1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Gelirlerin azaldığı dönemde fon uygulaması ayıptır!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Gelirlerin azaldığı dönemde fon uygulaması ayıptır!

A+A-

Kıbrıs Türkü sadece Kıbrıs sorunu konusunda değil hemen her konuda bir karpuzun iki yarısı gibi bölünmüş durumdadır.

Bunun ekonomiye etkilerini de şimdi görmekteyiz!

Hemen her konuyu anlarız da ekonomide yaşanan ikilemin ülke geneline yansımaları olumsuz yanların göstermeye başladı bile…

Hükümetin hiçbir özel sektöre danışmadan aldığı fon uygulaması taraflar arasında tartışıladursun, vatandaş her geçen gün azalan alım gücünün yanı sıra fonlardan dolayı artık daha pahalı bir yaşam içine itilmiş, sıkıntılar da katlanarak artmıştır.

Ekonomist değiliz ama iyi bir tüketici olduğumuzu söyleyebiliriz…

Bir tüketici önce fiyata bakar sonra kaliteye, sonra da hangi malı alacağına karar verir.

Örneğin ben gittiğim her yerde, otel ve restoran gibi işletmelerde Kıbrıs ürünü var mı diye bakarım.

Benim tespitlerime göre, kar yapmak için ince hesap yapmak zorunda olan işletmeci kaliteden daha çok ürünün fiyatına bakarak alışverişini yapıyor.

Gittiğim bir çok işletmede gözlemim odur ki, Kıbrıs’ın zeytine de yağı da peyniri ya da hellimi de ya yoktur, ya da tadımlık olarak çok az miktarda bulunur.

Bunun nedenini sorduğunuzda da ilk söylenen hem pahalı olduğudur hem de devamının bulunmadığıdır.

Yıllardan beridir ambalaj sorunu yaşayan Kıbrıs ürünleri, son yıllarda bunu aşmaya çalışsa da yılların alışkanlığı ve ucuzluğu dışarıdan gelen ürünlere rağbeti arttırmıştır.

İş adamları sanki başka ilgilenecek sorunları yokmuş gibi aralarında ikiye bölündüler.

Üreticiler dışarıdan gelen ürünlerle rekabet edebilmek için fonlara büyük destek verirken, ithalatçılar da örgütlenerek tepkilerini her geçen gün daha ağır bir şekilde dile getirmektedirler.

Ama benim mantığım da fonların bir an önce kaldırılmasından yana ağır basmaktadır.

Çünkü, yerli üretim maddeleri onlarla ifade edilirken, ithal edilenler binlerce çeşittir.

Çoğunluk dışarıdan gelen maddeler olduğu için bu enflasyonu keskin bir şekilde yükseltmiş ve bu da vatandaşın alım gücünün azalmasına neden olmuştur.

Ayrıca istatistikler de fonların uygulanmaya başlamasıyla, güneyden yapılan alış verişlerin artışını gözler önüne sermiştir.

Geçmişteki narenciye ve patates rekoltesinin şimdilerde hangi noktalara düştüğünü hep birlikte yaşamaktayız.

Belki bu anlamda yerli üreticiyi koruma altına almak için ilik düşünülecek olan fonlar akla yatabilir ama, bu uygulama onlar uzun vadede bir yarar getirmeyecek, aksine bir süre sonra rehavete neden olacağı için aksi tesirleri olacaktır.

Dışarıdan gelen ürünlere uygulanan fonların bir kısmının yerli üreticiye yansıtılması onlara bir nebze olsun rahatlık sağlayabilirdi ama bu paraların devlet hazinesi gitmesi bile bu uygulamadaki samimiyet noksanlığını açıkça göstermektedir.

Bizce hükümet biraz da siyasi şova dönük bir kararla fon uygulamasında aceleci olmuş ve sadece iş insanlarını birbirine düşürmemiş, alım gücünün azaldığı bir dönemde halkı biraz daha kendi eliyle sıkıntı içine sokmuştur.

Her zaman iddia ederim, Kıbrıs’ın narenciyesi de, patatesi de, hellimi ve diğer süt ürünlerindeki lezzet de belki biraz duygusal olacak ama başka ülkede yoktur…

Bence hedef bunları korumak için, dışarıdan gelen ürünlere fon uygulamak kolaycılıktan başka bir şey değildir.

Aksine fonları tamamen kaldırıp, bizim kendi ürünlerimizdeki kalite ve ambalaj sorunu ile birlikte, pazarlama sorunları çözüp bunları ihracata yönlendirmek, biraz meşakkatli olsa da en doğru olanıdır.

Umarız ekonomiyi allak bullak eden bu yanlışından bir an önce döner ve işin kola yanını değil zor olanını yeğler…

 

“Dershane sahipleri bayram yapıyor!”

“Dershaneciler çok mutlu, o kadar ki akşam yemede içmedeydiler. Konuştukları tek konu;

“İyi ki Kemal Dürüst gelmiş, yoksa Nazım kimseyi takmıyor bizi liğme liğme edecekti, gerçekten ucuz kurtulduk…”

Bu arada yeni atılımlar için düğmeye basıldı. Bu yıl yeni iki dershane daha kuruluyor. Biri ilkokul biri orta- lise. Lefkoşa’nın güzide okullarındaki 4-5 sınıf öğretmenleri ve TMK, BEAL öğretmenleri görüşmeye bile çağrılmaya başlandı. Kurucuların içinde ünlü bir işadamımızda var finansör olarak bu işe giriyor. Yeni dershane binaları için emlakçılar seferber oldu.
Ankara’da faaliyet gösteren büyük bir dershane ile de know-how anlaşması yapılıyor. Yani ortalık daha da karışacak…”

(Sedat-LEFKOŞA)

 

 

MESAJ KUTUSU

 

Sayın Fuat NAMSOY, yayınlarımızdan dolayı ihalesiz işe biraz ara verdiniz ancak ortalık sakinleşince yeniden başlattığınız gözlemleniyor. 80 bin TL’lik yetkiniz olduğu halde 333 bin TL’lik bir işi nasıl oluyor da ihalesiz veriyorsunuz? Gün gele bunun hesabı sorulmayacak mı sanıyorsunuz?

Sayın Nazım BERATLI, siz istediğiniz kadar sır vermemeye bakın perde gerisinde hangi adaya destek verdiğinizi öğrendik. Partideki değişim için sessiz sedasız Özkan Yorgancıoğlu’nu desteklediğinizi artık bugünden itibaren herkes bilecek. Vatana millete hayırlı olsun…

Sayın Sümer AYGIN, yeni mekanınız hayırlı uğurlu olsun, bol kazançlar dileriz. Ancak yeni dükkanınızın çevresini hiç gecikmeden kaldırımla döşetmeniz bölge sakinlerini çileden çıkardı. Ha keşke önceliği başka bölgelere verseydiniz.

Sayın Ersan SANER, Ercan’daki arpa arazisi konusundaki uyarılarımızı dikkate alıp araştırma başlattığınız için teşekkür ederiz. Telli bölge içine arpa ekimi bazı özel kurumların da öfkelenmesine neden oldu. Umarız böyle laçkalıklar bir daha yaşanmaz…

Sayın Raziye KOCAİSMAİL, ne varsa İngilizlerden var değil mi? 51 bin TL’lik katkı size ilaç gibi gelmiştir. Ha keşke bizim insanımız da onlar kadar sosyal konulara bu kadar duyarlı olabilseler. Ayrıca size de uğraşlarınızdan dolayı tebrikler ve teşekkürler…

Sayın Ahmet KAŞİF, dün saat 16.55’de Mağusa Aşıklar Yolu’nda öyle süratle araba kullanıyordunuz ki görenler direksiyonda sizi görünce telefonlara sarıldı. Yoksa gençlik bayramı nedeniyle gaza mı geldiniz?

Sayın Ahmet ULUBAY, mesajlarımızdan ilham alıp Türk Ajansı Kıbrıs’ın çevre düzenlemesine sponsor olduğunuz için teşekkür ederiz. Perihan hanımı o kadar sevindirdiniz ki çocuklar gibi sevindi.

Sayın Coşkun BUNDAK, görmeyeli sizde büyük gelişmeler olmuş. Yeni Range Rover’ınız hayırlı ve uğurlu olsun. Kazasız sürüşler dileriz. Artık bir resim çektirmek için olsun verirsiniz değil mi?

Sayın Hasan TOPALOĞLU, Ercan’daki arpa tarlası konusunda duyarlığınızdan dolayı size de teşekkür ederiz. Konu hala mercek altında bilginiz olsun.

Sayın Murat GİRGEN, turizmin öncü kuruluşlarından Archway Restoran’ın ikinci şubesini Girne’nin içinde açtığınızı duyduk. Hayırlı olsun diyoruz. Artık bir tane de Lefkoşa’ya şart oldu değil mi?

Sayın Fidan ÇABUK, yayınlarımız konusundaki güzel sözlerinizden dolayı size teşekkür ederiz. Bizim en büyük gücümüz okuyucumuzdur. Sizler duyarlı olup ihbarları bize ilettikçe, biz bunları ibret olsun diye deşifre edeceğiz.

Sayın Doğuş DERYA, eşcinsellerin özgürlükleri konusundaki açıklamalarınızı olgunlukla karşılayabiliriz ama onların cinsiyet değiştirirken ameliyat masraflarının devlet tarafından karşılanması biraz absürt olmadı mı? Aman Ersin bey duymasın kalbine iner sonra…

Sayın Serdar DENKTAŞ; bir partiliniz mail yoluyla İmam Hatip’ler konusunda size kızgınlığını belirtmiş. Parti tabanına danışmadan hassas konularda açıklama yapmamanız isteniyor.

Sayın Çelebi ILIK, sendika başkanı olduktan sonra yaptığınız ilk grevde hükümet jet hızıyla LAÜ’nün sorunlarını çözerek uzlaşma yolunu seçti. Bu başarılı operasyondan dolayı tebrik ederiz.

Sayın Ünal ÜSTEL, Lefkoşa’daki Kumarcılar Hanı acil elden geçirilmeyi bekliyor. Zaten harabeye dönen bina bu yağışlarla tamamen yerle bir olacak ve kültürel bir mirasımız daha heba olacak.

Sayın Hüseyin MÜLAZİM, İskele’nin etkili isimlerinden birisi olarak sonunda siz de kurultaydaki renginizi belli etmişsiniz. Adaylar biraz heyecan yapsın diye birkaç gün açıklamayalım olur mu?

Sayın Sami ÖZUSLU, dizi meraklıları sizin ilanı görünce epey sitem etmişler. Artık bizim siyasi programlardan bıktıklarını ve kendilerini dizile verip içmeden sarhoş olduklarını ifade ediyorlar.

Sayın Şener LEVENT, 10 sene önce bir gecede ansızın beş kuruş vermeden 17 bin dönüm arazi sahibi olan bir emlakçının ismi sizde var mı? Bu sıralar birilerinin gece uykusu diye bir şey kalmadı bilir misiniz?

Sayın Özdal KEREM, herkes yemeden içmeden dolayı göbek büyütürken sizinkinin stersten dolayı hacım yaptığı biraz kurgu filmlere benzemedi mi? Utanmaya gerek yok artık göbeksiz erkeklere balkonsuz ev gözüyle bakıyorlar…

 

 

Günün Fıkrası

 

Duvar

Kudüs’e atanan bir Amerikalı gazeteci, ağlama duvarının önünden gelip geçerken, bir Musevi’nin her gün duvarın önünde diz çöküp dua ettiğini fark etmiş. Haftalarca aynı manzarayı görünce dayanamamış gazeteci. Bu adamla konuşmayı denemiş:
- “Sizi her gün dua ederken görüyorum.” Adam cevaplamış:
- “Evet, sabahları gelir, dünya barışı ve kardeşlik için dua ederim... Öğleden sonraları gelir, yeryüzündeki acıların ortadan kalkması ve bütün insanların refaha kavuşması için dilekte bulunurum...”
- “Ne kadardır sürüyor bu?”
- “Tam 25 yıldır...”
- “Bunca yıl sonra nasıl bir duygu var içinizde?”
- “Duvara konuşuyormuşum gibi bir duygu...”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.