaşam mücadelesidir bunun adı…

Kimisi yer altında kömür arar ekmek parasını çıkartır.

Kimisi fırtınada, soğukta saatlerce toprak görmeden rızkını arar.

Çok önemlidir emekten sonra eve dönerken cebe atılan günlük ekmek parası…

Sigaradır o, çocuklara kitap, mutfağa aş.

Belki biraz artırılabilirse ulaşım aracı.

Hepsinde ortak nokta, alın teridir.

Ve zor da olsa kazanılan her ne ise paylaşamazsın kimseyle…

Çünkü başkaları da paylaşmaz.

Çünkü emek en yüce değerdir.

Bir de ülke var paylaşılmayan.

“At, avrat, silah”  derdi at üzerinde ülkeleri gezip, işgal ederek, “kurtardık” diye övünen  ulus…

Günümüzde de geçerlidir o söz, biraz farkla…

At da yok silah da ama araba yerine at, silah yerine memleket var…

Ne sevdiğin değişir paylaşılacaklar listesinde, ne ülken…

Adam ülkesindeki zor koşullardan,  yıllarını yurtdışında geçirmiş.

Çalışmış, çabalamış dökmüş alın terini.

Bu arada ne kadar zorlansa da gözünde bir gün döneceği ülkesi…

Bugünkü durumun, terk ettiği günlerden kötü olsa da, “ben olmazsam bir kişi eksik” düşüncesini hep korumuş içinde.

Ve emekliliğinden sonra yaşadığı İstanbul’a veda, memleketine merhaba diyebilmek için nesi var nesi yok satarak topladığı birikimini, ”Benim paylaşamadığım iki şeyim var, birincisi emeğim, ikincisi ülkem” diyerek götürüp memleketi Kıbrıs’a yatırmak istemiş.

Pazarlıklar başlamış Kıbrıs’ta emlakçı ile.

Alacağı, eşdeğere karşılık araziye yapılan bir dükkan… Nasılsa karşılığı var diyerek tokalaşmış emlakçı ile ve sonradan tanıştığı müteahhit de olan satıcıya sormuş…

-Parayı nasıl vereyim? Hesabım İstanbul’da…

-Fark etmez abi “ demiş satıcı ve “benim zaten memleketim Türkiye, ama aynı zamanda KKTC’liyim de…

Firmam İstanbul’da.

Burada toprak alıp inşaat yapıyorum.

 Siz parayı (Poundları) oradaki hesabıma aktarırsınız, hatta buraya gelmeden sözleşmeyi bile oradaki firmamızla yapabilirsiniz,  diye devam etmiş…

Adam düşünmüş, “yani ben param yabancı ülkede kalmasın, ülkemde dursun diye her şeyimi sattım. Ama şu işe bakın ki kendi toprağımı İstanbullu KKTC’liden geri alacağım için param yine İstanbul’daki bir bankadan yine İstanbul’daki başka bir bankaya aktarılacak…”

Hiç nüfus sayımlarına bakmayalım.

Hükümet denilen kurumun ne yaptığına da…

Garkariyalar sarmış her yanımızı…

Talan edilmiş memleketi garkariyalardan nasıl kurtarırız ona bakalım…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.