1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Geleceği yaratırken çorbada tuzu bulunmak
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Geleceği yaratırken çorbada tuzu bulunmak

A+A-

SOS Çocuk Köyü’nde 26 Nisan 2013 Cuma günü bir etkinlik gerçekleştirildi. Haberiniz olmadı değil mi?

Ama hangi milletvekilinin nerede olduğunu biliyor, öğreniyoruz ister istemez.

Bana kızmayın n’olur! Medya da bu konuda suçlu, birer birer bu toplumun birer üyesi olarak bizler de!

SOS Çocuk köyü hakkında zaman zaman yazılar yazan bir köşe yazarı olarak, SOS’in 23 Nisan etkinliği hakkında bir pencere açmak da, toplumsal sorumluluk doğrultusunda benim için ayrıcalıklı bir ödev.

SOS Çocuk Köyü’nü tanıyor musunuz; nerede olduğunu biliyor musunuz; niçin kurulduğunu ve varlığının önemini merak ediyor musunuz diye sormayacağım. Sadece bir defacık oraya gitmeniz veya en azından neler yaptığı ile ilgili bilgi edinmeniz, bir okur olarak toplum adına attığınız güzel bir adım olacaktır diye hissediyorum. Öneriyorum!

Bakın SOS Köyü kendi tarihçesini nasıl anlatıyor:

“KKTC SOS Çocuk Köyü Derneği 1991 yılında bakıma muhtaç çocuklara aile tipi bakım vermek ve onları uzun vadede, aşamalı destek programlarıyla kendine güvenli, bağımsız bireyler olarak yetiştirmek amacıyla kurulmuştur. 6 aile evi, 1 teyze evi, 1 misafir evi, 3 personel lojmanı, yönetim binası, açık hava tiyatrosu, çok amaçlı bir salon, oyun alanı ve 100 çocuk kapasiteli anaokulu olarak inşa edilmiş daha sonra inşa edilen 5 aile eviyle kapasite arttırılmıştır. Faaliyetlerine 1993 yılında başlayan derneğimiz, 1994 yılında Uluslararası SOS Çocuk Köyleri Birliği’ne üye olarak kabul edilmiştir. SOS Çocuk Köyü Derneği KKTC, dünyadaki bütün SOS Çocuk Köyleriyle ayni statüye sahiptir. 

2006 senesinde başlattığımız Aile Güçlendirme Projesi ile faaliyetlerimizi artırarak proje sayesinde bugün daha çok çocuğa ulaşabilmekteyiz. Aile Güçlendirme Projesi ile aileyi güçlendirecek çalışmalar yapıp çocukların biyolojik ailelerinin yanında kalması hedeflenmektedir.

Derneğimiz faaliyetlerini Sosyal Hizmetler Dairesiyle işbirliği çerçevesinde yürütmektedir. SOS Çocuk Köyü Derneği varlığını hayırseverlerin yaptığı bağışlar, yurtiçi ve yurtdışı sponsorların katkılarıyla korumaktadır.

Derneğimizin "Aile Tipi Bakım" verdiği SOS Çocuk Köyü, SOS Gençlik Evleri, Yarı Bağımsız Yaşam Programı dâhilinde toplam 106 çocuğumuz bulunmaktadır. Çocuklarımızın 69'u SOS Çocuk Köyünde, 23'ü SOS Gençlik Evlerinde, 14'ü ise Yarı Bağımsız Yaşam Programındadır.

Biyolojik ailesiyle yaşayan ve Derneğimizin "Aile Güçlendirme Projesi"  dâhilinde 135 çocuk ve 50 aile bulunmaktadır. Aile Güçlendirme Projesi kapsamında 2006 yılından bugüne kadar toplam 321 çocuğa destek verilmiştir. Desteklenen çocuklarımız biyolojik ailelerinin yanında, en doğal hakları olan sağlıklı bakım koşullarında yaşama olanağına kavuşmuşlardır.  Projeye dahil edilmiş ailelere, meslek edinme kursları ve anne-baba eğitimleri gibi olanaklar sağlanmış, sosyo-ekonomik ve kültürel yönden projedeki ortaklarımız sayesinde güçlendirilerek çocuklarını terk etmeleri engellenmiştir.”

***

SOS Çocuk Köyü Derneği, kaderine terkedilecek bir dernek değildir!

Özellikle “çocukların geleceğimiz olduğunu savunduğumuz bir dönemde” yaşama ekonomik imkânlar veya ailesel etkenler nedeniyle şanssız doğmuş veya yaşamlarının bir döneminde olumsuzluklar dolayısı ile mağdur olmuş çocukları terk etmek hiçbirimize yakışmaz. Sosyal Devlet ilkesinin KKTC Devleti’ne, dolayısı ile de KKTC hükümetlerine yüklediği görevler açıktır. Bu sorumlulukla, devletin gerçekleştirmek zorunda olduğu etkinlikler konusunda söz söylemeye dahi gerek yoktur. Aynı şekilde, sosyal sorumluluğa sahip bireylerin; Kıbrıs’ı seven, burada var olmayı sürdürmek için yaşamını sürdürmekte olduğunu söyleyen herkesin de SOS Çocuk Köyü Derneği ile iletişim içinde olması kaçınılmazdır.

Ne yazık ki, Sosyal Hizmetler Dairesi’ne bağlı yurtların ve buralarda yaşamakta olan çocuklarımızın imkânlarının dahi ortada olduğu günlerden geçerken, SOS Çocuk Köyü’nün elindeki kısıtlı imkânlar ile köydeki ve köyün programlarındaki çocuklara yuva sağlamak, fizyolojik ve psikolojik yönden sağlıklı bireyler olarak yetişerek, eğitim ve ekonomik imkânlarını eline alan bireyler olmalarına katkı koymak adına verdiği mücadele izlenmeye, takdir edilmeye ve desteklenmeye değerdir. O nedenle yurdunu seven ve yurdunun sağlıklı bir şekilde güçlenerek devamlılığı için çalışan her bir kişinin, SOS Çocuk Köyü’ne katkı sağlaması, değer vermesi ve Kıbrıs’ın geleceğine verilen değerin de göstergesi olacaktır.

Bu bağlamda toplumda kanaat önderliği yapmakta olan, halkın dikkatini üzerine çekebilmiş kişilere, politika ile uğraşmakta olan, mecliste bulunan veya siyasi partilerinin önderliğine soyunan kişilere önemli görevler düşmektedir. Bu kişilerin, SOS Çocuk Köyü ile iletişim içinde kalmaları, bu kişilerin SOS Çocuk Köyü’nü destekleyen açıklamalarda ve icraatlarda bulunmaları, halkın da SOS Çocuk Köyü’ne olan ilgisini artıracak, buranın yaşatılması için gereken katkıları daha çok sağlayabilmelerine imkân yaratacaktır.

Ne yazık ki bahsi geçen kişilerin, belli dönemlerdeki yaklaşımları hariç, ne yazık ki SOS Çocuk Köyü’nü kaderine terk etmeyi tercih ettikleri görülmektedir.

Örneğin geçtiğimiz Cuma gün, SOS Çocuk Köyü’ne gitmek, oradaki kermesi ziyaret etmek, gösterilerini sunan kreş öğrencileri ve velileri ile bir arada bulunmak, köyde yaşamını sürdürmekte olan çocuklar, anne ve teyzeler ile bir araya gelmek için bulunmaz fırsattı.

Fakat bizzat izlediğim gibi, üzülerek söylemeliyim, ne yazık ki bu fırsat da kaçırıldı.

***

Böylesi değerli bir amaca hizmet eden, geleceğimizin şekillenmesinde emek veren bir kurumun, bu kurumdan hizmet alan çocukların ve gençlerin, bu amaç için görev yapan kişilerin devleti ve toplumu yanlarında hissetmeleri için daha ne yapmaları lazım diye sormadan duramıyorum.

Onlar geleceğimizin inşası için çalışıyorlar.

Bu çorbada tuzu bulunabilecek kişileri, bu katkıyı koymaktan alıkoyan hiçbir sebep düşünemiyorum!

Ya sizler?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.