1. YAZARLAR

  2. Ejder Aslanbaba

  3. Geçmişin "G"si
Ejder Aslanbaba

Ejder Aslanbaba

Milletvekili
Yazarın Tüm Yazıları >

Geçmişin "G"si

A+A-

İslam İşbirliği Teşkilatı ve Dış İşleri Bakanlığımızın ortak düzenlediği organizasyonda “Fırsatlar Adası” sloganı kullanıldı. Ülkemizdeki potansiyeli dünya görüyor ama biz neden bu potansiyelin getirdiği ya da getireceği değişime ayak diriyoruz? Anlamsız gelen şu, ambargolardan şikâyet ediyoruz, fakat bunları aşmak üzere atılan her adımda herkesten önce biz ilk engeli yaratıyoruz. Değişimi reddetmenin kime ne faydası var?  Bu sorunun cevabı çok önemli. Projeler daha çalışma aşamasındayken eksiklikleri tamamlamak yerine bağırmaya başlıyoruz. Şayet konuyla ilgili bir fikriniz varsa ülke yararına neden paylaşmayı denemiyorsunuz? Gelişimin “G” si bile bazı kesimlerin kötü senaryolar üretmesine yetiyor. Peki, bu ülke modern dünyaya ayak uydurmayacakta ne yapacak? Genç nüfusa iş imkânları nasıl oluşturulacak? Ülke nasıl gelişecek? Dünyaya hangi yollarla kendimizi tanıtacağız? Ekonomi nasıl büyüyecek?  Bunlara benzer binlerce soru sorabiliriz.

Tüm bu soruların cevabı anacak değişim ve gelişimden geçer bunun farkına varmalıyız artık. Bunları sağlayabilmek içinde tüm kaynakları kullanmamız gerekir. Eğer risk söz konusu ise bunu en aza indirgemenin yolları, karşı duruş sergileyerek bulunmaz. Konusunun uzmanı kişilerin çalışması ve çözüm üretmeleri gerekir. Maalesef, ülkemizde böyle bir çalışma olamıyor. Konusunun uzmanı insanlar sadece felaket tellallığı yapmakla yetiniyor. Sadece yatırım konusunda değil. Mesela, sağlık sisteminde bir aksaklık varsa, bunu anlat anlat bitiremiyoruz. Kimse mevcut sorunla ilgili bir öneri sunmuyor. Battık, bittik ve bizden bir şey olmaz demekle yetiniyoruz. Bu kime yarıyor? Zaten yıllardır izolasyonlar altında ezilmiş ve engellenmiş bir ekonomimiz var. Fakat hala ayaktayız ve hala yarınlar var. Gençlerimizin eğitim seviyesi yüksek ve iş sahalarında çeşitliliğe ihtiyaç duyuyoruz. Beyin göçü veren bir ülke değil, beyin göçü alan bir ülke olabilecek olanaklar bizde var. Peki, neyi bekliyoruz? Kimi engelliyoruz? Eğitim seviyesi bu kadar yüksek bir toplum olarak fikirlerimizi paylaşmayı bilmemiz gerek. Toplumun hassas noktalarına temas ederek, ancak yerimiz de sayarız. Toplumu üzerinde etkisi olan herkes, her kurum ve kuruluş toplumun nabzını yükseltecek her türlü beyanattan ve eylemden uzak durmalı. Hali hazırda toplum olarak yaşanan olayların negatif etkisi altındayız zaten.

Var olduğumuz ve olacağımız topraklarda güçlenmeliyiz. Önceliklerimizi belirleyip, hedefe ulaşamamamız için bir neden yok. Yarınlara güvenle bakabilmek ve varlığımızı sürdürebilmek için modern dünyanın hızına yetişmemiz şart. Tünelin sonundaki aydınlığı kendi elimizle kapatmayalım. Kendi kontrolümüz altında ülkemizin değişmesi ve gelişmesi için hep beraber hareket edelim. Toplumumuzun refah seviyesini yükseltebilmemiz için değişime açık ve uyumlu olmalıyız. Aydınlık yarınları “kişisel” sebeplerden ve tutumlardan ötürü karartmaya kimsenin hakkı yok. Rüzgârın estiği yöne hareket etmek yerine, rüzgârı gitmek istediğiniz yöne estirmek bizlerin elinde. Bilinçli oluşturulan kaos ortamının bir parçası olmayalım. Şayet, bir şeyin parçası olacaksak eğer, o da aydınlık yarınlar için bugün verilen mücadelenin bir parçası olmalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.