1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Geçmiş bayram hakkında...
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Geçmiş bayram hakkında...

A+A-

Bu yazı kaleme alınırken, Kurban Bayramı’nın son günüydü… 

Şu sıralar bir yandan yeni yazmakta olduğum kitap, öte yandan da gazetede çok ciddi meseleleri dürtüklemekten, kafam o kadar dolu ki… 

Gazeteye ne yazacağımı, kendi gündemimden sıyrılıp da akla getirmek oldukça zor…

Bugün, mecliste malûm yasalar konuşulacak örneğin! 

Oturup yazsan, milleti isyana teşvik etmek suçunu işleyebilirsin…  

Herhalde mecliste gereken yapılacak ama kapının önündeki halk desteği de olmazsa, bu yaslar geçecek! 

Bu da bilinmeli…

Burada “eski bayramlar” yazmak hiç içimden gelmedi… 

Oysa modadır ve usuldür… 

Bu bayramda beni en çok ilgilendiren haberler, Yunanistan ve İtalya’dan geldi… 

Öncelikle Papandreu’ya üzüldüm… 

Çünkü adam ta Simitis zamanından beri, bu har vurup harman savurma ekonomisinin, Yunanistan’ı batıracağını, bağıra çağıra söylüyordu…  

Bomba kucağında patladı, bedelini o ödüyor şimdi… 

Papandreu ile görüşme fırsatını, onu canlı canlı dinleme fırsatını bulmuş az miktarda Türk aydından biriyim herhalde… 

İlk dinlediğimde, “neden bizde de bu düzeyde aydın politikacılar yok” diye, hayıflandıydım… 

Yetmiyor demek ki! 

Bence bu istifa, Yunanistan başbakanının yerel siyasi hayatının da sonu olursa, Yunanistan’a yazık olur… 

Kendisi Sosyalist Enternasyonal’in de başkanı olduğu için, siyasi hayatına bir biçimde devam eder nasılsa…

İtalya’da Berlusconi’nin başına gelenler de çok ilginç! 

Siyasete nasıl geldiğini, Milan’ın da başkanı olduğunu, ilginç hareketlerini elbette biliyorsunuz! 

Siyasi görüşüne hiç katılmamakla beraber, ben siyasette bu tip “eğlenceli” adamlar olmasından keyif alırım… 

Birkaç sene önce Kaddafi’yi İtalya’ya davet edip, bilmem kaç eskort kız vermesini, birkaç sene sonra da can düşmanı ilan edip, üstüne saldırmasını, elbette övecek değilim ama bu adamın siyasi iddialarının en sonunda bile yer almıyordu ki tutarlılık iddiası! 

Nev-i, şahsına münhasır! 

Yani, “çeşidi kendi kişiliği ile sınırlı”! 

Bir defa daha yazık! 

Böyle siyaseti eğlenceye çeviren bir tipi, bir daha ne zaman görürüz, Allah bilir…

Bayramın ikinci günü, Pirgo’ya gittim… 

Kontrol noktasında, Rum polis sordu: 

“Beribado’ya geldiniz?”… 

“Malista…”

“Galôn Bayram” dedi  Urumcuk, geçtik… 

Gene Mansura, Mosfileri üzerinden, Erenköy sırtlarına uzandım… 

Aslında yalnız başıma olsam, Bozdağ, Alevga ve Sellain Dabbi’yi de arayacam ama… 

Sanırım Kartaltepe dediğimiz tepenin ordan, aşağa baktım… 

Köy yok! 

Bir minare görünüyor, bir de 1964’ten önce Anomomilo, sonra Fevait Tepesi dediğimiz tepedeki mücahit mevzileri görünüyor… 

Çevre dağlara baktım… 

“Keşke elime bir harita alsaydım da hangi tepenin hangisi olduğunu anlayabilseydim” dedim, döndüm… 

Mali Tepesi’ne Rumlar bir büyük haç dikmişler…

Eşber Serakıncı’ya duyurulur… 

O tepede yaralandıydı da… 

Arkadaş, o tepeye nasıl tırmanılır ki?  

Bir bayram da işte böyle geçti…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.