1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Gazino kültürüne muhteşem dönüş…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Gazino kültürüne muhteşem dönüş…

A+A-

   İnsanların nostaljinin büyüsünden kopamaması bir yana, o büyüyü yeni nesillere de yaşatma hevesleri var. “Benim eski günlerim ve değerlerim bak ne kadar da güzeldi!” dercesine… Bu güçlü duygunun yepyeni ve muhteşem bir yansımasına daha bir grup Kıbrıslı Türk gazeteci olarak geçen hafta sonunda İstanbul’da tanıklık ettik. Herkes “İstanbul’da gazinolar bitmiştir” derken, eski günlere harika bir dönüşle o kültür yeniden canlandırılıyor.

   Bizim ülkede “gazino” denince akla İngilizce adı “casino” olan kumarhaneler gelir. Oysa İstanbul’un tarih olan eski gazinolarının kumarhanelerle bir ilgisi yoktur. İstanbul’un gazinoları müşterilerine yemekli ve içkili ortamda en ünlü ses, söz ve gösteri sanatçılarını sunan elit eğlence mekânlarıydı. Ki nice Yeşilçam filmine de konu oldular… Bugünkü neslin bile kulaklarında sesleri çınlayan ünlü sanatçılar “Caddebostan”, “Taksim”, “Maksim” ve “Bebek” gibi gazinolarda yaz ve kış mevsimlerinde matinelerde ve suarelerde her yıl milyonlarca izleyiciye unutulmaz sanat şölenleri yaşatırlardı. Matineler kadınlara aitti ve çocuklarıyla birlikte bu gazinolara akın eden bayanlar plaklardan, siyah beyaz televizyonlardan ve sinema perdesinden izleyip hayran kaldıkları ünlü sanatçılarla yüz yüze gelebilme olanağını bulurlardı. Aynı şansa geceleyin suarelerde aileler kavuşturulurdu. Fahrettin Aslan gibi işletmeci efsanelerinin damgasını taşıyan bu elit eğlence mekânlarına ilgi o kadar büyüktü ki, izleyicilerin yerlerini çok önceden ayırtmaları gerekirdi. İstanbulluların, İstanbul dışındaki sevdiklerine ve konuklarına en büyük ikramları, onları bu gazinolarda ağırlamaktı.  

   İşte Kıbrıs’tan İstanbul’a hafta sonunda davet edilen biz Kıbrıslı Türk gazetecilere de bu geleneksel ikramda bulunuldu. İki günlük organizasyonun yöneticisi, referansları parlak PR’cı (halkla ilişkiler ve tanıtım) Faika Yalvaç’tı. Onun adı, zaten bu programın dört dörtlük olacağının kanıtıydı. Sevgili Faika Yalvaç, profesyonel anlamda PR’ın nasıl yapılabileceğinin de etkin gösterisini sundu bize.       

   Kaner Şirketler Grubu’nun kısa süre önce Türkiye’nin Yeni Rakı klasiğiyle birlikte Lefkoşa ve Girne’de düzenlediği “Bi Büyük Fest”in İstanbul ayağı, tabii ki çok daha muhteşem olacaktı. Yeni Rakı’nın geleneksel mezeleri ve müzikleri eşliğinde Boğaziçi kıyısındaki Turkcell Kuruçeşme Arena’da düzenlenen festival, hem geçmişe yapılan anlamlı bir göndermeyi ve hem de eski gazino kültürünün yeniden İstanbul yaşamına döneceğinin müjdesini içeriyordu. Binlerce davetlinin katıldığı ve tarihin en büyük İstanbul gazinosunun oluşturulduğu muhteşem gazino gecesinde Kıbrıslı grubun en ön sıralarda özel bir yeri vardı. O özel yerden devasa sahnedeki sanatçılar da, gazino gecesine katılan özel ve ünlü konuklar da yakından çok rahat izlenebiliyordu. 

   Cem Davran’ın sunduğu gazino gecesinin özel ve ünlü konukları arasında kimler yoktu ki… Halit Akçatepe, Adnan Şenses, Selami Şahin, Seyyal Taner, Melahat Gürses, Nilgün Belgün, Göksel Kortay, Yeliz… Sahne gerisine ve sahnenin iki yanına kurulan beyaz perdelerde ise başta Zeki Müren, eski günlerin müzik, sinema ve gösteri yıldızları sürekli geçit resmi yapıyorlardı, eski parlak günlerinden yansıyan görüntülerde ve seslerde…  

Hiç kuşku yoktur ki, Emel Sayın, nostaljik gazino günlerinin en ünlü yıldızlarındandır. Harika sesi ve eşsiz yorumu kadar fiziği ve hanımefendiliğiyle de gönüllerde taht kuran Sayın, gazino gecesinin assolistiydi, tıpkı o muhteşem eski günlerde olduğu gibi. Büyük Yeni Rakı Orkestrası’nın fasıllarından, Gökhan Tepe ve Göksel konserlerinden sonra dinmek bilmeyen alkışlar arasında sahne alan Emel Sayın performansından hiçbir şey kaybetmediğini klasikleşen şarkılarıyla kanıtladı. Çiçek yağmuru altındaki programına  “Endüslüs’te Raks”la giren sanatçı, “Bu akşam bütün meyhanelerini dolaştım İstanbul’un”, “Seni ben ellerin olsun diye mi sevdim”, “Ah bu şarkıların gözü kör olsun”, “İçin için yanıyor”, “Duydum ki unutmuşsun”, “Aşkınla yana yana”, “Kalamış”, “Rüyalar gerçek olsa”, “Mavi boncuk” ve “Çile bülbülüm çile” şarkılarıyla alandaki binlerce gence de, eski gazinolar kültürünün inanılmaz büyüsünü ulaştırdı. Masadaki bir arkadaşımız cep telefonundaki internetten Emel Sayın’ın doğum tarihini arayıp buldu: 1945!.. Tanrı’nın herkese böylesine sonsuz bir gençlik, güzellik ve enerji vermesini dilerim.      

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.