1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Gel de yazma!..
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Gel de yazma!..

A+A-

Mutluluk ve sevinç günleri olması gereken bayramda toplumsal sorunlara hiç girmemeyi kararlaştırmış ve bayramın ilk gününden başlayarak nostaljiyi de içeren yazılara yönelmiştim. Gelin görün ki, bu kararlılığımı bayramın son gününe dek sürdüremedim dostlar… Toplum sorunları yakamızdan düşmüyor… Gelin de bunları bayramda olsun yazmayın bakalım!. Dostlarımdan ve okurlarımdan gelen mektuplar da bunun göstergesi oluyor. Bugün bu mektuplardan sadece birkaçını sizlerle paylaşarak bayram sonrasının ısınma hareketlerini başlatalım dedim. Buyurun:
   “Merhaba Ahmet Bey; Lefkoşa'nın Ortaköy semtinde ikamet eden bir vatandaş olarak sizden ricam şu: Lütfen aylardır kesik olan hastane önündeki trafik ışıklarını ve geceleri yanmayan elektrik direkleri aydınlatmasını bir kez daha gündeme getirir misiniz? Bayramı da bu sorunlarla baş başa geçiriyoruz. Ben defalarca Belediye'yi arayıp uyardığım halde, ilk günlerde ‘tamam, bakalım ilgilenelim’ diyorlardı, sonra artık usandılar baklayı ağızdan çıkarıp ‘borçtan dolayı kesiktir, halletmeye çalışacağız’ dediler.. Aylardır hiçbir gelişme olmadı. Bu nasıl bir kafa yapısı, nasıl bir anlayıştır ki borçtan dolayı böylesine önemli bir noktanın elektriksiz kalmasına seyirci  kalabilmektedir?. Bu yolu her gün kullanan birisi olarak sabahları yolu karşıdan karşıya geçmekte olan yaşlı, hasta, çocuklu, bebekli  insanların vızır vızır geçen arabaların arasından fırsat bulup karşıya ulaşmaya çalışmasını görmekten utanıyorum ve bu insanlar için üzülüyorum. Birilerinin buna ‘dur’ demesi gerektiğini düşündüğüm ve bu çağrıyı en iyi sizler aracılığıyla yapılabileceğimi düşündüğüm için dikkatinize getirmek istedim.
   Saygılarımla… İlker GÜRESUN,  Yabancı Diller Okulu,  ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu.”
       *       *       *
   “Abi; %50 elektrik zammı geliyormuş buna ne diyorsunuz? Sn. Başbakan ‘öyle bir şey yok’ dedi ama, bunlar hep dediklerinin aksini yaparlar… Herhalde mum ışığında otururuz artık. Yazıklar olsun, halkı soymaya devam... Vallahi isyan olacak eğer bunu yaparlarsa. Ne demek yahu bu olacak şey mi? Elektrik ucuzlatılsın diye bağırıyoruz, adamlar zam yapıyor. Buna bir ‘dur’ demek gerekir artık. Hiçbir üretim yok ülkede. Hiçbir yerli yatırımcıya teşvik yapmadılar bugüne kadar. Bu hükümet de aynısını yapmaya devam ediyor. İstihdam olanakları sağlayacaklarına, halkın sırtına habire zam.Yeter artık!..” (B.K.B.)
      *         *        * 
   “Sevgili Tolgay kardeş; yurda döndüm. Kıbrıs’tayım. Evim Lefkoşa’da Marmara bölgesinde, biliyorsun. Sokak lambalarının yanmadığı, sokaklara atılan kurumuş ağaçların ve dal yığınlarının çok çirkin bir çevre oluşturduğu, sokağa fırlatılan eski eşyaların mezbeleliğe dönüştürdüğü bir bölgeden size sesleniyorum. Belediye buralara sadece çöpleri üstünkörü almak ve faturaları dağıtmak için uğruyor. Birkaç kez belediyeyi telefonla aradım. Kimse ilgilenmedi. Umarım bu konuya köşenizde minnacık bir yer verirsiniz. Etkili olacağınıza inanıyorum. Sevgilerimle… Ersin TAŞER”
      *        *       *
   “ Merhaba Tolgay; Mağusa'ya hizmet vermiş, ter akıtmış, kültür ve sanat yönünden damgasını vurmuş insanlarımız vardır. Mağusa'yı Mağusa yapan insanlardır bunlar. Bir ara Belediye Başkanı Oktay Kayalp'a bu insanlarımızdan söz etmiş, ‘mesela yollara adlarını verseniz’ falan demiştim. ‘Yok’ demişti bana. ‘Ben onların adlarını mesela salonlarda kalıcılıkları ile yaşatmak isterim!..’ Ki, o adların arasında Türk Gücü'nün de kurucuları arasında olan Mağusa’nın efsane adamı, Boysan Boyra’nın babası Hasan İskeleli (Korudağ) vardır. O insanların arasında Mağusa'ya nice tiyatro ve festivallerle damgasını vuran rahmetlik İsmet Kotak vardır... Kısaca o kadar çok sevgi ve saygı ile anılan insanlarımız vardır ki... Hem de bugünün ‘yetkili ve sorumlu’ olan devlet adamlarını, belediyecilerini yetiştiren, onlara kültürü, sanatı, su katılmamış mücadele ruhu ile bir Mağusa hediye eden insanlarımız... Yazık ki, günü birlik ideolojilerle siyasi parti amblemleri uğruna harcanıyorlar. Bir Denktaş'ın adı bile soğuk mu soğuk, estetikten yoksun dört köşe bir betonarme salondan esirgeniyor. Kavgalar kopuyor... O Denktaş ki, nihayet öldü de uğraşılmaktan kurtuldu. Buna karşılık Kıbrıs Türk halkının dünyada yaşamakta olan tek adı... Ve o adı, adı sanı Mağusa hisarları arasından öteye asla gidemeyecek adlar silip yok etmeye çalışıyorlar... Ne hazin bir olay!.. Kıbrıs Türkü bu mudur gerçekten? Ben çok söylüyorum bunları, Mağusa adına sen de söyle, sen de yaz artık Tolgay…  Sevgilerimle dostum… Eşref ÇETİNEL”

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.