1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Genel sağlık sigortası…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Genel sağlık sigortası…

A+A-

14 Mart Tıp Bayramı bir kez daha çeşitli etkinliklerle kutlanırken, çözümlenmemiş nice sağlık sorunuyla çalkalanan bir ülke durumundayız… Çözümsüz sağlık sorunlarının temelindeki önemli nedenlerden biri de hâlâ daha genel sağlık sigortasından yoksun olmamız…
   Sağlık, çözümlenmeyen sorunlar yüzünden medyamızın demirbaş konusu durumundadır... Yaz yaz bitmez… Hiç de mutlu şeyler değildir yazılanlar. Biz yazdıkça bize verilen yanıtlar genellikle bütçe darlığına göndermelerle yüklü. 
   Çağımızda sağlık hizmetlerinin pahalı olduğu doğrudur. Devletimizin sağlık hizmetlerine ayırabildiği pay da bu pahalılığı karşılayabilecek düzeyde değil.
   Lütfen hatırlayınız… Ertuğrul Hasipoğlu Sağlık Bakanlığı’na atanır atanmaz, bütçe darlığı yüzünden bakanlığın karşı karşıya bulunduğu ciddi sorunların altını çizdi ve dış hastanelere yapılan sevkler nedeniyle bakanlığın büyük borç altında olduğunu duyurdu. Hasipoğlu bu büyük borcun nasıl kapatılacağını kara kara düşünmeye başladığını duyumsattı.
   Biz de o günlerde bu bağlamdaki görüşlerimizi açıklarken, kara kara düşünmeyi bir yana bırakmasını ve deneyimli bir sağlıkçı olarak genel sağlık sigortasını yaşama geçirebilme adına kolları derhal sıvaması gerektiğini vurgulamıştık...   
   Bilincinde olduğumuz sorunlarımızın çok iyi bilinen çözümlerini bir türlü uygulamaya koyamayan toplum geleneğini aşabilmek için farklı ve cesaretli bir adım atmak, Hasipoğlu gibi deneyimli bir devlet adamından beklenendi...
   O yayınlarımızdan sonra Hasipoğlu bir açıklama daha yapmış ve 2013’ün Genel Sağlık Sigortası’nın yaşama geçirileceği yıl olacağının güvencesini vermişti. O güvence ne durumda? 2013’ün Mart ayının yarısını aştık. Zaman hızla akıyor. Birkaç ay sonra Cumhuriyet Meclisi tatile girecek… Tatilden sonra bir rehavet dönemi ve uzun süreli bütçe görüşmeleri. O nedenle 2013 de, Genel Sağlık Sigortası konusunda yitirilmiş bir yıldır.
     *      *      * 
   Geçmişte kimi yetkililer genel sağlık sigortası uygulamasını gerçekleştirebilmek için radikal kararlar almak gerektiğini söylediler.
   Neden “radikal” gözüyle bakılır buna?.. Genel sağlık sigortasının yürürlüğe girmesi kimilerinin kazancına halel mi getirecek?..  Bu mudur radikal olan?..
   Kaygı buysa eğer, pek de erdemli bir düşünce tarzıyla karşı karşıya değiliz…
   Birilerinin kazancına halel gelmesin diye bütün bir toplum ve o toplumun gelecek nesilleri sağlıkta risk altında tutulamaz…     
   Sağlık Bakanlığı yetkililerinin geçmişteki bir açıklaması hâlâ hatırımdadır. Devletin sağlık hizmetlerinden sembolik ücretler alınması halinde bile ayda 50 bin TL toplanabileceğini açıklamışlardı. Bu tespitin bize ilham vermesi gerekir…
   Düşünün, sadece hastanelerden geçenlerimizden toplanan küçük paralarla böyle bir birikim oluşabiliyorsa, çalışanların ve geliri olanların aylık kazancından kesilecek minicik bir sağlık sigortası primi kısa sürede nasıl bir kaynak oluşturur…
   En azından 60 bin çalışanı ve emeklisi yok mu bu ülkenin?..  Her birinden 5 TL prim kesilse ayda 300 bin TL eder… 300 bini 12’yle çarpınız. Bir yılda oluşan büyük bir kaynak. 
   Yani diyeceğim o ki, milyarlık bir kaynakla genel sağlık sigortasının güçlü temeli atılır… Böylesi bir projeye Türkiye’den ve hatta AB’den de destek almamız mümkündür. 
     *       *       *
   Genel sağlık sigortasının gerçekleşmesi adına mücadele vermesi gereken kurumların başında özel hastaneler ve klinikler gelir. Çünkü devletin ülkemizdeki özel sağlık kurumlarından almaya başladığı hizmetlerin boyutu da, borcu da giderek büyümektedir. 
   Hasipoğlu’nun kamuoyuyla paylaşma ihtiyacını duyduğu o hasta sevkleri yüzünden biriken büyük borçlar, özel sektörün yerel hastanelerini de mağdur duruma getirdi.
   Türkiye’deki ve İngiltere’deki sağlık kurumlarına takılan borçlar, şimdi de yerel kurumlarımıza takılmaya başlandı. Aynı filmi yaşamaya gücü var mı bizim naif kurumlarımızın? Kesinlikle yoktur…
   Öyleyse tek çare, genel sağlık sigortasının güvenilir çatısı altında, umut bağladığımız özel sağlık kurumlarımızı da güvence altına almaktır.
   Hasipoğlu’nun bu projeyi başarması halinde adını sağlık tarihimize altın harflerle yazdıracağına bir kez daha vurgu yapmak isterim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.