1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Gene alevilik hakkında
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Gene alevilik hakkında

A+A-

Dünkü yazıma, bir itiraz geldi. Yazının tümünü buraya almam, mümkün değil, çok uzun. Ama ifade edilenler, muhatabımın konu hakkında az kafa yormadığının kanıtı. Çok özetleterek, aktarıyorum:

“ Alevi ibadetinin temel taşı, Alevi Cem Töreni'dir (Ayin-i Cem). Alevi Ayin-i Cem'i, evreni doğuran mucizeden (büyük patlama) bu yana, evrenin ve yaratılışın geçirdiği bütün evreleri, zengin söz, müzik, dans ve ritüellerle anlatan olağan dışı bir şölendir. Alevi A-yin-i Cem'i Aleviliğin başyapıtıdır. Bu başyapıt içinde, bir yandan evrenin sırları, semboller ve sır perdeleri içinde sahnelenirken, bir yandan da yaratılış ve insanın halk edilişi ortaya konur. Ayin-i Cem'in anlatımları bir bakıma Aleviliğin tanımını da oluştururlar. Bu yüzden Ayin-i Cem, Alevi tarihinin ve Alevi teolojisinin gerçek mecrasını oturtulmasında en önemli kaynaktır.

Alevi deyişlerinin, nefeslerinin ve ritüellerinin adeta içine sinmiş bu son derece iddialı Alevi söylemini doğrulamak, ilk bakışta pek mümkün görünmese de araştırmalar sonunda anlaşıldı ki, Kadim Dünya'nın en eski yazılı belgeleri olan on iki bin yıllık Naakal ve Meksika Yazıtları, beş bin yıllık Sümer Kil Tabletleri, semavi dinlerin ilk kitabı 3300 yıllık Tevrat ve Hıristiyanlığın. kutsal kitabı İncil, Aleviliğin bu iddialı söylemini doğrulayan bilgiler ile doludur…

Alevilik, yeryüzündeki hemen, hemen bütün inanışları etkilemiş, semavi dinlere de başlangıç oluşturmuş, asıl kaynaktır. Yani "Serçeşmedir"…  Kitaplarda Alevi deyimi, Ali taraftarı, Ali'yi sevenler ve Ali'ye bağlı olmanın bir ifadesi olarak ele alınmış, deyimin Ali kaynaklı olmayabileceği, Ali' den türetiImemiş olabileceği bir ihtimal olarak dahi ele alınmamıştır… “

Oysa;

“Hititler' den günümüze kalan kimi tabletlerin üzerinde, çivi yazısından başka bir yazı kullanılmıştı. Resimli işaretler biçimindeki bu kutsal sembollere "Hiyeroglif' deniyordu. Hiyerogliflerin bir kısım Hitit Dili'nde yazılmış iken bir kısmı Anadolu'da Hititler’Ie birlikte yaşamış ve derin izler bırakmış bir başka Anadolu halkının dilinde yazılmıştı. Hititler bu halka, Luviler diyorlardı. Luviler'in kim oldukları bilinmiyor. Anadolu'ya Asya'dan geldiklerine dair kesin olmayan izler var. Ancak bir şey var ki Anadolu' da halen kullanılan birçok yer adının, onların dilinden geldiğini, Anadolu Türkçe'sinde Luvi dilinden "İö 2000 li yıllardan sonra Hititlerin bıraktığı yazılı ve resimli belgelerin bize tanıttığı Luviler adı verilen halkın, yalnız Anadolu'nun değil insanlığın derin geçmişi ile ilgili önemli gizler taşıdığı günümüzde yeni, yeni ayırt ediliyor.” “Luvi sözcüğü birçok dilde ışık ve ışık kaynağı anlamına gelen sözcüklerin kökünü oluşturmuştur. "Lukka, Hititçe' de ışıldamak karşılığı kullanılıyordu" Latince'de ışık lux, İngilizce'de light, İtalyanca'da lure, İspanyolca'da luz, Almanca'da licht tir. Fransızca' da Iumiere, Hititçe lukka sözcüğünün tam karşılığı olarak ışıldamak anlamını taşımaktadır. Bu kadim sözcük Türkçe'de a ön ekini alarak alev olarak kullanıla gelmiştir… “

“On Altıncı Yüzyıl’ın son çeyreğine kadar, Osmanlı Padişah fermanlarında ve yazışmalarında Aleviler,IŞIK TAİFESİ olarak anılmışlardır.Osmanlı-Safavi çatışmalarında Işık Taifesi (Aleviler) Safaviler’ den yana oldular.Osmanlı’nın savaşı kazanmasıyla Işık Taifesine karşı sürek avı başlatıldı…”

Buyurun bu da bir eleştiri!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.