1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Geliyorum diyen sosyal felaket…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Geliyorum diyen sosyal felaket…

A+A-


Tuncay Çağatay Hanımefendi İstanbul’dan telefonla aradı. Merhum Başbakan Mustafa Çağatay’ın eşi...

Şimdilerde orada, sevgili torunlarının yanında. Çağatay Bey’e dair, onu özleyerek ve ona sevgimizle saygımızı seslendirerek duygu yüklü bir sohbet yaptık. Bir ara Tuncay Hanım, “Onun halkına ve ülkesine en büyük armağanlarından biri de Sosyal Sigortalar Kurumu’nu yasallaştırıp yaşama geçirmesidir” dedi.

Tuncay Hanım’la Sosyal Sigortalar Kurumu’nu yasallaştırabilmek adına merhum Mustafa Çağatay’ın Çalışma Bakanıyken verdiği inanılmaz mücadeleyi ve daha sonra Başbakan olunca eserini kökleştirebilmek için özveriyle yaptıklarını bir kez daha anımsadık.

Telefonun ucunda, ta İstanbul’da bulunan Tuncay Hanım’a değil ama, kendi kendime  şunu dedim: “Sosyal Sigortalar’ın içine sürüklendiği açmaz konusunda kim bilir şimdi Mustafa Çağatay’ın ruhu ne kadar rahatsızdır!..”
     *       *      *

Geçmiş mücadele kuşaklarımızın ülkeye kazandırdıkları maddi ve manevi değerleri yeterince koruyup geliştiremiyoruz. Koruyamadığımız o değerlerden biri de, işte en yetkili ağızlardan çöktüğü açıklanan Sosyal Sigortalar Kurumumuz.

Sosyal Sigortalar’ımız, kayıtlı çalışanlardan elde edilen gelirle emeklilerinin maaşlarını dahi ödeyemez durumda…Acil yapısal reformlara ihtiyaç duyduğunun sinyallerini çoktan beridir veriyor… Ne ki, devleti yönetenlerin hala kıllarını kıpırdattıkları yok.

Sosyal Sigortalar’dan da sorumlu bakan olarak göreve geldiği ilk günden bu yana Şerife Ünverdi’den bu kurumun geleceğine ilişkin yüreklere su serpecek girişimler bekleniyor. Ama Sayın Bakanın gündeminde bu konu hiç yokmuş gibi!..

Oysa Sosyal Sigortalar sistemimiz, üzerine yığılan o dayanılmaz borçlar altında tamamen yere serildiğinde enkazın ortasında oluşacak manzarayı düşünmek bile dehşet vericidir. O enkazın içinden bir yanardağın lavları gibi sosyal felaketlerimizin en büyüğü fışkıracak.
    *      *     *

Sosyal Sigortalar’ın böylesi bir trajediyi yaşamakta olması, sadece bugünün yöneticilerinin suçu değildir. 30 yıldan beridir göz göre göre yapılan yanlışlar ve bu yanlışlarda popülist bir tavırla ısrar edilmesi, sosyal felaketi bugünkü boyutlarına getirdi.

Ne ki, “bu sorun geçmişten gelmektedir” yaklaşımıyla bugünün yöneticilerinin sorumluluğu günah keçilerine yüklemeleri kabul edilebilecek bir kolaycılık değildir.

Siyasal sorumluluk makamlarında kimler varsa kucaklarında buldukları sorunları çözmekle yükümlüdürler. Bu konuda topluma güvence vererek göreve gelmediler mi?..

Sosyal Sigortalar fonunun 200 milyon TL’ye yaklaşan bir açığı olduğu ve bu açığın her ay biraz daha büyüdüğü bilinmektedir. Diğer devletsel açıklar gibi, bu açığın kapatılmayacağı Ankara tarafından net biçime yüzümüze söylenmektedir. Bugünkü duruma gelinmesinde Ankara’nın nüfus hareketleri bağlamında dayattığı kararlar yok mu? Bunlar da cesaretle irdelenebilmeli ve Ankara sorumlulukları konusunda ikna edilebilmelidir. Sosyal Sigortalar’ımızın çok iyi bilinen sorunlarını çözmek bağlamında kaybedilen her gün, bu kurumun içine sürüklendiği batağı derinleştirmektedir.
    *       *      *

Merhum Mustafa Çağatay Sosyal Sigortalar’ı kurup yasallaştırmak için yola çıktığında o günlerde bugünkü kadar geniş ve güçlü olmayan sermaye çevrelerini karşısında bulmuştu. İş adamları çalıştırdıklarına prim ödemenin kendilerine büyük külfet getireceğinden yakınıyorlardı. Oysa bugün bakıyorum da, Sosyal Sigortalar’a zamanında muhalefet edip tavır almış olan kimi eski iş adamlarımız şu anda bu kurumdan emeklilik ve menfaat almaktadırlar.

Sosyal güvenlik böyle bir can kurtarıcı işte… O nedenle, kayıt dışı ekonomik yaşama boyut kazandıran kimi iş adamlarımızın olayın bu yönüne de bakmalarını ve kayıt dışılığın ortadan kaldırılabilmesi adına ellerinden geleni yapmalarını dilerim.    

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.